X

İlahi nizam ve kainat 10: Ve insan, istedi ve oldu!

“Hiçbir şey kendi kendinin nedeni olmaz, çünkü nedenin kendisi oluşandan öncedir.”
Farabi

Ve insan dünya hayatını deneyimledi. İnsan olmanın verdiği heyecanla istedi. İstemek kavramı, o insan vücudunda gezinen tüm damarların en ücra noktasına kadar işledi. Elinde olmayanı istedi. Evet, eğer bu dünya onun mekanıysa, o tüm evrene sahip olmalıydı.

Barınmak için bir ev diledi örneğin. Susadığında susuzluğunu gidermek istedi. Yalnız hissettiğinde bir dost eli istedi. Çokça paraya sahip olmak istedi. Tüm dünyanın ayaklarının altına serilmesini istedi. Sadece bunlarla kalmadı, o insan olan bu dünya üzerindeki en muhteşem yaratıktı; ve öldürmeyi istedi, katletmeyi, bitirmeyi ve yakıp yıkmayı da istedi, evet… Bir kadının bedenine izinsiz sahip olmayı ve sonra düşmanının kanını akıtmayı istedi. Kavga etmeyi, nefret etmeyi ve hatta canına kast etmeyi istedi.

İnsan olmak işte böyle bir şeydi. İhtiyaçlarla dolu olmak. Peki istediği oldu mu? O isterken bu dünya onu duydu mu? İsteklerine karşılık buldu mu? İçinden geçenleri, muhtaç olduklarını, belki de iyilik olsun diye düşündüklerini hayat ona verebildi mi? Ya da sorumuzu şöyle soralım: Bu dünyada isteklerinin gerçekleşmesi nasıl olurdu, o üstün insan olanın ne yapması gerekirdi? İnsanın aklı ancak gözle görülene ermekteydi, peki ya gözle görülmeyen bir akış, bir enerji, bir olaylar silsilesi var mıydı?

Çok istediği bir işe kabul edildiğinde, bu ilahi nizamın bir lütfu olur muydu? Veya o çok istediği kariyer yolu kendisine kapandığında pes edip oturacak mıydı? Bu gidişatı değiştirmesine imkan yok muydu? Kaderi, akışı, olayları ve hatta zamanı değiştirmek mümkün müydü?

İşte insan tüm istekleri, isteyip de gerçekleştiremedikleri, üzerine kapanan onlarca kapı, elinden başka bir çözüm gelmeyen onlarca deneyimle ve tüm bu aklını karıştıran sorularla baş başaydı.

Şimdi sizlerle birlikte insan hayatının en önemli öğelerinden biri olan istemek kavramını, İlahi Nizam ve Kainat eserinden sevgili Bedri Ruhselman’ın anlatımı ile değerlendirmeye çalışalım;

Doğada hiçbir varlığın hiçbir ihtiyacı ihmalle karşılanmaz. Bütün tekamül ihtiyaç ve isteklerine uygun tertipler, nizamlar ve düzenler derhal kurulur. Çünkü evren tekamül içindir ve orada, bütün tekamül ihtiyaçlarının giderilmesi bir zorunluluktur. Bu ihtiyaçlar karşısında kurulacak yeni nizam ve tertiplerin şekil ve yönlerine gelince; insan varlıklarının daha üstün hayatlara aday duruma girdiklerini ve sonsuz parlak ülkelerin kapısına dayandıklarını, söylemiştik. Fakat, insanların layık oldukları bu yüksek ve parlak hayatlara kavuşabilmeleri için, bu kapının açılması gerekir. İşte, özlemle peşinden kan ter içinde koştukları bu eşsiz mutluluk ülkelerine göç edebilmeleri için, insanların yapacakları küçük bir iş daha kalmıştır ki; o da, zaten açılmaya hazır bir vaziyette önlerine dikilmiş olan bu kapıya bir fiske vuruşuyla ardına kadar açılarak içeriye dalmaktan ibarettir. Fakat, bunun geçekleşmesi de yine, çok tertipli ve ahenkli birtakım olayların akışları içinde mümkün olabilecektir. (…)

Bu muazzam düzen içindeki ahenkli tertiplerin sağlamış olduğu büyük hazırlıklardan elbette birçok insan yararlanacak ve bu sayede, büyük bir mutluluk havasıyla, sonsuz imkanlar diyarındaki esiri alemlerin ebedi hayatları içinde kanat çırpmak üzere, akıp gitmek fırsatını kaçırmayacaktır.

İşte bu yüzdendir ki, insan istedikleri ile sınanır. İstedikleriyle akışı yönlendirir. İstedikleriyle dünyasının şekillendirir. Ve insan, kalbinden geçenlerle, düzeni, olacakları, olasılıkları değiştirmeye kadirdir. Kalbinden geçenler, dünyasına işte bu istemek kavramıyla yansır. Peki insan, tüm dünyanın nimetleri hesapsızca önüne serilmişken, gerçekten bu dünyanın emrinde döndüğünün idrakında mıdır?

Ve insan, işte bu anda, istedi ve oldu!
Ve insan, işte bu dünyada istemek ve deneyimlemek için bulundu!

İlginizi çekebilir: İlahi nizam ve kainat 9: Ve insan, dünya zamanı kavramını öğrendi!

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale