X

İnsanların çoğu gerçekte hedeflerine ulaşamıyor

İnsanların %92’si hedeflerine asla ulaşamıyor. Yani sadece %8’i hayallerini gerçekliğe dönüştürebiliyor. Peki bu oranlar neden böyle? Hırs eksikliği deseydik daha kolay olabilirdi ancak problem burada değil, problem eyleme geçirilebilir gerçekçi hedeflerin yoksunluğu.

Doğru stratejiler ile herkes verimli hedefler koyabilir ve onlara ulaşmak için planlar oluşturabilir. Hayal kurmaktan eyleme geçmek için yedi basit adımı takip edebilirsiniz:

Hedefinizi tanımlayın

Öncelikle her şey açık olmalı. Neyi başarmak istiyorsunuz? “Başarılı olmak istiyorum.” gibi belirsiz hedeflerin ölçümü ve ulaşımı zordur. Bunun yerine daha belirli olun. Örneğin “gelecek sene şirketimde bir departman müdürü olmak istiyorum” demek size açık bir hedef verir. Hedefinizi yazmak onu somut hale getirir ve size sorumluluk yükler.

Beş veya on yıl sonraki hedeflerinize bakmayın, bir sonraki ulaşılabilir hedefe bakın. Tutkular ve planlar değişirler ve bu nedenle bir sonraki şeye odaklanmak çok önemlidir.

Parçalara ayırın

Büyük amaçlar korkutucu olabilirler ve bu nedenle vazgeçmeye veya ertelemeye sebep olabilirler. Çözüm nedir? Onları küçük ve uygulanabilir adımlara bölmek. Bugün ne yapacağınıza bakmanız daha iyi olur.

Örneğin hedefiniz terfi almaksa, bunun neleri gerektirdiğine bir bakın. Yeni yetenekler, liderlik rolleri ve çevrenizi genişletmeniz mi gerekiyor? Bunların her biri yönetilebilir küçük amaçlar haline gelirler. Bu daha küçük görevleri başarmak süreci kolaylaştırır ve ayrıca momentumu arttırır.

Mentor takımı oluşturun

İzolasyon başarıyı nadiren getirir. Bu nedenle mentorluk yani koçluk hedeflerinize ulaşma konusunda önemlidir. Çeşitli kişilerden oluşan bir mentorlar grubu zorlukları aşmanıza, yeni bakış açıları elde etmenize ve haberiniz bile olmayan kapıları açmanıza yardımcı olur.

  • Yaşlı mentorlar yılların deneyiminden gelen bilgeliği sağlarlar ve onların ağlarına erişim sağlarsınız.
  • Yaşıtınız olanlar anlık öngörüler, empati verebilirler.
  • Genç mentorlar ise yeni, inovatif fikirler verebilir ve kör noktaları görmenize yardımcı olabilirler.

Unutmayın ki mentorluk iki yönlü bir caddedir. Siz de bir şeyler önererek anlamlı bir ilişki yaratın, yani sektöre dair öngörülerinizi paylaşın, bir projeye yardım edin, sosyal medyada aktif olmalarına yardımcı olun.

Pratik araçlardan faydalanın

Hedefinize ne kadar ulaştığınızı gösteren uygulamalar size yardımcı olurlar. Hedef ve adımları belirleyerek ve bu adımları takip ederek tutkularınızı uygulanabilir ve ölçümlenebilir eylem adımlarına çevirebilirsiniz.

Değerlendirin ve adapte olun

En iyi planların bile düzeltmelere ihtiyacı olur. İlerlemenizi düzenli olarak değerlendirin ve gerekirse düzenlemeler yapın. Eğer bir strateji işe yaramıyorsa yeni bir yaklaşım deneyin. Esneklik ve öz farkındalık yolda kalmak için önemli.

Kazançlarınızı kutlayın

Kutlamak için her şeyin bitmesini beklemeyin. Daha küçük başarılarınızı da tanımlayın ve bunların sizi motive etmesini sağlayın. Kutlama anı tutkunuzu destekleyip size güven verecektir.

Sabır sebatla buluşmalı

Üç defa olimpik kürek çekme yarışlarına katılan ve bir altın ile iki gümüş madalya alan Michael Bartman’ın bir sözü var: “İnsan dayanıklılığının sınırını bulursanız haber verin.”

İşte şu bir gerçek; anlamlı hedefler zaman alırlar. Başarı bir sprint değil maratondur. İşler yavaşlayınca bile bağlı kalmak önemli. Sabır ve sebat problemlerin üstesinden gelmek ve çıktığınız yolda yapmanız gerekenleri yapmak için önemlidir.

Başarılı olanlar ve olmayanlar arasındaki fark genelde bir şeye dayanır: eylem. Etkili hedefler ve aksiyon planları oluşturmak hayaller ile başarı arasındaki farkı oluşturur. Açıklık, mentorluk, süreklilik ile hedeflerini gerçekliğe dönüştüren %8 arasında yer alabilirsiniz.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Başarının sırrı sanılanın aksine zeka değil, metanet

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale