X

İlişkiler nasıl güçlenir ve güzelleşir?

İlişkiler; özünden gelen çağrıyı dinlediğinde güçleniyor, güzelleşiyor.

Özümüzden gelen bir istek ve çağrıyla ruhumuz yeni deneyimler istiyor. Belki de yeniden kendini dinlemek, keşfetmek, ne istediğini bilmek istiyor. Bir nevi ihtiyaç… Ruhun yeni deneyimlerle büyüme, olgunlaşma ihtiyacı…

Bunu yapabilmek için çiftlerin birbirini yüreklendirmesi, yüceltmesi, yeni deneyimlerin yaşanması için birbirini desteklemesi çok kıymetli… Bunu yapabilen, kaybetme korkusu olmayan, “olan güzeldir” diyebilen, sevgisine güvenen cesur ruhlar…

İlişkiler; özünden gelen çağrıyı dinlediğinde güçleniyor, güzelleşiyor.

Partnerin yeni deneyimlere yol alabilmen için seni desteklese de desteklemese de, özünden gelen çağrıya kulak verecek misin? Bütün mesele bu!

Kendini hapsettiğin zindanın anahtarı elinde, özünde…

Özünden gelen çağrıyı alan sevgilini özgür bırakırsan ve sen de ilişkiye bağlı (bağımlı değil!) kalabilirsen ama aynı zamanda, özgür olabilirsen ilişkiyi beslersin. Bir bahçıvanın bahçesindeki rengarenk açan çiçekler gibi güzelleştirirsin.

Sevgilimiz, bu çağrıya engel olur, yeni deneyimler yaşamamızı istemez ve bunları kısıtlar gibi düşünebiliriz. Sevgilimizin kendimize engel olduğunu zannedebiliriz. Sorumluluklar bizi kısıtlıyormuş gibi algılayabiliriz. Ancak; bu sadece bir zandır. Kişi aslında sadece kendi kendine engel olandır. Zihnindeki düşünceler koca, kalın demir parmaklıklar gibi hapse koyar ruhu… Zindandasındır! Bu esnada enerjin düşer, yaşama sevincin azalır. Depresyon etrafında akbaba gibi uçmaya başlar. Sen sen olmaktan çıkarsın. Merkezini, dengeni kaybedersin.

Sana engel olan sevgilin, eşin değildir aslında sadece korkularındır. Bilinmeye adım atmaya duyduğun korkudur. Geçmiş deneyimlerini hata diye nitelendirdiysen, aynı hataları yapmaktan dolayı duyduğun korkudur. Kendi gücünü eline almaktan duyduğun korkudur. Güvenli zannettiğin konforlu alandan çıkamamandır. Lütfen kendine dürüst ol. Hangisi?

Kendini hapsettiğin zindanın anahtarı elinde, özünde.

Özünden gelen bir istek varsa ya da sürekli aynı kısır döngünün içinde tıkanıp kaldıysan seni oradan çıkaracak yegane kişi kendinsin. Kurtarıcı sensin. Şikayeti bırak, geçmişi bırak, kurban rolünü bırak. Kendini hapsettiğin zindanın anahtarı elinde, özünde…

Partnerinin seni pohpohlaması, içinde bulunduğun duruma dair duymak istediğin güzel ama sahte sözleri söylemesi çare değil. Bir işe de yaramaz zaten. Aksine daha fazla tıkanıklık ve donukluk yaratır. İçinde bulunduğun duruma seni daha da mahkum eder.

Bağımlı olduğun her şeyin esiri olursun. Ancak; sorumluluklarınla birlikte özgür de olabildiğinde, özünden gelen çağrılara kulak verebildiğinde ve bir süre de olsa yolunda ilerleyebildiğinde dengedesin. Huzurdasın…

Sevgilin, eşin seni engelliyor gibi görünüyor olsa dahi, o da özünde; senin özünden geleni yapmanı içten içe isteyendir. Senin gücünü görmek ve bunun ortaya çıkabilmesi için rolünü oynayandır.

Sevgilin aksini söylese de senin meydan okuman ve özünden gelen çağrıya kulak vererek istediğin yolda ilerlemen idealdir. Kısa bir mola gibi… Ruhunu yeni deneyimlerle büyütmek, farkındalıklarla keşfetmek gibi… İşte o zaman gönülleriniz yeniden buluşur AŞKla… Coşar duygular AŞKla… Yaşam tadından yenmez kıvamda…

Kalın sağlıcakla, AŞKla…

İlginizi çekebilir: Sahiplenme, sorumluluk, özgürlük üzerine…

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale