X

İki farklı uçlu mizaç bozukluğu: Bipolar affektif hastalık 

Bipolar affektif hastalık iki uçlu mizaç bozukluğu anlamında kullanılmaktadır. Bir ucunda depresyonun bir ucunda maninin bulunduğu hastalıktır. Toplumda çok sık görülmese de birçok depresyon hastası kendisini bipolar olarak nitelendirmektedir. Bu iki durum aynı anda değil farklı zamanlarda gözlenebilmektedir. Ancak bir kişinin ‘bipolar’ tanısı alabilmesi için manik ya da hipomanik bir nöbet geçirmesi gerekir. 

Bipolar affektif bozukluğun depresif döneminde mutsuzluk, duyguların dibe vurması, hayattan zevk almama, cinsel ilgi ve alakanın kaybolması, kilo kaybı, ya da tam tersi aşırı iştah artması, enerji düşüklüğü, sabahları erken uyanma ya da hiç uyanamama durumları gözlenebilmektedir. Bunun yanında kabızlık, ağız kuruluğu, sinirsel kökenli baş ağrısı da gözlenebilmektedir. Zaman zaman ağlama, hareketlerde yavaşlama, intihar düşünceleri, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlıklar, daha ağır dönemlerde halüsinasyonlar gözlenebilmektedir. Genel anlamda kişinin duygusal olarak mutsuzluk yaşadığı, hayattan zevk almadığı bir dönemdir. 

Bipolar affektif hastalık iki uçlu mizaç bozukluğu anlamında kullanılmaktadır.

Bipolar bozukluğun manik döneminde ise aşırı para harcama, yerinde duramama, cinsel aktivitede artma, kilo kaybı, uykusuzluk ve aşırı enerji gözlenebilmektedir. Bunun yanında çok konuşma, aşırı espri yapma, aşırı özgüven, konsantrasyon güçlüğü, çabuk öfkelenme, evden çıkıp gitme gözlenebilmektedir. Genel anlamda istek ve enerjinin çok fazla arttığı kişinin çok hareketlendiği bir hastalıktır. 

Bipolar hastalığın toplumda görülme oranı %2’dir. Hastalık döneminde bahsedilen belirtileri çok yüksek oranda yaşarlarken, iyi bir tedaviyle kısa sürede iyileşirler. Kalıcı bir hastalık değildir. Ancak tekrar etme riski vardır. Genellikle bahar aylarında ortaya çıkan tekrarlamalar 50’li yaşlarda giderek azalır. Kişiler hastalık dönemleri dışında tamamen sağlıklı bir duruma dönerler. Çok sık ataklar olmadığı sürece çalışma ve evlenmeye mani bir hastalık değildir. Tedavisi atakların olduğu dönemde ilaç tedavisi iken atak dışı zamanlarda ilaç kullanmaya gereksinim olmayabilir. Bu durum takip eden doktorun tercihine bağlıdır.

 

İlginizi çekebilir: Hastaların kafasını en çok karıştıran tespit: “Senin hastalığın psikolojik”Hastaların kafasını en çok karıştıran tespit: “

Psikiyatrist/Psikoterapist Sabri Yurdakul: Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992 yılında ise Ankara Numune Hastanesi'nden "Psikiyatri Uzmanlığı" diplomasını aldı. Uzmanlık eğitimi sırasında Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma Rehberlik Bölümü'nde özel öğrenci olarak eğitim aldı. 1992 yılında Adana Ruh Sağlığı hastanesinde çalışmaya başlayan Yurdakul aynı tarihlerde “Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışma Merkezi”ni kurdu. Adana'daki çalışmaları sırasında psikodrama eğitimleri yanı sıra kognitif terapiler ve gestalt terapisi eğitimlerine devam etti. 2008 yılında İstanbul Nişantaşı'nda Yaprak Psikiyatri'nin ikinci şubesini açan Yurdakul, katıldığı pek çok Tv programının yanı sıra iki sezon boyunca Cine 5 TV'de "Yaşamdan Bir Yaprak" adlı programı gerçekleştirdi. Halen düzenli olarak hürriyetaile.com ve mynetkadın sitelerinde köşe yazıları yayınlanan Yurdakul’un şimdiye kadar yayınlanmış 10 kitabı bulunmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale