X

İşten ayrılma sürecinde izlenmesi gereken ideal prosedür ve çalışan memnuniyetinin önemi

Günümüzde çıkış görüşmeleri çoğu kurumda direkt olarak insan kaynakları departmanı tarafından yapılıyor. Peki, firma bir çalışanını çıkarmak istiyorsa yetkililer nasıl bir yol izlemeli?

Bir telefon geliyor ve çalışan İK departmanına davet ediliyor. Gittiğinde hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşıyor; işten çıkarıldığını öğreniyor. O gün hiç bir şeyden habersiz ve keyifli olarak geldiği iş yerinde, ani bir şok geçiriyor. Personelin çıkış kararını İK almadığı için, hiç bir şey bilmeden sadece tebliğ ediyor. Böylece çalışanla şirket politikası arasında yaşanan bu olumsuz durumun bir parçası oluyor. Hal böyle olunca da kimi İK yetkilisi çalışanla birlikte şirket politikasını eleştiriyor, kimi cevap veremiyor, kimi yanlış bile olsa amaçsızca işletmesini savunuyor, kimi de kendi üzerine yıkılan bu yanlış stratejiyi şirketin ve çalışanın en iyi olacağı şekilde yürütmeye çalışıyor. İşten çıkarılan çalışan ise emek verdiği şirkete karşı olumsuz duygular besliyor ve her yerde şirketi eleştiriyor.

İdeal işten çıkarma süreci

Öncelikle bu süreçte rol alacak en önemli kişi bölüm yetkilisi/yöneticisi, çalışanın amiridir. İşten çıkan kişi kendisine en yakın olarak departman yetkilisini gördüğü için bu haberi kendisinden duymak ister. Böylece daha sıcak geçen bir görüşmeyle bu durumu çabuk sindirebilir ve kafasında oluşan soru işaretlerini giderebilir.

Nasıl bir görüşme yapmalısınız?

-Yönetici olarak bu görüşmeyi önceden planlamalı ve mutlaka çalışanla baş başa yapmalısınız.

-İşten çıkaracağınız çalışanla yapacağınız görüşmeyi asla alakasız sohbetlerle başlamamalısınız. Bu, kişiyi oyalar gibi yapmaktan, ruh haliyle oynamaktan öteye geçecek bir davranış olmayacaktır. Konuya direk girerek, gerçekçi olarak çıkış tebliğini yapmalısınız.

-Görüşmenizde bireysel davranışlarda ve kişisel yorumlarda bulunmamalısınız. ‘’Yönetim bu kararı aldı ama bence…’’ diye başlayan yorumlarda asla bulunmayın.

-Çıkan personelin duygularına önem vermelisiniz. İçinde bulunduğu ruh halini anlayarak, anlayışlı davranmalı ve bunu çalışana hissettirmelisiniz.

-Ses tonunuzu ayarlamalı ve yükseltmeyerek ya da alçaltmayarak soğukkanlı bir şekilde konuşmanızı tamamlamalısınız.

-Çıkan personelin vereceği anlık tepkilere hazırlıklı olmalı ve duygularınızı kontrol altında tutmalısınız.

-Çalışanın çıkarken bile kendisini “kurumun bir parçası” olarak hissettirmelisiniz. Haklarını vererek emeğine saygı duyduğunuzu göstermelisiniz.

-Güzel sözler söyleyerek  teşekkür etmelisiniz ve asla nezaketi elden bırakmamalısınız.

-Bu süreci güzel bir şekilde atlatmak için, çıkan çalışandan da destek isteyebilirsiniz. Aynı zamanda bu sürecin atlatılma şeklinin profesyonelliğinden ve mesleki geleceği için önemli olacağından bahsedebilirsiniz.

-Belirlediğiniz sürede çıkış görüşmenizi sonlandırmalısınız. (Önerilen süre 15 dakikadır.)

İşte bundan sonra İK yetkilisinin süreci aynı profesyonellikle yapması ve tamamlaması gereklidir.

Çalışanlar bir şirketin başarısının ya da başarısızlığının en somut şahitleridir. Bu yüzden onların yapacağı iyi yada kötü reklamın ciddi oranda önemi vardır. Doğru yapılacak çıkış görüşmeleri de doğru reklam için bir adımdır.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Saygı Günenç: Bir işletmenin en önemli kaynağı "insan" dır. Uzun yıllar yöneticilik yaptıktan sonra , insanların mutluluklarını, hüzünlerini, heyecanlarını, başarılarını paylaşabilmenin güzelliğiyle, vizyonumu bu kaynağa daha yakın bir meslekte oluşturdum. "Bu dünyadan aldığının karşılığını yerine koymak her insanın zorunluluğudur." der Albert Einstein. Bu felsefeyle hareket ediyor, yazılarımla bir nebze insanların ruhlarına dokunmaya çalışıyorum. Mesleğimi seviyorum, çünkü insanları seviyorum. Tarihi yerleri gezmeyi, büyüleyici doğayı izlemeyi, denizi çok seviyorum. Binicilik, kayak, su sporlarını yapmaktan mutlu oluyorum. Okumaktan keyif alıyor, bu farklı kapıları açan dünyada uzun süre vakit geçiriyorum. Gözümün nuru blogumda emek harcamanın keyfini çıkarıyor ve paylaşmanın ayrıcalığını yaşıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale