X

İçinizdeki sese kulak vermeden önce: Ya bilinçaltınız sizin dostunuz değilse?

Hayatınızın yolunda gitmeyen bir alanını düşünün. Bu herhangi bir şey olabilir… Mesela sağlıklı beslenmek istediğiniz halde her seferinde kendinizi abur cubur yerken buluyor ya da uzun süredir hayatınıza birini almak istiyor ama bunda başarılı olamıyor olabilirsiniz. Ya da sevmediğiniz bir özelliğinizi düşünün… Kılı kırk yaran biri misiniz? İçine kapanık ya da fazla konuşan? Belki, zor beğenen ya da pişman olacağını bile bile bazı davranışlarından vazgeçemeyen biri de olabilirsiniz…

Peki, aslında hiç istemediğiniz halde sizi bunları yapmaya zorlayan ya da hayatınızda değişmesini istediğiniz alanların aynı şekilde devam etmesine neden olan şey ne? Bir yaşam koçu grubu olan Handel Group’un kurucusu Beth Weissenberger, tüm bunları yaptıran şeyin bilinçaltımız olduğunu söylüyor. Evet, hayatımızda istemediğimiz halde gerçekleşen şeylerin tek nedeni, bizim bilinçaltımız ve iç sesimiz. Bu ise başlı başına bir avantaj çünkü kendi iç sesimizi ve bilinçaltımızı değiştirmek bizim elimizde.

İlginizi çekebilir: Bilinçaltımızda yer alan duygular günlük yaşantımızdaki davranışlarımızı nasıl etkiliyor?

Bilinçaltımıza bağlı olarak iç sesimizin bize negatif şeyler söyleme ihtimali çok daha yüksek.

Weissenberger, Psikiyatrist David R. Hawkins tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırmanın, iç sesimizin yüzde 60’ının negatif yönde olduğu sonucunu ortaya koyduğunu belirtiyor. Weissenberger’a göre iç sesimizi 3 farklı karaktere ayırabiliriz. Bunlar tavuk, çocuk ve hava durumu sunucusu.

Tavuk

Tavuk olan iç sesimiz bizi yüzleşmelerden ve karşılaşmalardan alıkoyan bir ses. Hepimizin hoşuna gitmeyen bir durum olduğunda karşı tarafla bunu konuşup konuşmamayı düşündüğümüz anlar olmuştur. İşte böyle anlarda bize konuşmamamızı söyleyen ve bunun için ‘karşı tarafı üzmek istememek’ gibi aslında yersiz olan bahaneler üreten tarafımız, içimizdeki tavuğun sesi.

Çocuk

Sabah uyandığınızı düşünün. Yapmanız gerekenin yataktan kalkıp duruma göre spor, duş, iş için hazırlanma vs. olduğunu biliyorsunuz. Ancak bir tarafınız da size yatakta kalıp uyumaya devam etmenizi söylüyor olabilir. Ya da yapmanız gereken herhangi bir iş için bahaneler üretiyor ve bunları sürekli erteliyor olabilirsiniz. Bu durumda iç sesinizin çocuk tarafını dinliyorsunuz demektir.

Hava durumu sunucusu

Weissenberger’a göre, hava durumu sunucusu, keşfedilmesi en zor iç ses karakteri. Çünkü bu karakterin ürettiği bahaneler diğerlerinden daha doğru görünebilir. Özelliği ise, tıpkı havanın nasıl olduğunu etkileyemeyeceğiniz gerçeği gibi, size genellikle sizin dışınızda gerçekleşen durumları sebep göstererek yapabileceğiniz bir şey olmadığını düşündürmesidir. Eğer bir şeyler ters gidiyor ve siz hep başkalarını ya da kendi elinizde olmayan durumları suçluyorsanız içinizdeki hava durumu sunucusunu dinliyor olabilirsiniz.

Hayatınızı bu üç karakterden biri yönetiyor olabilir 

Weissenberger, bu üç karakterin de sizin tarafınızda olmadığını ve sizin yararınıza çalışmadığını söylüyor. Hayatınızın ters giden o alanını şu an bu üç karakterden biri ya da hepsi yönetiyor olabilir. Ancak dinlemeniz gereken tavuk, çocuk ya da hava durumu sunucusu değil. Dinlemeniz gereken kendi istekleriniz, değerleriniz ve hayalleriniz. Şimdi artık düşmanlarınızı daha iyi tanıdığınız için onlarla başa çıkabilmeniz de çok daha kolay.

İlginizi çekebilir: Kritik iç sesimizi susturmanın ve potansiyelimizin farkına varmanın yolları

Beth Weissenberger’ın içinizdeki tavuk, çocuk ve hava durumu sunucusunu yenebilmeniz için neler yapmanız gerektiğini anlatan videosunu aşağıda bulabilirsiniz:

Videoyu izlemek için tıklayın.

 

İlginizi çekebilir: Ses diyaloğu: Kafamızdaki sesleri tanımak

 
Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale