X

İnsanların aklından geçen düşünceleri gerçekten okuyabilir miyiz?

Kulağa ne kadar hoş geliyor, düşünce okumak. Düşünsenize karşınızdaki kişinin aklından geçeni okuyorsunuz; yalan mı söylemiş, kandırmış mı, duygularında samimi mi, anlamak. Güzel ama gerçekçi değil. Gerçekçi değil ama hep yapıyoruz. 

Her gün karşımızdakinin aklından geçenleri okuyormuş gibi tepkiler veriyoruz. “Sen beni sevmiyorsun, yalan söylüyorsun” diyerek tepkiler veriyoruz. Bu tepkilerimizi de sevdiklerimize veriyoruz çoğunlukla. Tanımadığımız insanların düşüncelerini okuyabildiğimize pek fazla inanmıyoruz. Onların aklından geçenleri tahmin ettiğimizi söylüyoruz ama sevdiklerimizin aklından geçenleri anladığımıza eminiz. Danışanlarıma hep bunu söylüyorum. İnsanları saatlerce dinliyorum. Arada nasıl olduklarını bana yazmalarını istiyorum, bütün bunlara rağmen onları ne kadar tanısam da akıllarından geçenleri okuyamıyorum. Hadi okuduk diyelim, yanlış okuduysak nasıl sonuçlar yaşarız? 

İnsanların aklından geçenleri tahmin ettiğimizi söylüyoruz ama sevdiklerimizin aklından geçenleri anladığımıza eminiz.

Diyelim ki sevgiliniz ile bir araya geldiniz. Yüzü asık, ağzından laf çıkmıyor, neşelendirmeye çalışıyorsunuz ve beceremiyorsunuz; ufak ufak cümleler kurup susuyor. Aklınıza hemen sabah tartışmış olduğunuz ve onun sizi üzmek için özellikle surat astığı düşüncesi geliyor. Söylüyorsunuz reddediyor. “Hayır, iş yerinde sorun yaşadım ondan dolayı böyle” diyor. Ama inanmıyorsunuz “ben senin neden yaptığını biliyorum, sabahki tartışmanın intikamını almak için yaptın” diyorsunuz. Bu yorum doğru değilse sevgiliniz bozulacak, daha da çok içine kapanacak ve sizin zaten onu anlamadığınızı söyleyerek tepki verecek. Karşılıklı bir iletişim kazası yaşamış olacaksınız. 

“İnsanları saatlerce dinliyorum. Arada nasıl olduklarını bana yazmalarını istiyorum, bütün bunlara rağmen onları ne kadar tanısam da akıllarından geçenleri bilemiyorum.”

Sonuç olarak insanların düşüncelerini okuma eğiliminden vazgeçin. Onların akıllarından geçenleri okuyamazsınız. İnsanlar sizin gibi düşünmeyebilirler. Yaşadıkları birçok şey onların düşüncelerini değiştirebilir. Aynı olay, başka bir zaman farklı tepkilere yol açabilir. Bunun yerine onun düşüncelerini sormak çok daha iyi bir yöntem. “Sorduğumda doğru cevap vermeyebilir” derseniz unutmayın, bunun nedeni cevaplarına verdiğiniz tepkilerin azlığı ya da çokluğudur. Bir şey söylediği zaman çok tepki veriyorsanız o zaman gerçek duygularını söylemeyecek ve saklamayı tercih edecektir. Halbuki onun söylediklerine çok tepki vermezseniz, düşüncelerini doğruca söyler ve siz de onun düşüncelerini okumak zorunda kalmazsınız.

İlginizi çekebilir: İnsan psikolojisini konu alan ilginç, eğlenceli ve düşündürücü 8 TED konuşması

Yazarın diğer yazıları için tıklayın. Yazarın diğer yazıları için tıklayın. 

Psikiyatrist/Psikoterapist Sabri Yurdakul: Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992 yılında ise Ankara Numune Hastanesi'nden "Psikiyatri Uzmanlığı" diplomasını aldı. Uzmanlık eğitimi sırasında Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma Rehberlik Bölümü'nde özel öğrenci olarak eğitim aldı. 1992 yılında Adana Ruh Sağlığı hastanesinde çalışmaya başlayan Yurdakul aynı tarihlerde “Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışma Merkezi”ni kurdu. Adana'daki çalışmaları sırasında psikodrama eğitimleri yanı sıra kognitif terapiler ve gestalt terapisi eğitimlerine devam etti. 2008 yılında İstanbul Nişantaşı'nda Yaprak Psikiyatri'nin ikinci şubesini açan Yurdakul, katıldığı pek çok Tv programının yanı sıra iki sezon boyunca Cine 5 TV'de "Yaşamdan Bir Yaprak" adlı programı gerçekleştirdi. Halen düzenli olarak hürriyetaile.com ve mynetkadın sitelerinde köşe yazıları yayınlanan Yurdakul’un şimdiye kadar yayınlanmış 10 kitabı bulunmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale