X

İlişkilerdeki sessiz beklentilerin yükü: Beklentilerinizi açıkça dile getirin

Çiftlerde son zamanlarda en sık gözlemlediğim problem, ilişkideki beklentiler. Muhtemelen aklınıza ilk olarak iki tarafın hayattan farklı şeyler beklemesi geldi ama sanılanın aksine farklı şeyler hedeflemek ve arzulamak ilişkiyi yıpratmaz, onu güçlendirir. Burada bahsettiğim beklenti, bir tarafın kendi kendine partnerinin yapmasını umduğu davranışlar ve buna bağlı olarak yaşadığı hüsran veya sinir bozukluğu.

“Tatilleri hep ben planlıyorum, neden bir kere de o planlamıyor? Tiyatroya bilet alınca geliyor ama bir kere de kendine ‘hayatım tiyatroya bilet aldım’ demiyor. Yemeğe çıkalım dediğimde kabul ediyor ve hoşuna gidiyor ama kendiliğinden beni hiç yemeğe çıkarmıyor…” Örnekleri çeşitlendirmek mümkün ama ana fikir hep aynı: Romantik beklentiler.

Yapılan araştırmalar sahip olduğumuz romantik düşünce ve inanışların bizleri ilişkiye daha fazla bağladığını ve ilişki doyumumuzu artırdığını gösteriyor; ancak karşılanmayan romantik beklentiler ilişkiye inancımızı köreltiyor ve bizi mutsuzluğa sürüklüyor. İki senaryo arasında ise çok ince bir çizgi var. Peki, bizi mutlu eden senaryoya nasıl ulaşacağız?

Her zaman vurguladığım gibi “açık iletişim” sayesinde beklentilerimizin gerçekleşmesini sağlayabiliriz. “Tatilleri planlamak beni çok yoruyor, lütfen bir sonrakini sen planlayabilir misin?” demeniz çözüm odaklı bir yaklaşımken içten içe onun tatil planlamasını beklemeniz sadece üzülmenize sebep olacaktır. Bununla birlikte, çok sık karşılaştığım senaryolardan biri de: “Ben planlayınca dahil oluyor ama kendisi hiçbir şey organize etmiyor. Ben yapabiliyorsam, o da yapabilir!

Evet, yapabilir; ancak bu incelikler karşı tarafın aklına gelmiyor olabilir ya da belki de bu konularda sizin kadar başarılı değildir. Yapmadığı zaman kendini eksik ya da rahatsız hissetmiyor olabilir. Bu etkinliği sırf sizi mutlu etmek için yapıyor ya da ilişki için bir yatırım, hatta fedakarlık olarak görüyor olabilir. Eğer yaptığınız plana dahil oluyor ve size eşlik ediyorsa lütfen anın tadını çıkarın. Önemli olan her iki tarafa da iyi gelecek paylaşımların sistemde bulunuyor olması. Kimin bunu organize ettiği ya da kimin daha düşünceli olduğu ilişkiyi güçlendiren bir etkiye sahip değil. Masallarda ve filmlerde gördüğümüz, gerçekçi olmayan beklentilerin ne sizi, ne ilişkinizi yıpratmasına izin verin ve beklentilerinizi partnerinizle açıkça paylaşın.

İlginizi çekebilir: İlişkiler ve birey olmak üzerine: “Yalnızlık” kavramı 20 yılda nasıl değişti?

Uzman Psikolog B. Asena Soydaş: Ortaokul ve lise eğitimini Avusturya Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2009 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur derecesi ile mezun olmuştur. Yüksek lisansını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Aile Psikolojisi üzerine yapmıştır. 2010 yılından bu yana çeşitli okullara psikolojik destek sağlamıştır. Halen anaokullarına danışmanlık vermekte ve Tanaltay Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde aileler ve çocuklarla psikoterapi seanslarını sürdürmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale