X

İşinde “Kapana kısılmış” mı hissediyorsun? İçindeki Gücü Uyandır!

“Aynaya her gün baktım ve kendime sordum: Eğer bugün yaşamımın son günü olsaydı, bugün yapmak üzere olduğum şeyi mi yapardım? Ve birbirini takip eden günlerde bu soruya peş peşe “Hayır” cevabı vermeye başladığımda, bilirdim: Bir şeyler değişmeli!”- Steve Jobs

Biliyor musun… Senin bu yaşama gelmenin büyük bir amacı var, sadece senin aracılığın ile bütüne katkı sağlayabilecek bir amaç. Yoksa sen bu amacı bilmeden her gün sevmediğin bir işe mi uyanıyorsun? Hatta belki de uyanmak bile istemiyorsun… Kapana kısılmış çaresiz hissediyorsun…

Ne hissettiğini çok iyi biliyorum çünkü ben de oradaydım! Hatta bir çoğumuz da… Yaşamsal ihtiyaçların nedeniyle kendini bir kapana kapatılmış hapsediyorsun. Uzun süre bu kapanın içinde dönüp durduğunda, bu kapanı inşa edenin de, içinde bulunmayı seçenin de sen olduğunu unutarak yaşamındaki her şeye kızmaya başlıyorsun. Özgürce yaşayanları kıskanıyor, “ama ben yapamam çünkü…” bahanelerini ardı ardına sıralıyorsun. Güvende hissetmek için her ay sonu gelecek maaş için saatlerini takas ediyorsun.

Oysaki gerçek bu değil. İçinde büyük bir güç var; imkansızı imkan-siz’e dönüştüren! Her sabah uyandığında yaşamın damarlarında dolaştığını hissetmiyorsan değişim vakti gelmiş demektir: Ya kendini ya da içinde bulunduğun koşulları değiştir!

Üniversite yıllarında kişisel gelişim üzerine okunabilecek tüm Türkçe kitapları hatmettikten sonra, o dönemde hem prestij hem de yenilikçilik adına İzmir’de çalışabileceğim en iyi şirketten ayrılıp çocukluk hayalim olan Kaliforniya’ya gitmeye karar verdim. Yazdığım kadar kolay değildi bu karar. Zihnim, kalbimin sesini sürekli bastırmaya çalışıyordu, sadece zihnim değil ailemde bu değişimden hiç memnun değildi. Çünkü konfor alanımızın dışına doğru bir adım atmıştım. İlerleyen yıllarda Anthony Robbins’in 4 günlük ¨İçindeki Gücü Uyandır¨ etkinliğinde duyacaktım bunu: Meğer yaşam konfor alanının dışında başlıyormuş!

Heyecanlı bir serüven başlamıştı ama henüz keyfine varamıyordum, konfor alanımın dışına adım atmış olsam da eski düşüncelerim, sorularım beni takip ediyordu:

– Nasıl geçineceksin?

– Nerede yaşayacaksın?

– Ne iş yapacaksın?

– Psikoloji eğitimin için nasıl zaman ve para bulacaksın?

– Oysaki işin, evin, araban, yazlığın, tatillerin, ailen, arkadaşların harika bir hayatın vardı, neyin peşindesin?

Evet, kendimi güvende hissetmeye, kalacak bir yere, yaşamsal giderlerimi karşılayacak bir gelire, almak istediğim eğitimler için zamana ihtiyacım vardı. Hepimizin var ve ben sevdiğim işi yaparak bunu kazanmak istiyordum, hatta iş bile değil yaşam misyonumu gerçekleştirerek. Sahilde denizi izlerken telefon ve internetin olduğu her yerden işimi yapabilmek.

Belki zihnin seninle oynamaya başladı bile, hadi canım oradan bu mümkün mü? Evet mümkün! Yeter ki iste; planla, harekete geç, inan ve sabırlı ol. Cesaret, aslında ne kadar risk alabildiğindir. Güvenlik ihtiyacını bir kenara bırakıp, kalbinin peşinden gidebilmek cesarettir.

Eğer işinde kapana kısılmış hissediyorsan; para kazanmayı, kalbinin sesini dinlemekten daha önemli bir yere koymuşsun demektir. Ve bir şekilde bilinçaltında bir yerlerde şayet kalbinin sesini dinleyip yaşamaya başlarsan, para kazanamayacağın, evrenin seni bu doğrultuda desteklemeyeceğine dair kısıtlayıcı bir inancın var demektir. Tüm bunları yaparken senin yapmak istediklerini yapmış birinden destek almak, onu modellemek sana güç ve zaman kazandıracak, dönüşüm getirecektir.

İstediğim bir hayalim var ama nasıl yapabileceğimi bilmiyorum ve bu da adım atmama engel oluyor diyorsan yaz bana, mutluluk yolunda içindeki güce bağlanıp, beraberce hayallerine doğru yürüyelim. yeliz@yelizruzgar.com / yeliz@powercoaching.us

Muse Yeliz Rüzgar: İzmir doğumlu ve uluslararası tanınırlığı olan Yeliz Rüzgar, Bütünsel Yaşam Koçu ve Enerji terapistidir. Yurt dışı ve yurt içinde ortağı olduğu koçluk ve danışmanlık şirketleri aracılığıyla bireysel olduğu kadar kurumlara da inovasyon, yeni ürünlerin Türkiye' ye ithalatı, motivasyon, satış arttırma, iş-özel yaşam dengesi üzerine danışmanlık vermektedir. 2005 yılından beri Anthony Robbins eğitimlerine katılımının ardından tüm etkinliklerinde gönüllü asistanlık yapmış, Los Angeles ve Türkiye'de "Power Groups" oluşumlarını yönetmiş bir Anthony Robbins lideridir. Yeliz, 13 yaşında ilk ilgi duymaya başladığı bilim ve ruhsal alanların birleştiği konular üzerine, Dünya çapında tanınan Dr. Bernie Siegel, Dr. Bruce Lipton, Dr. David Katz, EFT tekniğini bulan Dr. Craig, NLP tekniğinin kurucu Dr. Richard Bandler, NLP ‘de ‘Time Line – Zaman Çizgisi’ tekniğinin yaratıcısı Tad James gibi isimler ile birlikte kongre ve festivallerde konuk konuşmacı olmuş, ‘Holistik Yaşam’ ile ilgili sunumlar yapmıştır. Halen Sedona Üniversitesinde bu alanda doktora çalışmalarına devam etmektedir. Yeliz, UCLA ve North Carolina Üniversitelerinde psikolojik araştırmalarda da kullanılan AuraVS isimli bio-feedback aracılığı ile yaptığı seanslar ile Dünya çapında binlerce kişinin yaşamlarını dönüştürmeleri, ilişkilerini geliştirmeleri ve yaşam amaçlarına bağlanmalarına yardım etti. Yeliz Los Angeles ve İstanbul ‘da yaşamaktadır. Hayat mottosu: ¨İmkansız diye bir şey yoktur, İste, planla, harekete geç, inan ve sabırlı ol.¨

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale