X

İyi beslenme trendleriyle tanış, “Kendin İçin İyi Bir Şey Yap”

Yıllar geçtikçe yaşam tarzlarıyla birlikte insanların beslenme alışkanlıkları da paralel olarak değişmeye başladı. Son yıllardaki alışkanlıkları gözlemlediğimizdeyse iyi yaşam ve iyi beslenme trendinin benimsendiği ve yükselişe geçtiği görülüyor. Yapılan araştırmalar her yaştan insanın rafine ürünlerle arasına mesafe koyarak iyi beslenmelerini sağlayacak yiyeceklere yöneldiğini gösteriyor. Tüketilen taze meyve ve sebzelerin yanı sıra iyi beslenmenin en önemli oyuncularından biri olarak karşımıza kuruyemişler çıkıyor. Özellikle son dönemde, çiğ kuruyemişler ve kuru meyveler, beslenme planlarının vazgeçilmezlerinden olmayı başarıyor. 

Çiğ kuruyemişlerle sağlıklı ara öğünler tüketin

Diyet yapan ya da kilosunu korumak isteyenler için ara öğünlerin büyük bir önemi bulunuyor. Uzun süre aç kalıp ana yemeklerde gereğinden fazla yemek tüketmek hem sağlık için bir tehdit oluştururken hem de hızlı kilo almaya sebep oluyor. Bu yüzden ana öğünlerin haricinde yapılması gereken ara öğünler iştahınızı keserek kilo vermenize yardımcı oluyor. Çiğ kuruyemiş ve kuru meyve tüketiminin faydaları ile ilgili bilgi veren Beslenme Uzmanı Ferin Batman, “Beslenmede önemli olan dengede kalmak. Bunun için beslenme programınızı kendiniz planlamalı, direksiyona siz geçmelisiniz. Kısa dönemli çözümler yerine sürdürülebilir bir beslenme programı uygulamak gerekli. Maksimum 4-5 saat aralıklarla beslenmek çok önemli. Düzenli aralıklarla yemek yemek, hem kan şekerinizi düzenler, hem kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar, hem de kilo kaybını destekler ve kilo almanıza engel olur. Seyahatte, toplantıda, işte, okulda yanınıza alabileceğiniz proteinden zengin atıştırmalıklar sizi gün boyu zinde tutacaktır. Çiğ kuruyemişler ve kuru meyveler en sağlıklı ara öğün alternatifleri arasında yer alıyor” diyerek ara öğünde çiğ kuruyemiş tüketmenin önemini vurguluyor.

Kuruyemişler en çok ara öğünlerde tüketiliyor

Tadım tarafından, çiğ kuruyemiş ve kuru meyve tüketimi üzerine gerçekleştirilen araştırma, tüketicilerin yüzde 84’ünün kuruyemişleri ara öğün olarak tükettiğini ortaya koyuyor. Ara öğün olarak tüketim çoğunlukla akşam üzeri, akşam yemeğinden hemen sonra ya da gece geç saatte tercih ediliyor. Ayrıca tüketicilerin çiğ kuruyemiş ve kuru meyveleri en çok TV izlerken, internette gezinirken ve sohbet esnasında tükettikleri araştırma bulguları arasında. Tüketim genellikle tek başına yapılıyor, bunu aile üyeleriyle birlikte tüketim takip ediyor.

Tadım’ın çiğ kuruyemiş ve kuru meyve ailesinde, sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirmiş tüketiciler için çiğ fındık içi, çiğ kaju fıstığı, çiğ badem içi, çiğ ceviz içi, çiğ karışık kuruyemiş, kuru kayısı, güneşte kurutulmuş kayısı, sultaniye kuru üzüm ve kuru erik bulunuyor.

Hayat felsefesini sadelik ve sağlıklı beslenme üzerine kuran kişiler için de doğallığıyla kendisine çekmeyi başaran çiğ kuruyemişler; spor ya da yoga yapanların da imdadına yetişiyor.

Çetin Çetintaş ile meditasyon ve sağlık dolu yolculuk

Tadım’ın “Kendin İçin İyi Bir Şey Yap” temasından yola çıkarak düzenlediği etkinliğe Beslenme Uzmanı Ferin Batman’ın yanı sıra Yoga Eğitmeni ve Yazar Çetin Çetintaş da katıldı. Batman’ın verdiği sağlıklı beslenme tüyolarından sonra Çetin Çetintaş öncelikle motivasyon konuşmasını yaptı ve ardından tüm katılımcıların dahil olduğu bir yoga-meditasyon workshopu gerçekleştirdi.

Yükselen müziğin sesiyle birlikte Çetin Çetintaş konuşmasını yapmaya başladı ve yönlendirmeleriyle tüm salonu meditasyon yapmaya davet etti. Çetintaş, “İnsanların omuzlarındaki yükleri” vurgularken meditasyon sayesinde katılımcıların bu yüklerden kurtulmaları için çeşitli hareketlerle meditasyonu destekledi.  

Meditasyondan sonra Çetin Çetintaş’ın liderliğinde büyük bir yoga organizasyonu yapıldı. Birçok yaştan insanın katılımıyla salonda hep birlikte yoga yapıldı.

“Kendin İçin İyi Bir Şey Yap”, tüm katılımcılarını iyi beslenmeleri, iyi yaşamaları ve kendilerine iyi bakmaya başlamaları için motive eden çok keyifli bir etkinlikti. Siz de kendiniz için iyi bir şeyler yapmak istiyorsanız, Tadım’ın “Kendine İyi Bak” hareketine katılın ve daha iyi beslenmek için Tadım Çiğ Ürünler ile hemen tanışın.

 

Bu içerik Tadım katkılarıyla hazırlanmıştır. 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale