X

İş hayatında başarısızlığı fırsata çevirmenin 6 yolu

İş hayatında başarısızlığı fırsata çevirmenin 6 yolu.

Birçok işte, şirkette çalıştınız; gecenizi gündüzünüze kattınız, deyim yerindeyse kanınızın son damlasına kadar savaştınız ama hemen hepsinde elde ettiğiniz sonuç hüsran mı? Kulağa garip gelebilir ama bu gayet normal. Başarısızlığı kabullenmek, olası başarıların altına imza atabilmeniz için hayatta öğreneceğiniz en önemli derslerden biri. Gerektiğinde düşmesini de bilmek gerekiyor. Peki herkes desteğini üstümüzden çekti, arkamızda kocaman bir yıkıntı bıraktık, dünya başımıza yıkıldı diye bir köşeye mi sineceğiz? Elbette hayır.

İş hayatında başarılı olmak için krizleri fırsata çevirin.

Uplifers olarak iş hayatımızdaki başarısızlıkları nasıl fırsata dönüştürebileceğimizi merak ettik ve bunun için uyulması gereken adımları sizler için sıraladık:

1. Durumu kabullenin

Bazı şeylerin sizin denetiminiz altında olmadığını en baştan anlayın. Bu bir sürat koşusu değil, maraton. Üzüntüye kapılmaktan ne kadar çabuk vazgeçerseniz, yola devam etmek için yaşadığınız şeylerden de bir o kadar çabuk ders çıkarabilirsiniz.

2. Yalnız olmadığınızı hatırlayın

Etrafınıza sizinle hemfikir insanları toplayın. Hatta, büyük kurumsal şirketlerden birinde çalışıyorsanız insanların hemen hemen benzer şeyleri yaşadığını göreceksinizdir.

Başarısız hissettiğinizde yalnız olmadığınızı hatırlayın ve pozitif insanları kendinize çekin.

3. Boş verin gitsin

Yaptığınız şeye tüm kalbinizle inansanız da, belli ki bir şeyler yolunda değil. Bir adım geri atın, nefes alın, projeden bir süre elinizi çekin. Sevdiklerinizi ziyaret edin ve sizin için en önemli olan şeyi sevin. Bu sürecin geçici olduğunu unutmayın, elbette üstesinden geleceksiniz. Ancak, kazanmak istiyorsanız, önce kafanızdakilerden kurtulun. Meditasyon yapmak, bu konuda en iyi çözümlerden biridir. Öğrenmek için ipuçlarımızdan yardım alabilirsiniz: Meditasyon yapmaya başlamak isteyenler için 10 adımlık pratik meditasyon rehberi 

4. Savaşa hazırlıklı olun

İş dünyasında dönen oyunlar, korkaklara göre değil; duygularınızı başka bir köşeye atmalısınız. İş dünyasına, yani kurtlar sofrasına hoş geldiniz. Bir şeyler ters gitse de yılmak yok. Yanlış proje üzerinde mi çalışıyorsunuz? Belki de yanlış insanlarla… Olsun. Hırslı ve azimlisiniz, bu niteliklerinizi doğru projelere yansıtarak başaracaksınız! Projede görev alan geçimi zor kişilerle anlaşmayı kolaylaştırmak için, 7 zor patron tipi ve anlaşmayı kolaylaştırabilecek çözüm önerileri makalemize göz atabilirsiniz.

5. Gerçekçi olun

“Bugünlere kolay gelmedim,” cümlesini bir yerlerde duymuşsunuzdur. Başarılı işlerin ardında yılların emeği vardır. 100 girişimci bulup ilk işlerinde başarılı mıydılar diye sorsanız, eminiz yüzde 99’u “Elbette hayır,” diyecektir.

6. Lean metodolojisini öğrenin

Lean metodolojisinin işe yaradığı kanıtlandı. Bu metodoloji ortak akla dayanıyor. İşin zorlu kısmına kalkışmadan önce varsayımlarınızı doğrulamanız şart. Günümüzde bu yöntemi öğrenmek oldukça basit.

Kaynak:

entrepreneur

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale