X

İş – Yaşam dengesi nedir hiç düşündünüz mü?

Hepimizin hayali doğru iş, eş, aile, dinlenme, eğlenme dengesi yaratmak. Sonrasında rahat, özgür ve mutlu olabiliriz diye düşünüyoruz. Gerçek olan ise önce rahat, özgür ve mutlu hissetmek, ardından tüm dengeler yerine oturuyor.

Yaşam sürekli bir devinim içerisinde, düzenli bir akışı var. Aynı zamanda sizden ‘hareket’ bekliyor, hareketinize göre size bir karşılık sunuyor. Çalışıyorsan kazanıyorsun, seviyorsan seviliyorsun, ne kadar emek koyarsan o kadar sana yaşam geri dönüş sunuyor. Yaşamında ulaşmak istediğin sonuçlar doğrultusunda adımlarını attıktan sonra, adım attığın sırada ya da öncesinde dinlenme de gerekiyor. Hiçbir şey yapmadan sadece DURma ANını deneyimlemek. Kimimiz bunu meditasyon ile yapıyor, kimimiz deniz kıyısında kumsalda saatlerce denize bakarak, kimimiz de uyuyarak.

Aslında özgür,rahat ve mutlu hissettiğimizde iş ve özel yaşam arasındaki denge yerine oturuyor.

Peki bu ‘denge’ denilen şey aslında ulaşılacak bir sonuç değil, yaşamın her anında deneyimleyebileceğimiz bir ‘hal’ ise, nedir ve ne değildir bu denge?

Denge ne değildir?

  1. Sadece dinlenmek değildir. Özellikle kurumsal yaşam içerisinde 9 – 5 ya da daha uzun saatler çalışanlar iş-yaşam dengesinin ‘dinlenmek’ olduğunu düşünüyor. Dinlenmek iş-yaşam dengesinin bir parçasıdır, ancak bütünü değildir.
  2. Denge durağan bir süreç değildir, hareket halinde gerçekleşen bir süreçtir. Tıpkı bisiklet kullanmak gibi, dengeni koruyabilmek için de pedal çevirmeye devam etmen gerekir.
  3. Denge kendiliğinden oluşmaz. İstenmeli ve planlanmalıdır. İş-yaşam dengesi kendi kendine oluşmaz. ‘Akışa bırakırım, yaşam zaten beni dengeler’ diyorsan yanılıyorsun. Senin için iş-yaşam dengesi ne önce onu bulmalı, ardından bu dengeyi düzenli tutabilmek için planlama yapmalısın.
  4. ‘Denge, eğlenmek üzerine kuruludur. Eğlenmiyorsam dengede değilimdir’ yargısı doğru değildir. Denge her an eğlenmek, sadece hoşumuza giden şeyleri yapmak anlamına gelmez.
  5. Dengeye, her yaptığın şeyde mükemmel olduğunda ulaşılan bir yer değildir. Evet, tabi ki yaptığının en iyisini yapmaya odaklan ve hatırla; denge her an ulaşabileceğin bir ‘hal’dir, yüzde hedefleri değil.

Denge nedir?

1. Fizikselden önce zihinsel ve duygusal oluşan bir süreçtir.

İlgili yazı: Doğru partner seçimiyle iş yaşamında daha başarılı olabilmek mümkün

 2. İyi ya da kötü görünen her durum karşısında mutluluğu seçebilmektir.

3. İş ve özel yaşamın içinde özgür kalabilmektir.

4. Koşullar ne olursa olsun kendini ve çevreni rahatlatabilmektir.

5. Denge herkese göre değişen bir haldir. Başkasının dengesi senin dengen olmayabilir.

İş – özel yaşam dengesi için 5 ipucu:

1. Planla

İş yaşamın gibi özel yaşamında da yapacaklarını planla.

Özel yaşamınızda da yapılacaklar listesi hazırlayın.

2. Çöp zamanları temizle 

Boş vaktini doldurmak için boş uğraşlar ile uğraşma (Televizyon izlemek, sosyal medyada saatlerce başkalarının profillerini incelemek vb.)

3. Önceliklerini belirle

İş yaşamında yaptığın gibi, özel yaşamın için de önceliklerini belirle. Öncelik sırana göre boş zamanlarını dağıt.

4. Hareket et 

Hatırla; denge hareket ile gelir.

5. Meditasyon yap 

Kısa süreli (günde 20 dk.) meditasyon yap. Yoğun süreçlerin içerisinde düzenli olarak meditasyon yaptığında, dinlenmek için uykuyu, hafta sonunu ya da tatilleri beklemene gerek kalmayacak.

PowerCoaching.US olarak Kurumsal İyilik projelerimiz ile kurumlarda iş-yaşam dengesi üzerine workshop’lar veriyor, koçluk çalışmaları ile destekliyoruz. Bu konu ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek isterseniz bana Yeliz@powercoaching.us’den ulaşabilirsiniz.

Muse Yeliz Rüzgar: İzmir doğumlu ve uluslararası tanınırlığı olan Yeliz Rüzgar, Bütünsel Yaşam Koçu ve Enerji terapistidir. Yurt dışı ve yurt içinde ortağı olduğu koçluk ve danışmanlık şirketleri aracılığıyla bireysel olduğu kadar kurumlara da inovasyon, yeni ürünlerin Türkiye' ye ithalatı, motivasyon, satış arttırma, iş-özel yaşam dengesi üzerine danışmanlık vermektedir. 2005 yılından beri Anthony Robbins eğitimlerine katılımının ardından tüm etkinliklerinde gönüllü asistanlık yapmış, Los Angeles ve Türkiye'de "Power Groups" oluşumlarını yönetmiş bir Anthony Robbins lideridir. Yeliz, 13 yaşında ilk ilgi duymaya başladığı bilim ve ruhsal alanların birleştiği konular üzerine, Dünya çapında tanınan Dr. Bernie Siegel, Dr. Bruce Lipton, Dr. David Katz, EFT tekniğini bulan Dr. Craig, NLP tekniğinin kurucu Dr. Richard Bandler, NLP ‘de ‘Time Line – Zaman Çizgisi’ tekniğinin yaratıcısı Tad James gibi isimler ile birlikte kongre ve festivallerde konuk konuşmacı olmuş, ‘Holistik Yaşam’ ile ilgili sunumlar yapmıştır. Halen Sedona Üniversitesinde bu alanda doktora çalışmalarına devam etmektedir. Yeliz, UCLA ve North Carolina Üniversitelerinde psikolojik araştırmalarda da kullanılan AuraVS isimli bio-feedback aracılığı ile yaptığı seanslar ile Dünya çapında binlerce kişinin yaşamlarını dönüştürmeleri, ilişkilerini geliştirmeleri ve yaşam amaçlarına bağlanmalarına yardım etti. Yeliz Los Angeles ve İstanbul ‘da yaşamaktadır. Hayat mottosu: ¨İmkansız diye bir şey yoktur, İste, planla, harekete geç, inan ve sabırlı ol.¨

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale