X

İyi hissetmek için değil, doymak için yemek: Duygusal yeme bozukluğundan kurtulmak için 5 öneri

Yemek yemek neden bir rahatlama yöntemi olarak tercih ediliyor? Beynin doyma merkezinin bulunduğu hipotalamus bölgesi, aynı zamanda zihnin ve bedenin hormonlar aracılığıyla iletişim kurduğu yerdir. Bu hormonların (serotonin, dopamin, noradrenalin gibi) seviyelerindeki farklılıklar, farklı duygulara ve farklı yiyeceklere yönelmemize yol açabiliyor.

Fiziksel açlık ve duygusal açlık arasındaki fark aslında hissedilen duygudur; duygusal yemede kişi aç olmadığı halde duygularını (yalnızlık, mutsuzluk, umutsuzluk gibi olumsuz duyguları) düzenlemek amacıyla beslenmeye yönelir. Duygusal yemenin sonrasında suçluluk, utanç ve pişmanlık gibi olumsuz duygular eşlik edebilir. ”Yiyorum çünkü mutsuzum”, ”Mutsuzum çünkü yiyorum” döngüsünde kişi kendini kısa süreliğine iyi hissetse de, sonrasında yine olumsuz duygular geri gelecektir. Yaşanılan durumun ve duyguların farkında olunmadığı, bu duruma işlevsel çözümler üretilmediği sürece kısırdöngü devam edecektir.

Duygusal yemenin nedenleri; kişinin baş etme mekanizmalarının yetersiz olması (olumsuz bir olay karşısında daha iyi yapacak bir şeyin olmaması, kendini rahatlatma yöntemi olarak yeme davranışına yönelmek), gıda yoksunluğu (katı diyetler uygulamak), öğrenilmiş davranışlar (aile yapılarında olumsuz model olan ebeveynler) gibi birçok sebebi olabilir.

Duygusal yeme, özellikle kaygı, stres, öfke gibi duyguların yoğun hissedildiği dönemlerde ve en çok yalnızken görülür. Yoğun kaygının, depresyonun, yetersizlik hissinin, düşük özgüvenin, düşük benlik saygısının duygusal yeme davranışını artırdığı görülmektedir.

Duygusal yeme ile nasıl baş edilir?

  • Davranış değiştirebilmenin ilk koşulu farkında olmaktır. Eğer yaşadığınız duygularla baş etmekte zorlanıyorsanız, buna bağlı olarak yeme davranışınızın arttığını gözlemlediyseniz, öncelikle bu yeme davranışınızı başlatan, sürdüren ve artmasına sebep olan durumları tanımlamalı ve farkında olmalısınız.
  • ”Yeme davranışına yönelimim hangi durumlarda tetikleniyor?” ”Hangi duyguları hissettiğimde, duygusal yeme ihtiyacım artıyor?”
  • Kendini izleme; yani ”ne, nerede, ne zaman” sorularına cevaplar bulabilir ve not alabilirsiniz.
  • Duygusal yemenin tetiklendiği anları belirledikten sonra işlevsel baş etme yolları geliştirebilirsiniz. ”Bu anlar ile karşı karşıya kaldığımda, yerine daha sağlıklı ne koyabilirim?
  • Farkındalıkla yeme (mindful eating) yöntemini benimsemek, yani yeme deneyimine odaklanmak. 

Duygusal yemede; zihnimiz meşgulken çoğu zaman yeme davranışı otomatik pilottadır. Yani kişi yemek yerken çok sevdiği bir yemek dahi olsa birkaç lokmadan sonra aldığı tadın farkında bile olmadan yemeği ağzına tıkıştırır hale gelir. Zihniniz başka bir şeyle meşgulken, yemek doyma hissi getirmez. Halbuki, davranış değişikliğinde öncelik farkında olmaktır.

Yemek yerken birçok duyumuzu kullanırız: Tat, koku, görüntü, yerken hissettiğimiz besinlerin dokusu da bunlara dahildir. Farkındalıkla yeme yöntemi; yemeğin kokusuna, içeriğine ve rengine odaklanmaktır. Bu yöntem, çiğneme hızını azaltır ve yeme süresini uzatır.

Farkındalıkla yeme için bazı öneriler

  • Yemek sırasında yemeğe odaklanmanızı engelleyecek durumları azaltmaya çalışın. Televizyon, tablet, telefon gibi dikkatinizi dağıtacak materyalleri yemek masasından uzaklaştırmak, odaklanmanızı kolaylaştıracaktır.
  • Duygusal yemede; dürtüsel ve dikkatsizce yeme söz konusudur, kendinizi mutfakta ayaktayken, dolabın önünde bir şeyler yerken bulabilirsiniz. Yeme deneyimini bilinçli yapmak için, kendinize rutinler belirleyebilirsiniz. Yemek masasında oturup yemek, daha keyifli hale getirebileceğiniz görsel düzenlemeler yapmak gibi.
  • Acele etmemek ve yeme hızını düşürmek önemlidir, yavaşlayın. Eğer kendinizi yavaşlatmakta zorlanıyorsanız, kullanmadığınız elinizi kullanarak yemeyi deneyebilirsiniz.

Süreci yönetmek elbette kolay olmayacaktır fakat mümkündür. Duygusal yemeyi tetikleyen sorunlarınızın kökenini keşfetmek ve çözüm yollarının doğru bir şekilde uygulamak için psikolojik destek almak uygun olacaktır.

İlginizi çekebilir: Stresin yarattığı kısır döngüyü nasıl kırabilirsiniz?

Sibel Şen: İstanbul Bilim Üniversitesi'nde Psikoloji lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Akademik eğitimlerinin yanı sıra psikoloji alanının hayat boyu bir öğrenme ve gelişim süreci olduğu düşüncesiyle hareket ederek eğitim, konferans ve seminerleri takip etmekte, katılım sağlamaktadır. Şu anda anlaşmalı olduğu ofislerde çocuk ve yetişkinler üzerine bireysel psikoterapi hizmeti ve danışmanlık vermekte, çocuklarda oyun terapisi, yetişkinlerde ise bilişsel davranışçı terapi ve şema terapi ekollerini kullanmaktadır. Mail: psksibelsen@gmail.com ulaşabilirsiniz.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale