X

İçimizdeki boşluk: Kendini beslemeye devam eden bir döngü

Günümüz toplumu özellikle 2000’li yıllardan itibaren gelişim hızını önceki yıllara göre artırarak devam etmektedir. Her geçen gün teknolojik gelişmeler ve sosyal medya, hayatımızın vazgeçilmez yapı taşları haline gelmektedir. Bu durum iletişim ve haberleşme hızını da arttırarak kültürel etkileşimin gelişimini de sağlamaktadır. Bu gelişim pek çok olumlu ve olumsuz durumu da beraberinde getirmektedir. İhtiyaç, arz ve talep dinamikleri de daha değişken hale gelmektedir.

En basit hali ile açıklayacak olursak bilmediğimiz, görmediğimiz haberimiz olmayan veya öğrenmediğimiz bir durum ve ürün hakkında isteğimiz de oluşmaz. İnsan ihtiyaçları her ne kadar gelişen toplum ile beraber farklılaşıyor gibi gözükse de temel olarak alt metni aynıdır. İhtiyaçlar konusunu anlamak açısından Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne değinmemiz yardımcı olacaktır. Nedir bu temel ihtiyaçlar?

  • Fizyolojik İhtiyaçlar
  • Güvenlik İhtiyacı
  • Sevgi, Ait olma, Sosyalleşme İhtiyacı
  • Saygı, Değer Görme İhtiyacı
  • Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı

Bu ihtiyaçlar hayatımızın belli bir döneminde karşılanmadığında veya karşılanmamaya devam ettiğinde içimizde boşluklar oluşmaya başlar. Bu boşluklar bir şekilde doldurulmak isterler. İçimizdeki boşlukları doldurma dürtüsü o kadar kuvvetli, o kadar güçlü olabilir ki kişi kendini bu uğurda birçok şeye feda edebilir.

Bazı örnekler verecek olursak; bu ebeveynlik olabilir, sevgili olabilir, eş olabilir, iş olabilir, para olabilir vb. aklınıza gelebilecek her şey olabilir. Hayatta en çok istediğiniz veya hırslandığınız konulara şöyle bir bakın bakalım. Deli gibi zengin olmak mı istiyorsunuz? Sürekli evlenmek ve çocuk sahibi olmak mı? Yoksa başarılı olmak mı? Sürekli takdir görmek mi? Bütün bu sorular artarak devam eder. Bütün bunları hangi boşluğu doldurmak adına istiyoruz?

Kendinizi gözlemlemek adına sürekli olarak çevrenizden beklentileriniz neler bakabilirsiniz. Soruları biraz daha artıralım:

  • Güvende hissetmek için çok mu paramız olmalı?
  • Sevilmek için çok mu yakışıklı veya güzel olmalıyız?
  • Saygı görmek için statüye mi ihtiyacımız var?
  • Kendini gerçekleştirme amacımız için bir şeyler yaratmalı veya icat mı etmeliyiz?

Bütün bu kodlar ailemiz, yakın çevremiz, okul, iş , toplum, sosyal medya gibi öğrenimler sonucunda ihtiyaçlarmış gibiye dönüşür. İçimizdeki boşluğu biraz daha büyütmeye devam eder. Biz de bunların peşinde koşmaya ve boşluğu doldurmaya çalışmaya devam ederiz.

Diyelim ki bunları elde ettik. Bu seferde bunları kaybetmemek uğruna olan çabalar ve korkular başlar. Döngü kendi içinde kendini beslemeye ve boşluğu artırmaya devam eder. Başarılı, zengin, güzel, yakışıklı… vb. sıfat ve maskeler olmadan kaçımız bütün hissedebilir. Kendinizde olanı başka yerde aramamamız dileğiyle. Yürüyeceğimiz yolda varacağımız evde bize çıkacaktır. İçimizdeki boşluğun sıfatlarla veya çevresel etkenlerle dolmadığı sosyal ve içsel varlığımızın koşullara bağlı olmadığı yollar sizin olsun.

İlginizi çekebilir: Hayatta kalmak ve yola devam etmek üzerine

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale