X

İlişkideki beklentiler ve hayal kırıklıkları: “Ben söylemem, o anlasın” düşüncesini bırakın

İnsanlarla ilişkimizde sıklıkla yaptığımız bir hata var; isteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı açıkça söylemeyip karşımızdakinin anlamasını beklemek. Bir nevi zihnimizin okunmasını ummak. Bazen kendimiz bile ne istediğimizin, neye ihtiyaç duyduğumuzun farkında olmazken, bunu bulup çıkarmanın sorumluluğunu karşı tarafa yüklemek… Bunu sadece romantik ilişkilerde değil, her türlü (arkadaşlık, iş) ilişkide yapıyoruz. Haydi gelin şimdi, ilişkileri zehirleyen bu davranışı daha yakından inceleyelim.

Şimdi size tanıdık gelecek bir senaryo çizeceğim. Baş karakterlerimiz Buse ve Ahmet olsun. Buse hasta oluyor, içten içe sevgilisi Ahmet’in ona daha fazla ilgi göstermesini, hatta bir süre gelip kendisine bakmasını ve çorba yapmasını bekliyor. Bu istekte hiçbir sorun yok. Sorun şurada başlıyor: Ahmet, Buse’nin hastalığını olduğundan daha küçük sanıyor ve Buse’nin normalden daha fazla ilgi beklediğinden haberi yok. Hele gidip Buse’ye bakmak ve çorba yapmak gibi bir düşüncesi hiç yok, çünkü Buse’nin bundan hoşlanmayacağını düşünüyor. Sonuç olarak Buse, istediği ilgiyi vermediği için Ahmet’e içten içe kızıyor ve küsüyor. Ahmet’in ise Buse’nin içinde olan bitenden haberi yok. Buse’nin neden Ahmet’e kötü davrandığı, Ahmet için tam bir muamma.

Dediğim gibi, Buse’nin bir beklenti içinde olmasında aslında hiçbir sorun yok. Sorun, Buse’nin Ahmet’e zor bir görev yüklemesi: Akıl okumak. İşin kötüsü Buse bu tavrını, beklentisi gerçekleştirmedikten sonra da sürdürmeye devam ediyor, Ahmet’e olan kırgınlığını Ahmet’in kendi kendine anlamasını, keşfetmesini bekliyor. Adeta “Bakalım bana daha fazla ilgi gösterecek mi?” diyerek ilişkiyi teste tabi tutuyor.

Yukarıdaki senaryoda en azından Buse ne istediğinin farkındaydı: Daha fazla ilgi. Bu senaryonun daha da kötüsü, Buse’nin ne istediğini bilmemesi ve yine de Ahmet’ten bunu bulup çıkarmasını beklemesi olurdu. İnsanlar bazen “Ben söylemeyeyim, o anlasın” diye beklerken aslında kendileri de ne istediklerinin ve beklediklerinin farkında olmayabiliyor. Ama sizin farkında olmadığınızı, karşınızdaki nasıl bulacak?

Küskünlüklere yol açmamak için ne yapabilirsiniz?

Önce isteğinizin ve beklentinizin farkında olun. Siz bilmezseniz karşınızdaki hiç bilemez. İkincisi; açıkça ifade edin beklentinizi ve isteğinizi. Yukarıdaki örneğimizde Buse çok kısa bir cümle ile “Bana daha fazla ilgi göstermeni ve eve gelip benimle ilgilenmeni bekliyorum” deseydi, hem kendisine, hem Ahmet’e yardımcı olmuş olacaktı, işleri kolaylaştıracaktı. Unutmayın ki kimsenin sizin isteklerinizi ve ihtiyaçlarınızı tahmin etmek, siz söylemeden bulmak gibi bir görevi yok. İnsanlara bu görevi yüklerseniz eninde sonunda bu görevin altında ezileceklerdir. Hayal kırıklığına uğramanız ve ilişkinizin bozulması kaçınılmaz olacaktır.

Web sitemi ziyaret etmek için hemen tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Hayır demek: Nasıl daha kolay ve kırıcı olmadan hayır diyebilirsiniz?

Cansu Varol: Boğaziçi Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi ekollerini kullanmaktadır. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, panik bozukluk, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale