X

İnsani bir sorumluluk: Fabrika ayarlarına dönmek

“Bir dil bulacağız her şeye varan. Bir şeyleri anlatabilen… Böyle dilsiz, böyle düşmanca, böyle bölük pörçük dolaşmayacağız bu dünyada…”  –Yaşar Kemal

Yaşar Kemal’in bu sözü günlerdir zihnimde dönüp duruyor. Öyle olaylar oluyor ki çevremizde, dilsiz kalmak en güvenilir yol zannediliyor. Konuşmasam daha iyi. Zaten benimle ilgili değil, ne konuşacağım ki. Bu konunun bana bir zararı yok. Sussam daha iyi…

Başka bir söz daha var kalplerimizde yankılanan: “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil”

Oysa çözüm yanı başımızda, içimizde, kulağımıza fısıldanan bir ninni ezberi gibi taptaze tüm bedenimizde… Konuşmak lazım, düşüncelerin, duyguların kendini ifade etmeye ihtiyacı var. Çare konuşmakta, fayda ifade etmekte…

Böyle düşmanca diyor ve devam ediyor Yaşar Kemal ayrıca sözünde. Düşmanca, kutuplaşarak, kendi dışındakini öteki sayarak yaşamak ne zor. Oysa siyahın beyaza ihtiyacı var. Gündüzün geceye. Aydınlık karanlık varken anlamlı…

En önemlisi birlik bilincine varmak, bunu hiç düşündük mü? Diğer canlıları, yaratılanları kendinden gayrı görmemek ancak her geçen gün dolaşıklığı bile isteye artırılan bu düğümleri çözebilir. Bölük pörçük olmak da eksiklik barındırıyor. Bir türlü bütüne, tama kavuşamayan parçanın çırpınışı gibi. Ne yapsa eksik ne yapsa boşlukta.

Bu dünyada insan olarak atacağımız ilk adım fabrika ayarlarımıza dönmemiz olur. Bir bütünün parçaları olduğumuzu hatırlamak, her canın benzer içerikte talepleri ve ihtiyaçları olduğunu anlamak ile başlayalım. Dünyanın sadece bizim için yaratılmadığını, her bir zerrenin ekosistemde bir yerinin olduğu bilincini yeniden oluşturmakla devam edelim. Bizi biz yapanın ayrıcalık değil, şımarmadan, kendini üstün görmeden birlikte yaşama farkındalığı olduğunu hissedelim her bir hücremize kadar.

Bu sözü biraz değiştirmek istiyorum, ustaya hadsizlik olmayacaksa…

Bir dil bulacağız her şeye varan. Bir şeyleri anlatabilen…

Böyle sevgi dolu, böyle huzurlu, böyle birbirini anlayan olacağız bu dünyada…

İlginizi çekebilir: Soru dediğin kalbinden geçen bir yolcu: Sorularınızı değiştirin, hayatınız değişsin

Özlem Güller Ünal: 1979 İstanbul doğumluyum. 2000 yılından beri iletişim sektöründe medya ve iletişim danışmanı olarak çalışıyorum. An'ı önemseyen, meraklı bir yaşam sevdalısıyım. Gözlem yapmayı, araştırmayı, öğrenmeyi ve bunları yazılı-sözlü paylaşmayı seviyorum. Kelimelerin etkisine inanan biri olarak İletişimde Kalbin Etkisi hesabımda motivasyon, thetahealing, şifa konularında içerikler üretiyorum. Aynı zamanda işini aşkla yapan, konusunda uzman isimlerle yaptığım röportajları yayınlıyorum. www.instagram.com/iletisimde_kalbin_etkisi Bilinçaltı terapi tekniği olan ThetaHealing’in birçok kategorideki eğitimlerinin uluslararası sertifikalı uygulayıcısıyım. İyileşen, değişen, dönüşen her şey kalbimi mutlulukla dolduruyor. Buna vesile olmak ise ayrı bir şükran kaynağı.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale