X

Hobiler, hayatınızı ve mental sağlığınızı nasıl etkiliyor?

Çeşitli yayın organlarında, katıldığınız kurslarda veya bir uzmandan aldığınız tavsiyelerde değişik aktivitelerin hayatınızı, duygu durumunuzu, hatta hayata bakışınızı ne kadar değiştireceği yönünde yorumlara denk gelmişsinizdir.

Bu aktiviteler çok çeşitli olmakla beraber size mutlak suretle iyi geleceğini bildiğiniz aktivitelerdir. Spor yapmak, ev içi hobiler, kitap okumak, sanatsal faaliyetler vb. uygulamalar fiziksel sağlığınız kadar mental sağlınızı da etkiliyor. Bu yazımda, avantajları çok genel olarak bilinen bazı hobilerin sizi mental olarak da nasıl etkilediğine değinmek istiyorum.

Açık hava yürüyüşü

Dolaşım, solunum ve iskelet sistemine olumlu etkisi bilinen yürüyüşün zihnimize ve ruhumuza olan faydaları da yadsınamaz. Düzenli yürüyüş sonunda mutluluk hormonları olarak da bilinen dopamin ve serotonin kimyasalları salgılanır. Serotonin sizin daha mutlu hissetmenizi sağlarken dopamin de yaratıcılığınızı arttırır, hafızanızı güçlendirir, daha verimli bir uyku düzenine geçmenize yardımcı olur. Yürüyüşün mental etkileri bu kadarla da kalmıyor. Konsantrasyon güçlüğü, yüksek stres ve dikkat problemlerinizin de azalmasını sağlamaktadır.

Enstrüman çalmak

Müzik dinlemenin rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi olduğu bilinmekte. Müzik dinlemek kadar bir müzik aleti çalmanın da beyne olan etkileri şaşırtıcı derecede fazla. Nota okumak, nota ile beraber çalmak, aynı zamanda şarkı söylemek genel koordinasyonu çok fazla arttırmakta. Bununla beraber enstrüman öğrenmenin ve çalmanın kaygı bozukluklarının tedavisinde oldukça etkili olduğuna dair bilimsel araştırmalar da mevcut. Uzun süre boyunca enstrüman çalan kişilerin beyin fonksiyonlarında da değişiklik gözlemlenmiş. Buna göre; beyinlerindeki işitsel ve motor sistemler arasındaki bağların güçlendiği sonucu ortaya çıkmış.

Puzzle (Yapboz) yapmak

Özellikle 500 ve üstü parçalı puzzle ile uğraşmak, değişik renkleri ve şekilleri bir araya getirmek el göz koordinasyonunu geliştirdiği gibi diğer insanlara göre daha sabırsız olan kişilerin zaman dengesini kurmasını sağlıyor. Bir parçayı arayıp bulmak ise hedef koymak ve hedefe ulaştıktan sonra artan motivasyona en basit örneklerden biri

Yazmak

Sanırım birçoğunuz küçükken günlük tutmuştur. Çocukluk heyecanlarınızı, arkadaşlarınızla yaşadıklarınızı, ailenize söylemek istemediğiniz şeyleri bir deftere aktarmışsınızdır. Okumak gibi yazmak da dil gelişimini ve kelime haznesini arttırır. Ancak yazmanın asıl önemli etkisi hayatınıza dair birçok önemli olayı hatırlamanızı ve belki yeniden yüzleşmenizi, yaşadığınız durumlara, kişilere farklı bir pencereden bakmanızı sağlamasıdır. Biz terapistler de seans sürecinde danışanlarımıza bol bol yazmalarını tavsiye eder hatta bununla ilgili ödevler veririz. Yazarken daha şeffaf, içten olursunuz. Başkalarıyla paylaşamadıklarınızı yazarak dökersiniz. İçsel gelişiminiz için, yaşadığınız psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde yazmak çok önemli rol oynar.

Resim, heykel vb. çalışmalar

Sıfırdan ortaya bir eser çıkarmak aynı enstrüman çalmak gibi beyin fonksiyonlarını olumlu yönde etkileyen, yeteneğinizi ve yaratıcılığınızı ortaya çıkaran, motivasyonunuzu arttıran önemli bir aktivitedir. Burada dikkat edilmesi gereken kısım ‘mükemmel yapmak’ değil kendi yorumunuzla, kendi tarzınızla bir eser yaratmaktır. ‘Beceremiyorum, yapamıyorum, yeteneksizim’ demek yerine öğrenip bol bol pratik yaparak çıkardığınız eserle gurur duymalısınız.

Yemek yapmak

Tat ve koku direkt olarak parasempatik sinir sistemini etkileyen duyulardır. Değişik tatlar ve baharatlar denemek, bunları birleştirip bir yemek yapmak ya da değişik mutfakları araştırıp o kültüre özel tarifleri uygulamak farklı bakış açıları geliştirmenize dolayısıyla daha objektif bir hayat görüşü oluşturmanıza yardımcı olur.

Burada kişilik özelliğimizi ve beynimizin işlevini geliştirecek bazı aktivitelerden söz ettim. Ancak siz burada yazılı olmayan ancak sizi geliştireceğini düşündüğünüz aktivitelere lütfen zaman ayırın. Önce siz gelişin ki çevreniz gelişsin.

İlginizi çekebilir: Akış teorisi: Ya sevdiğiniz işi yapın ya da yaptığınız işi sevin

Uzman Psikolog Merve Saraçoğlu: İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Lisans ve Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bristol Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Programı’nı tamamlamıştır. 2010 yılında başladığı Bilişsel ve Davranışçı Terapi eğitimini 2013 yılında bitirerek psikoterapist ünvanını almıştır. Eş zamanlı olarak Pozitif Psikoterapi Enstitüsü’nden onaylı Pozitif Psikoterapi eğitimi ve Pozitif Aile Terapisi eğitimi almıştır. 2012 yılında Avrupa Psikodrama Organizasyonu onaylı psikodrama eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinde, davranış bozukluklarında gevşeme teknikleri konusunda eğitim ve süpervizyonlar almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamaları esnasında Bilişsel-Davranışçı Terapi, Pozitif Psikoterapi, Çözüm Odaklı Terapi ve Motivasyonel Görüşme Tekniklerinden yararlanmaktadır. Kendi oluşturduğu ‘’Ofiste Gevşeme’’ programıyla kurumsal şirketlere iletişim ve gevşeme teknikleri eğitimleri vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale