X

İstenmeyen durumlarda yaşanan cinsel uyarılmanın bilimsel açıklaması

Cinsel uyarılma, her ne kadar partnerinizle yaşayacağınız cinselliği kolay kılmaya yarasa da, istenmeyen durumlarda ya da beklenmedik anlarda yaşandığında büyük bir sorun olabiliyor. Seksin istenmediği, hatta bundan kaçınıldığı zamanlarda dahi genital uyarılma belirtilerinin yaşanması, bireyleri zor durumda bırakabiliyor. Ve bu bahsettiğimiz durum, özellikle rızasız cinsel ilişki, yani taciz ve tecavüz durumları için geçerliliğini koruyor.

Uyarılmanın kaynağı beynimiz

Peki istemediğimiz halde neden zaman zaman genital uyarılma belirtileri yaşıyoruz? Cinsellik eğitimleri veren Emily Nagoski’ye göre bu sorunun yanıtı beynimizde. Beyinde “ödül merkezi” olarak adlandırılan bölüm, birbirine bağlı fakat ayrılabilir üç farklı sistemden oluşuyor. Nagoski bu üç bölümü hoşlanma, isteme ve öğrenme olarak adlandırıyor. İstenmeyen anlarda yaşanan genetik uyarılma ise, Nagoski’nin deyimiyle söz konusu üç bölümün arasındaki ilişki eksikliğinden kaynaklanıyor.

Son yıllarda yapılan araştırmalar, seksle alakalı etkenlerde genital kan akışının arttığını gösteriyor. Üstelik bu artış hoşlanma ve isteme deneyimlerinin olmadığı durumlarda da geçerli. Bu konuyu biraz daha iyi anlamak için, beynin ödül sistemindeki öğrenme bölümünü Pavlov’un köpeği deneyiyle açıklayabiliriz. Yaygın bilinen deneyde bilim insanı Pavlov, köpeğine yiyecek vermeden önce bir zili çalıyor ve bunu her seferinde tekrarlıyor. Ve bir noktadan sonra, köpeğin yiyecek olmasa bile zili duyduğunda salyalarının akmaya başladığını gözlemliyor. Beynin öğrenme bölümü de, tıpkı bu deneydeki gibi işliyor. Sonuç olarak seksle alakalı, seksi çağrıştıran herhangi bir uyaranla karşılaşıldığında, bunu isteyip istemememiz ya da bundan hoşlanıp hoşlanmamamız önemli olmaksızın genital uyarılma yaşayabiliyoruz. Nagoski bunu ‘uyarılma uyumsuzluğu’ olarak adlandırıyor.

İlginizi çekebilir: Cinsellikle ilgili doğru bilinen yanlışlar

Genital uyarılma cinsel arzudan bağımsız olabilir

Bu noktada partneriyle cinsel birliktelik yaşamak isteyen kişilerin aklına başka bir soru gelebilir: ”Partnerimin ne istediğini ve sevdiğini nasıl bileceğim?” Geçtiğimiz dönemlerde Hollywood’da ortaya çıkan taciz skandalları üzerine başlatılan MeToo akımı sırasında, kendisine en çok sorulan sorunun bu olduğunu belirten Nagoski, buna verilen sözlü yanıtların tek dikkate alınması gereken şey olduğunu ifade ediyor. Buna göre; partneriniz ‘hayır’ dediğinde, bunun tek bir anlamı vardır: Hayır. Olumsuz yanıt veren, o sırada seksi istemediğini söyleyen partnerin genital uyarılma yaşıyor olması, aslında cinselliği istediğini değil, uyarılma uyumsuzluğunu yaşıyor olduğunu gösterir.

Pek çok çift, uyarılma uyumsuzluğu nedeniyle sorun yaşıyor ve partnerlerin cinsel birlikteliği istemedikleri halde manipüle edilmeleri söz konusu olabiliyor. Ancak, genital uyarılmanın cinsel arzudan bağımsız gerçekleştiğini bilip buna göre davranmak, çiftlerin psikolojik ya da cinsel şiddetten uzak sağlıklı bir cinsel hayat yaşamalarını sağlayabilir.

Emily Nagoski’den uyarılma uyumsuzluğu ile ilgili daha fazlasını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

 

İlginizi çekebilir: Aşk hormonu oksitoksin hakkında bilmeniz gereken 11 ilginç bilgi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale