X

Huzursuz Bacak Sendromu: Ayağınızı sakinleştirmenin ve uykuya geri dönmenin formülü

ABD merkezli RLS Foundation, yani Huzursuz Bacak Sendorumu Derneği’ne göre Willis Ekbom Hastalığı da denilen Huzursuz Bacak Sendromu, aslında kişide karşı konulmaz bir bacağını hareket ettirme isteği uyandıran, hatta bazen alışılmadık ve rahatsız edici hislere neden olan nörolojik bir bozukluk. Üstelik semptomlar sadece bacakta değil; kollarda ve vücudun diğer yerlerinde de görülebiliyor ve genellikle akşamları ortaya çıkıyor. Bu da hastalarda uyku bölünmelerine ve yaşam kalitesinin düşmesine neden oluyor.

Huzursuz Bacak Sendromu kimlerde görülüyor?

Nöroloji uzmanı Doktor William Ondo‘ya göre yaklaşık olarak her yüz kişinin üçünde Huzursuz Bacak Sendromu görülüyor ve bu kişilere gerekli tedavilerin uygulanması gerekiyor. Hastalık; Asya ve Afrika ülkelerine kıyasla kuzey Avrupa ülkelerinde daha fazla görülüyor.

Huzursuz Bacak Sendromu semptomları günlük ritme bağlı olarak seyredebiliyor. Yani gün içinde minimum düzeydeyken akşamları kötüleşebiliyor.

Hastalık, çocukluk ile yetişkinlik arasında herhangi bir yaşta görülüyor. Dr. Ondo’ya göre Huzursuz Bacak Sendromu’ndan muzdarip kişilerin çoğunluğunu 40’lı ve 50’li yaşlarındaki kişiler oluşturuyor. RLS Foundation uzmanları ise hastaların sonradan geri dönüp baktıklarında çocukluk döneminde bazı semptomların izini sürebildiklerini söylüyor.

İlgili yazı: Nöropatik ağrılara iyi gelecek 5 alternatif yöntem

Huzursuz Bacak Sendromu üzerine yapılan çalışmaların neredeyse tümü, bu hastalığın 2’ye 1 oranında kadınlarda daha çok görüldüğünü söylüyor. Bunun nedenine dair kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, hastalığın beyindeki demir oranının azalmasına bağlı olarak geliştiği ve kadınlarda bu oranın erkeklere göre daha düşük olduğu biliniyor. Ayrıca, Huzursuz Bacak Sendromu olan kadınların yüzde 20’sinde hastalık hamilelik döneminde gelişiyor ancak genellikle semptomlar doğumdan sonra kendini gösteriyor.

Huzursuz Bacak Sendromu’nun henüz tek bir nedeni bulunabilmiş değil. Ancak araştırmalar sayesinde pek çok önemli bilgiye ulaşıldı. En azından 6 farklı genin, Huzursuz Bacak Sendromu riskini artırdığı biliniyor. Ayrıca hastalığın aileden geldiği de biliniyor. Demir eksikliğiyle birlikte böbrek yetmezliği ve sinir hasarı (nöropati) hastalığıa davetiye çıkarıyor. Dr. Ondo, bazı ilaçların, özellikle de sedatif antihistaminlerin hastalığı kötüleştirdiğini söylüyor.

Huzursuz Bacak Sendromu semptomları neler?

Huzursuz Bacak Sendromu; hamilelik, demir eksikliği veya böbrek yetmezliği gibi bir sebepten kaynaklanmıyorsa, hayat boyu süren bir hastalık. Eğer bu saydığımız “geçici” semptomlar düzeltilirse, Huzursuz Bacak Sendromu da düzelmiş oluyor.

Huzursuz Bacak Sendromu’nu en basit haliyle hareket ettirmek rahatlatır.

Huzursuz Bacak Sendromu semptomları günlük ritme bağlı olarak seyredebiliyor. Yani gün içinde minimum düzeydeyken akşamları kötüleşebiliyor.

Huzursuz Bacak Sendromu’nda sıklıkla görülen semptomları şöyle sıralamak mümkün:

– Bacağı hareket ettirmek için çok güçlü bir istek. Bu güçlü isteğe zaman zaman rahatsız edici hisler de eklenebiliyor. Hastalar bu hisleri ürperti, kaşınma, çekilme, kemirilme şeklinde tarif ediyor. Tüm bu hisler kollar veya vücudun diğer yerlerinde de kendini gösterebiliyor.

– Dinlenme pozisyonundayken kötüleşme. Hastalar ne kadar uzun süre dinlenirse, semptomların o kadar sıklaştığını söylüyor.

– Bacağı hareket ettirdiğinizde rahatlama. Bu rahatlama hissi tümden veya bölgesel olabilir ancak genellikle bacağınızı hareket ettirdikten kısa bir süre sonra gelecektir.

– Akşamları, özellikle uzanırken kötüleşme.

– Uyku düzeni, dinlenme, enerji seviyesi gibi hayat kalitesi belirleyicileri üzerindeki etkisi nedeniyle yakın çevreyle veya iş ilişkilerinde bozulma.

İlgili yazı: En sık karşılaşılan uyku problemleri ve çözüm önerileri

Tedavi yöntemleri

Huzursuz Bacak Sendromu’nu en basit haliyle hareket ettirmek rahatlatır. Düzenli uyku da aynı etkiye sahiptir. Bunun yanı sıra Dr. Ondo konvansiyonel tedavilerin birçok hastada işe yaradığını söylüyor. Uluslararası kuruluşlar tarafından onaylanmış ilaçlarla uygulanan tedavilerin çoğunda başarılı sonuçlar elde edilebiliyor.

Kaynak:
WomensHealth

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale