X

İç huzuru dengelemenin yolu nereden geçiyor?

Değerler güdülenmeyi sağlayan en önemli araçtır. Davranış kalıplarımızı yönlendirir ve değiştirirler. Mesela; “her sabah 6.30’da kalkıp meditasyonumu ve günlük rutinimi yapacağım” diye kendime söz vermeseydim, ben bunu yapamayacaktım. Çünkü bir kere bir şeye karar vermiş olmak benim için önemli ve bu cümle ağzımdan çıktıysa, yapmamak mutsuz hissettireceğinden, yapıyorum. Yani bu bir temel değer göndermesi; verdiğim sözü tutmazsam kendimi kötü hisseder ve kendime olan sevgimi besleyemem.

Yine her eylemin sonu kendini sevmenden geçiyor.

Peki ya kendimizi iyi hissetmediğimiz işler yaparken bulmuyor muyuz kendimizi? Çalıştığımız iş yeri, sektör, mecburen olmak zorunda hissettirilen zamanlar… Bizi biz olmaktan alıkoyan her şey. Bunlara maruz kalırken mutlu olmak için ya kendimizi başka şeylere kanalize ediyoruz ya da mutsuzluk içerisinde -miş gibi yapıyoruz. Genel olarak da kendimizi kanalize ettiğimiz şey her ne ise (alışveriş yapmak, dansa gitmek vs.) kısa vadede işe yarar eylemler oluyor. Sonrası yine aynı…

Herkes sevdiği işi yapsa, herkes istemediğinde hayır diyebilse, herkes kendi değerini fark etse keşke.. Böyle pembe bir toz bulutunu oluşturan düşüncelerim olmuyor değil zaman zaman. Sonra hayatın gerçeklerine dönüyorum. Ama hayat zor! “Ya doktor olacaksın ya mühendis! Aman şarkıcı mı olacaksın?” sözleri yankılanıyor geçmişlerden kulaklarımızı çınlatan… Sonra hayatın gerçekliğinin kime göre ve neye göre olduğunu sorguluyorum. Aslında hayatın bana göre olan gerçekliği değil o. Bana bir başkasının zihniyle öğretilmiş gerçekliği. Yani benim penceremden bakınca evet, hayat aslında belki bu kadar pembe.

Ben bu pembe zamanlara doğru yola çıkmaya karar verdim. Uzunca bir süre aldı bu karar verme kısmı. Zihnimde bir savaş vardı, sonra döndüm kendi hayatıma baktım, savaştan farksızdı… Sürece uzun dedim ama belki de kısaydı bir başkasına göre ama, “bana” uzun hissettirdi. Şimdi ise eyleme dönüşme kısmına doğru ilerleme sözü verdim kendime. Yani yine değerlerimi hatırlattım kendime. O sözü vermezsem olmayacaktı çünkü. Aslına yukarıda anlattıklarıma bakacak olursak, bu kadar kolay değil belki de. Çünkü değerler içerisinde birçok duygusal yük de barındırıyor. Bir de şu var, herkesin değer yöntemi de kendine özel. Ama ne olursa olsun, herkes olaylara bildiği pencerenin dışından bakınca farklı manzaralar görecek. Yine her eylemin sonu kendini sevmenden geçiyor. Eğer kendini seversen kendin için bir şeyler yapmak önem sıralamasında başlara gelir ve iç huzurundaki dengeyi keşfedebilirsin.

Ne demiş Abraham Maslov;

Kendi kendisiyle barış içinde yaşamak istiyorsa; müzisyen müzik yapmalı, ressam resim yapmalı, şair şiir yazmalıdır.

 

İlginizi çekebilir: Bilmediğin bir “sen” var: Onu keşfetmek için hazır mısın?

Şebnem Pınar: Merhaba! Yazılarımda benim 'anlama yolculuğumu' okuyor olacaksınız. Beni anlamak için yazan birisi olarak tanımlamak da isteyebilirsiniz. Şimdi daha önceden edindiğiniz tüm varsayımları ve okurken yapacağınız tüm kritikleri bir kenara bırakıp, sadece okuyun. İdraki de doğal sürecine bırakın... Okuduğunuz an anladığınız şey az sonra değişebilir! Bunu hatırlayın. Bu sizin size yapabileceğiniz en güzel şey!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale