X

Bunun için “daha hızlı ölmeye” değer mi?

Türkçe çok enteresan bir dil. “olumlu” ve “ölümlü” iki ayrı kelime. Görünüşte, aralarındaki tek fark 6 küçük nokta. Gerçekte öyle mi?

Evet gerçekte de öyle. “Nasıl yani? Ölümlü olmak nasıl olumlu olabilir?” derseniz ben de size “kaç kere öldünüz?” diye sorarım.

Biz hiç ölmedik ki biz hep başkalarının ölümlerini izledik. Onlar öldü biz korktuk. Onlar öldü biz ağladık. Yani ölmedik dediysek, toplumsal ölüm anlayışı için bu sözlerim. 

Topluma göre ölüm hayatımıza bir kez girip her şeyi bir anda değiştiren sihirli değnek gibidir. Bu algının sadece şu kısmına katılıyorum evet ölüm bizi balkabağıyken süslü şahane bir arabaya çevirir ama onun hayatımıza bir kez girip her şeyi bir anda değiştirdiği bir yanılgıdan ibaret.

Aksine, ölüm aynı nefes almak gibidir. Her gün her saniye her an ölürüz ama bu sürekli aynı dozda olduğundan kimse bunu fark etmez. Ölümden korkmak saçmadır, çünkü zaten her saniye seninle olan bir şeyden korkmaya gerek yoktur.

İnsan ölümden korkar, çünkü anladım ki insan doğası gereği her zaman bir şeylerden korkmak ister. Toplumsal olarak öyle kodlanmış ve bunu henüz yıkamadığı için içten içe hep korkacak bir şey yaratır.

Bu yüzden bir şeyden korkmak isterseniz bunu anlarım. Ancak, sırf bir şeyden korkmak için ölümden korkmayı seçtiyseniz size daha cazip bir teklifim var.

Sizi ölümden değil ölmeye değer bir şey yapmadan ölmekten korkmaya davet ediyorum.

İşte bu çok güzeldir.

Neden güzeldir biliyor musunuz? Çünkü o zaman ölmek çok keyif verir ve aslında hiç bir balkabağının süslü bir arabaya dönüşmesi için ölüme ihtiyacı yoktur. Bunu anlarız.

Ben ölmeye değer bir şey yapmadan ölmekten korkarım ve bu adam gibi bir korkudur. Severim. 

Bir şey daha var…

Her gün öldüğümü anladıktan sonra, ölümün de hızı olduğunu keşfettim; daha hızlı ölmek diye bir şey var.  Ölümü yok edemeyiz ama hızı bizim elimizde.

Mesela, ben hiçbir şey yapmadığımda daha yavaş, bir şeyler yaparken daha hızlı ölürüm. Bunu fark ettiğimden beri yapmayı seçtiğim her şey öncesinde bir kaç kez sorarım kendime: Bunun için daha hızlı ölmeye değer mi?

Bu basit bir arkadaş sohbeti de olabilir, bir iş projesi de, okunacak bir kitap da olabilir, izlenecek bir film de. Bunun için daha hızlı ölmeye değer mi?

Bazen değeceğini sanırım değmez. O zamanlar ağzımda buruk bir tad kalır. Sevdiğim yiyecekten zehirlenmiş gibi hüsran dolu olurum. Bazen değermiş ama seçmemişim derim. Onlara çok üzülmem. Nasılsa ölmeye değecek daha çok deneyim çıkacak karşıma derim. Bazen de sonuna kadar değer. Keyiften sarhoş olurum. Bugün de güzel öldük yahu, ohh derim.

Daha önce de yazmıştım, yine yazacağım ve belki de hep yazacağım… Bu hayatta aslolan doğru soruları bulmaktır. Doğru soruyu bulduğumuzda doğru cevap sobelenmiş olur.

İşte, benim her zaman yanımda taşımaktan çok keyif aldığım sorulardan biri de bu. Bunun için daha hızlı ölmeye değer mi?

Daha hızlı ölmeye değmeyecekse daha yavaş ölmeyi seçerim ben ve sırtımı koltuğa yaslayıp gökyüzünü izlerim.

…Ama yavaş da olsa hızlı da olsa ben her anım ölmeye değer olsun istiyorum. Sen?

İlginizi çekebilir: İnsan ne için yaşar?

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Diğdem Girici: İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı hafifleten bu muhteşem bilgiler daha çok insana ulaşabilsin ve daha çok insan yaşamdan keyif alabilsin diye. Sorularınız veya paylaşımlarınız için bana giricidigdem@gmail.com adresimden veya @digdemgiriciyoga Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale