X

İş yerinde düzenli su içmenin günlük veriminiz ve kariyeriniz açısından önemi

İş hayatında başarılı olmayı etkileyen birçok etken vardır. Alınan eğitimler, başarılı olma isteğinin yoğunluğu, karşılaşılan fırsatları değerlendirmek vs. Bununla birlikte ofisteki çevresel ortamın, yediklerimizin ve içtiklerimizin de başarımızda yeri vardır.

Günlük hayatta sıklıkla tekrar edilen su içme alışkanlığı aslında iş hayatında da son derece önemlidir. Koşuşturmacadan ve başka sıvıları içmekten su içmeye bazen zaman kalmaz. Oysaki uzmanlar günde 8 su bardağı su içmeyi önermekte, sıcak havalarda ve yoğun tempoda miktarı arttırmak gerektiği de vurgulamaktadırlar.

Vücuttaki %1’lik bir su eksikliği, enerjinin % 10 oranında düşmesine neden olur.

Uzun vadede sağlıklı olabilmek için düzenli su içmemiz gerektiğini hepimiz biliyoruz. Neticede vücudumuz önemli işlevlerini su aracılığıyla yerine gelmektedir. Uzun süreli dehidrasyon birçok sağlık sorunun temelini oluşturabilmektedir. Hatta, yaşamın sonlanmasına dahi neden olabilmektedir.   

Kısa vadede ise susuzluğun yani dehidrasyonun neden olacağı etkiler hafif dereceli olarak kendisini hissettirmektedir. Mesela vücuttaki %1’lik bir su eksikliği, enerjinin %10 oranında düşmesine neden olur. Sadece sindirim için enerjimizin %40’ını kullandığımızı düşünürsek, yaşamsal ihtiyaçlarımız ve günlük aktivitelerimiz için son derece az enerjimiz kalmaktadır. 

Tüm faaliyetlerimizde olduğu gibi dehidrasyon maalesef iş hayatındaki başarıyı da olumsuz yönde etkilemektedir. Susuz kalmanın etkileri 3 ana şekilde görülebilir:

  • Baş ağrısına neden olur,
  • Kronik yorgunluğa neden olur,
  • Konsantre olmanızı zorlar.

Tabi ki baş ağrısının, yorgunluğun ve dikkat eksikliğinin başka nedenleri de olabilir. Bu durum su kaynaklı ise yeterli su içilmesi ile ortadan kalacaktır, ancak devam etmesi durumunda bir doktordan yardım almak ve ilgili tahlilleri yaptırmak daha doğru olacaktır.

Burada sadece susuzluğun neden olabileceği etkilerden bahsetmekte ve buna yönelik çözümler üretmekteyiz.

Susuzluğun yaşamınıza olumsuz etkileri

İş hayatında da, günlük hayatta da en çok ihtiyaç duyduğumuz organımız beyindir ve kapasitesini tam kullanabilmek adına beyni susuz bırakmamaya özen göstermek gerekmektedir. Beynin %80’i sudan oluşmaktadır. Bu nedenle susuz kalmak beynimizi son derece olumsuz etkilemekte ve tüm vücudu strese sokmaktadır. Baş ağrısı, huzursuzluk, huysuzluk gibi etkiler sıklıkla görülmektedir.

Susuz kalan beyin, verimsiz çalışacaktır. Bu nedenle dikkat dağınıklığı yaşamak ve konsantre olmada güçlük çekmek kaçınılmazdır. Bedenin ihtiyaç duyduğu enerji azaltılarak yaşamsal işlevler için enerji kullanmak gerekmektedir. Çünkü susuz kalan beden, enerji de üretemez. Mevcut enerjisini de hayatta kalmak için kullanmak ister. En elzem organlara su verirken, cilt gibi daha az yaşamsal organların su ihtiyacını karşılamaz.

Aynı nedenlerden ötürü yorgun ve halsiz hissedilmesi de kaçınılmazdır. İnsanların sıkça “kolumu kaldıracak halim kalmadı” dediğini duyarız. Bunu bazen mevsime geçişlerine, bazen de günün koşturmacasına bağlarlar… Oysaki belki de sadece suya ihtiyaçları vardır. Suyun yakıt olarak nitelendirilmesinin nedenlerinden biri de budur.

Ağrıyan baş, halsizlik ve dikkat dağınıklığı bir araya geldiğinde ortaya çıkan tablo açıktır. İş veriminin düşmesi, hatta iş kazalarının da yaşanmaması kaçınılmazdır. Dalgınlıkla, nasıl olduğunu bile anlamadan, birden bir iş kazası gerçekleşebilir. Bu durumdan kurtulmanın yolu belki de 1 bardak sudan geçmektedir.

İş yerinde susuz kalmanıza neden olan etkenler

İş yerinde sürekli içilen çay-kahve gibi sıvılar susama hissini giderir ancak su olmadıkları gibi bir de vücuttan fazladan su atılmasına neden olurlar. Bu nedenle birçok kişi yukarıda belirttiğimiz susuzluğun etkilerini yaşar. Yaşarken de sürekli nedenlerini farklı kaynaklardan ararlar, çözümlerini de tabi!

Susuz kalan beden, enerji üretemez.

Öncelikle, günde kaç bardak çay ve kahve içtiğinize bakın. Yemeklerde tükettiğiniz içecekleri de hesaba katarak yeterli su içip içmediğinizden emin olun. Yeterli sıvı almak ile yeterli su almak arasındaki farkı unutmayın lütfen. Eğer tükettiğiniz diğer sıvılar su içmenizi engel olacak derecede fazlaysa, bunları azaltarak susama hissinizin gelmesiyle tekrar su içmeye başlayacaksınız. Hararetinizi çay ile gidermeye çalışmamanız önemli!

İş yerinde su tüketimini azaltan diğer bir etken ise fazla tuvalet ihtiyacının gelişmesidir. Sürekli su içen birisinin neredeyse her 30 – 40 dakikada bir lavabo ihtiyacı gelişmektedir. Bu durum iş hayatında belki hoş karşılanmasa da sağlık açısından oldukça önemlidir. Uzun süre oturma sonucu bacaklarda kan dolaşımı azalır. Yani aslında tüm gün oturarak çalışan birinin sıklıkla ayağa kalkması ve kan dolaşımını düzenlemesi gerekmektedir. Su içmek hem hidrate olmanızı sağlayacak hem de hareket etmenize yardımcı olacaktır.

İlginizi çekebilir: Su içme alışkanlığı nasıl kazanılabilir?

Oya Milli Sülün: Sulak bir ülke olan Hollanda'da doğup, büyümeme rağmen, kendimi bildim bileli bir bardak su içmez, üniversite yıllarında okurken de içme suyu ile ilgili hiçbir çalışma yapmak istemezken, yaşam beni "canlı su" uzmanı yaparak hayatın ne kadar ironik olduğunu kanıtladı. Ben de hayatın bana verdiği cevaba karşılık, suyun bilinmeyenlerinde önce bir güzel kayboldum sonra da kendimi de bulup çıktım… Siz de su deyip geçmeyin, çünkü SU: aşktır, sanattır, sevgidir, barıştır, bununla birlikte aynı zamanda şifadır, enerjidir, yakıttır, güçtür, bazen de afettir, seldir, çığdır...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale