X

Intermittent fasting veya aralıklı oruç: Nedir, faydalı mıdır, kimlere uygundur?

Normal yiyecek ve içecek tüketiminin enerji kısıtlaması veya tamamen oruç şeklinde değiştirildiği bir beslenme biçimidir.

Genelde uygulanan 2 şekli var;

  • 5:2 versiyonunda 5 gün ihtiyacınız kadar besleniyorsunuz, 2 gün kısıtlı enerji yaklaşık 500-700 kcal kadar bir kalori kısıtlamasından bahsediliyor. Yani tamamen açlık yok, kısıtlama var.
  • Diğer versiyonunda ise 16:8 veya 18:6 şeklinde uygulanan aralıklı oruç şeklinde beslenme şekli söz konusu. Yani 16 saat açsınız, 8 saat beslenebiliyorsunuz, açlık bunda daha fazla hissediliyor. Bizim Ramazan orucu aslında, sadece biz o süreçte su dahi tüketmiyoruz ve enerji kısıtlamıyoruz. Burada enerji kısıtlaması var ve su, çay, kahve; şekersiz, sade tüketilebiliyor.

Amaç çok fazla enerji açığı oluşturup yoğun çalışan sistemleri biraz yavaşlatmak ve hücrelerin dönüp kendisine bakmasına, kendisini temizlemesine fırsat vermek… Aralıklı oruçta hücresel stres direncinin artması ile tehlikeli görülen hücreleri ortadan kaldırma aktive oluyor gibi görünmektedir deniliyor.

Fakat daha dikkat çeken kısmı bununla gelen kilo kaybı oluyor.

Düzgün bir diyetle takip edildiğinde; vücut yağ kütlesinin, kan lipidlerinin, organ yağlanmasının ve vücuda zarar veren iflamasyonun azaldığı görülmüş… Leptin, yani tokluk hormonundaki konsantrasyonlar ise her iki beslenmede de aynı bulunmuş… Bunlar, dikkatinizi çekerim, düzgün bir diyetle ve de enerji kısıtlamasıyla görülse de uzun dönemde insan sağlığını nasıl etkileyeceği belli değildir.

Hatta bu diyetle kötü beslenildiğinde olumsuz etkiler daha da artıyor ve tam tersi, normale göre olumsuz etkiler daha çok ortaya çıkabiliyor.

Kilo kaybında asıl etkili olanın oruç günlerinde %75 kadar enerji kısıtlaması olduğu söyleniyor. Ve bu farkın da fazla kilolularda değil de, az kilolularda fark yaratabileceği düşünülüyor. Yani 3-5 kg’yu 10 haftada vermek gibi… baktığınızda bu kadar kiloyu normal kısıtlı bir program ile de uzun süre diyet yapan ve kilosu yerleşmiş biri de aynı sürede verebiliyor. Fazla kilosu olan bireylerde ise yıla yayıldığında 2 kg kadar fark çıkarabiliyor, görüldüğü gibi çok büyük bir farktan bahsedilmiyor ve anlamlı bulunmuyor. Ayrıca baş ağrısı, kabızlık gibi şikayetler sık görülebiliyor.

Diyette tercih edilmesinin nedeni daha çok 5:2 ile her gün enerji kısıtlaması yerine, rutine sadece 2 gün enerji kısıtlaması rahatlığı verilmesindendir. Fakat yine de her gün yapılan enerji kısıtlaması ile arasında kilo kaybı açısından bir fark oluşmuyor. Ben de kilo koruma adına bu yönteme daha olumlu bakılıyorum.

Uygulamadan uzak bırakılan kişiler: Şeker hastaları, Tip 2 dm olanlar, hamile ve emziren anneler ve herhangi özel bir sağlık problemi olanlar… Kesinlikle doktor kontrolü, kan testleri yaptırılmadan ve diyetisyen ile size özel bir program belirlenmeden kimse uygulamamalıdır.

Herhangi bir problemi olmayan da önce yapabileceği saat aralığı ya da şekli ile başlamalıdır. Beslendiğiniz saat aralığında 2 ana 1 ara öğün şeklinde beslenmelisiniz. Buna daha çok kilo kaybı umuduyla değil de, vücudunuzun temizlendiği şekliyle baktığımızdan temiz beslenmeliyiz.

Çalışmalarda şundan da bahsediliyor; kilo kaybında normal kısıtlı beslenmeye göre oluşan fark, seçilen kişilerin diyetisyen kontrolünde olmasından ve belki de diyet motivasyonu daha yüksek olduğu kişiler olmasından da kaynaklanmış olabilir.

Kilo kaybının ise yeniden kazanılmadan korunma kabiliyeti ve uzun uygulamaların metabolizmada yaratacağı etkiler tam olarak bilinmiyor.

If’te yüksek yağlı ve şekerli beslendiğinizde vücut diğer beslenme biçimlerine göre vücut ağırlığı, kompozisyonu ve lipid düzeylerindeki olumsuz etkiyi kaldırıyor gibi görünüyor. Yani sağlıklı bir beslenme sürdürüyorsanız, bu beslenme biçimini uygulamanızın size bir artısı yok. Yani metabolik sağlığı iyileştirmedeki etkinliği konusunda sayısız belirsizlik devam etmektedir.

Henüz çalışmaların çoğunun hayvanlar üzerinde yapıldığını da bilmekte fayda var.

Sağlıklı beslenmeyi hayatımıza bir bütün olarak yerleştirmeyi öğrenemedikten sonra hiçbir beslenme türü kalıcı kilo kaybı vadetmiyor. Sağlığımız için bunu öğrenmeliyiz ve evet, çaba harcamadan olmayacağını da bilmeliyiz…

Sağlıklı günler dilerim.


İlginizi çekebilir: Diyete başlıyorum: Hangi tür beslenme ile daha fazla kilo veririm?

Dyt. Buket Koçoğlu: Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden şeref öğrencisi olarak mezun oldum. O günden bu güne sofralara olabildiğince dokunmaya çalışıyorum. Beslenmede herkes için aynı doğruların olmadığına inananlardanım. Beslenme bir derya ve parmak iziniz gibi size özel... Hayatlarınıza bu denli özel bir alandan dokunup değiştirebilmek benim için çok değerli... Her yeni hayat yeni bir macera; yeter ki siz de bu işin sağlığınız için ne kadar önemli olduğu bilincine ve en önemlisi bu vücuttan başka gidecek yeriniz olmadığının farkına varın... Benimle bu muhteşem keşif sürecine var mısınız?

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale