X

İş yerinde mutlu olmak elinizde: 5 adımda ofiste mutluluğu yakalayın

Bütünsel Beslenme ve Sağlık Koçu olarak danışanlarımla kariyerleri ve iş yaşamlarıyla da ilgili çok sık çalışıyorum. Ne de olsa hepimiz iş yerlerimizde çok uzun zaman geçiriyoruz. Bu nedenle işimizin sağlığımızı etkilememesi mümkün değil. İşinizi çok sevebilirsiniz, sabahları keyifle işinize koşturabilirsiniz; ama bütün bunlar ara sıra iş yerinizde kötü günler yaşamanızı engellemeyebilir. Size böyle kötü günlere hazırlıksız yakalanmamanız ve her koşulda verimli çalışabilmeniz için beş ipucu sunuyorum.

Hatalarınızı kabullenin

Suçluluk duygusunu ve bir hatanın sebep olabileceği endişeyi azaltmanın en etkili yolları bunlarla yüzleşmektir. Korktuğunuz şey büyük olasılıkla yaptığınız hatanın ortaya çıkmasıdır. O halde siz de bu durumla kendi yöntemlerinizle başa çıkın; durumu kendi açınızdan anlatın. Bu, tabii ki, koridorda gördüğünüz ilk iş arkadaşınızı durdurup işe başladığınızdan beri yaptığınız yanlışları itiraf etmeniz anlamına gelmiyor. Ayrıca, bozduklarınızı onarmak için bir plan yapın; sadece kendinizi iyi hissetmekle kalmayacak, bu cesur eyleminizin insanların gözünde size ne kadar çok güvenilirlik kazandırdığını görünce çok şaşıracaksınız.

İyi tarafından bakın

Basmakalıp olabilir ama doğru. Bu öğüdün halen güncel olmasının sebebi doğru olması. İnsan doğası, problem çözmeye meyillidir; yolunda gitmeyenler üzerine odaklanır ve çözmeye çalışırız. Bazen iyi giden şeyleri görmek için bu sürekli problem çözme halinden sıyrılmamız gerekir. İşlerin daha kötü gidemeyeceğini düşündüğünüz zamanlarda, bir kağıt ve kalem alarak yaşamınızda iyi giden on şey yazın. On tane bulmadan bırakmayın! Beş taneden sonra bile düşüncelerinizde bir değişiklik fark edeceksiniz; bu da moralinizi ve gücünüzü günün sonuna -ya da en azından toplantı bitene kadar- yukarıda tutacaktır.

Dedikodudan vazgeçin

Bu biraz zor olacak ama karşılığını fazlasıyla alacaksınız. Dedikodu yaptığınız zaman, karşınızdaki kişiye, o etrafta olmadığında, onun hakkında da böyle konuştuğunuzu ifade etmiş oluyorsunuz. Bu da sizin gerçekten güvenilmez biri olarak algılanmanıza neden olur. Dedikodu sohbet etmenin en tembel ve kolay yoludur. Bu tembelliği yapmak yerine öğle yemeği masasında ilginç sohbetler açmaya çalışın; gerekirse oraya varmadan önce kafanızda hazır birkaç konu düşünün.

Ya başkaları dedikodu yaparsa? Yargıda bulunarak tepki vermeyin. Sadece konuşanın inanışlarına odaklanın veya konuyu ustalıkla değiştirin.

Giyiminize özen gösterin

Bu iş hayatının değişmez kurallarından biridir; giyim tarzınız iş yerindeki imajınıza dair çok şey belirler. İşe giderken sizi derbeder, boşvermiş veya çok yorgun gösteren şeyler giymeniz, o günün kötü geçmesine büyük bir katkıda bulunacaktır. İçinde bulunduğumuz kıyafet kendimizi iyi ya da kötü hissetmemizi belirleyebilir. Kendinizi içinde başarılı hissetmediğiniz kıyafetlerden hemen bugün kurtulun. Aslında daha minimalist ve kapsül bir gardrop size yetebilir. Her gün yeni bir şeyler giyiyor gibi görünmek yerine; size çok yakışanları küpe, şal veya kravat gibi küçük değişikliklerle daha sık giymeyi deneyin.

İş yeriniz bir ilkokul gibidir

İş yerinin yetişkinler için bir okuldan farklı olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Yeni işe başlamış çocuk, korkak kedi ve sınıf birincisi de var. Gününüzü iyileştirmek için; iş yerinizdeki bu “çocukları” fark edin. Yeni gelmiş çocuk ve korkak kedi türünden olanlara yardımcı olmak size kendinizi iyi hissettirecektir. Okul birincisi ise kariyer basamaklarını hızla tırmanan birisidir ve ondan çok şey öğrenebilirsiniz. (Özellikle de sizin merdiveniniz yanlış duvara dayalıysa.) Bir sonraki öğle yemeğini bu üçünden biriyle yemeye çalışın. Bu cesaret ve nezaket eylemlerinin size geri dönüşü size kendinizi iyi hissettirecektir.

Güncel paylaşımlarım ve yeni günlük bilgiler için Instagram hesabıma bakabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Pozitif bir yaşam için 10 öneri

Deniz Alayat: Ben Deniz, Bütünsel Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Koçu’yum. 2016 yılının sonuna doğru bir anda kendimi çok halsiz hissetmeye başladım. Bir hafta önce günde 30 bin adım yürürken, o kadın gitti, sanki 50 yıldır günde 3 paket sigara içiyormuşum gibi nefessiz kalmaya, kısacık mesafeleri dahi yürüyemeye başladım. Bedenimde böylesine ani bir değişiklik olunca sebebini araştırmaya başladım ve kanser olduğumu öğrendim. Bedenim defalarca bana stresimi azaltmam, durmam, sakinleşmem, kendime şefkatli davranmam gerektiğiyle ilgili sinyaller göstermişti ama ucundan kıyısından üstüme alınmamıştım. Sonunda, lösemiyle büyük bir uyanış yaşadım. Bedenimi tanımam, onun en yakın arkadaşı, kardeşi olmam gerektiğini anladım. Yaşadığım bu tecrübe, bende sağlıkla ilgili daha fazla bilgi edinme isteğini uyandırdı. İlik naklim sonrasında, tedavi görürken, merkezi New York'ta bulunan Institute for Integrative Nutrition okuluna başvurdum ve oradan mezun oldum. 2018’de Miami’de IIN Summit’ine katılarak Deepak Chopra gibi alanında başarılı isimlerden eğitim aldım. Ruh-zihin-beden ilişkisi ve sağlıklı yaşam alanında çalışıyorum. Duygularımız, düşüncelerimiz, bizi oluşturan inançlarımız, duygusal esnekliğimiz, strese karşı bedenimizin verdiği cevaplar ve sağlıklı bedene yolculukta beslenme alışkanlıklarımız keyifle çalıştığım alanlar. Mail adresim: deniz@denizalayat.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale