X

İş dünyasının en büyük sorusu: Genç çalışan mı, yaşı ilerleyenler mi?

Geçtiğimiz günlerde Bloomberg’de yayımlanan bir araştırma, iş dünyasının yaş ortalamasıyla ilgili ilginç veriler ortaya koydu. PayScale tarafından yapılan araştırmaya göre Amerikan iş piyasasının yaş ortalaması 42. Ancak teknoloji şirketlerinin toplandığı Silikon Vadisi’ndeki yaş ortalaması 31. Apple’da çalışanların yaş ortalaması 31, Google ve Tesla’dakilerin 30, Facebook ve LinkedIn’de çalışanların yaş ortalaması ise 29. Üstelik, sadece teknoloji şirketleri değil, başka sektörlerden birçok şirket de yavaş yavaş çalışanlarının yaş ortalamasını düşürmek için adımlar atıyor. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg bu konuda en keskin çıkışlardan birini yaparak, bir konuşmasında “Gençler daha zeki oluyor” demiş ve Silikon Vadisi’nin yaş ortalamasının 22 olması gerektiğini söylemişti.

Şirketler çalışanlarının yaş ortalamasını düşürmek için türlü yöntemlere başvururken, yaşı ilerlemiş çalışanların da bu durumu sessizce kabullendiğini söyleyemeyiz. 2008-2016 yılları arasında Silikon Vadisi’nin en büyük 150 teknoloji şirketi, tam 226 yaş ayrımcılığı davasıyla karşı karşıya kaldı. Bu, iş yerinde ırk ayrımcılığı veya cinsiyet ayrımcılığı şikayetlerinden çok daha fazla.

İlgili yazı: İş dünyasındaki bencil insanlarla nasıl mücadele edebilirsiniz?

Öte yandan istihdam uzmanları, iş arayanlara CV’lerinden 10 yıldan eski tecrübelerini çıkarmalarını, ciddi gömlekler yerine daha salaş kıyafetler tercih etmelerini, LinkedIn profil fotoğraflarını daha profesyonelce seçmelerini öneriyor.

Yaşı ilerlemiş çalışanların en önemli niteliği: Tecrübe

Her ne kadar dünyada daha genç çalışan istihdam etme yönünde bir eğilim olsa da yaşı ilerlemiş çalışanların asla yeri doldurulamayacak bir nitelikleri var; o da tecrübe. Fox Business’tan Dona Fuscaldo, “Özellikle ekonomik küçülme dönemlerinde şirketler az tecrübesi olan kişileri işe alıyor veya yönetici pozisyonuna getiriyor. Ancak bunlar, şirket içinde çalışanlar arasında huzursuzluklara neden oluyor” diyor. Fuscaldo’ya göre ekonomi düzeldikçe, şirketler yaşı ilerlemiş çalışanların tecrübesi için para ayırmaya başlıyor. Her ne kadar PayScale’in araştırması aksini söylese de Amerikan İstihdam İstatistikleri Dairesi 2020 yılında çalışan nüfusunun yüzde 25’inin 55 yaş üstünde olacağını öngörüyor. Uzmanlara göre her ne kadar genç çalışanlar daha yaratıcı ve daha yenilikçi olsa da yaşı ilerlemiş çalışanlar da liderlik vasıflarına daha uygun, daha dikkatli, daha sadık ve daha geniş bir network’e sahip oluyor.

İlgili yazı: Üretken bir iş yeri için 7 ipucu

Görüldüğü gibi genç ve yaşı ilerlemiş çalışanların her birinin kendine özgü olumlu yanları var. Bir yöneticinin işe alım yaparken tüm bu yönleri dikkate alıp, iş yerinde ahenk yaratması mükemmel iş ortamının anahtarı olabilir.

Kaynaklar:
Business Insider
Bloomberg

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale