X

Akıllardaki soru: Yalnızca Hindistan cevizi yağı ile kilo vermek mümkün mü?

Günümüzde cildinizi yumuşak ve sağlıklı tutmaktan kan şekeri seviyenizi düşürmeye kadar, hindistan cevizi yağı sayısız sağlık iddiasıyla ilişkilendirilir. Kilo kaybı da, hindistan cevizi yağı alımına bağlı faydalar arasındadır. Bu nedenle, kilo vermek isteyen pek çok insan bu tropik yağı kahve ve smoothie’ler de dahil olmak üzere yemeklerine, atıştırmalıklarına ve içeceklerine eklemektedir.

Bununla birlikte, kilo kaybı için sihirli bir değnek  olarak tanıtılan çoğu içerik maddesi gibi, hindistan cevizi yağı da mucizevi bir kilo kaybı çözümü olmayabilir. Hindistan cevizi yağının sağlıklı bir yağ olduğuna dair hiçbir şüphe olmasa da, bu popüler ürünün birçok insanın iddia ettiği gibi kilo vermek için etkili olup olmadığı açık değildir.

Hindistan cevizi yağı ve MCT yağı

Bu yağın kilo kaybına fayda sağlaması; temel olarak açlığın azaltılabileceği iddiasına ve ayrıca hindistan cevizinin orta zincirli trigliseritler (MCT’ler) adı verilen özel yağlar içermesine dayanıyor.

MCT’ler, zeytinyağı ve fındık yağı gibi gıdalarda bulunan uzun zincirli trigliseritlerden (LCT) farklı şekilde metabolize edilir. MCT’ler kaprik, kaprilik, kaproik asidi içerir. LCT’lerin aksine, MCT’lerin %95’i hızla ve doğrudan kan akışına – özellikle karaciğerin portal damarı – emilir ve hemen yakıt için kullanılır. MCT’lerin, yağ olarak depolanması LCT’lerden daha az olasıdır.

MCT’ler doğal olarak hindistancevizi yağı içindeki yağın yaklaşık% 50’sini oluştursa da, bunlar ayrıca izole edilebilir ve bağımsız bir ürün haline getirilebilir, yani hindistancevizi yağı ve MCT yağı aynı şeyler değildir.

Hindistan cevizi yağı% 47,5 lorik asit ve% 8’den az kaprik, kaprilik ve kaproik asitlerden oluşur. Çoğu zaman laurik asidi bir MCT olarak sınıflandırırken, emilim ve metabolizma açısından LCT gibi davranır. Spesifik olarak, diğer MCT’lerin % 95’i ile karşılaştırıldığında sadece % 25-30 oranında lorik asit portal ven tarafından emilir, bu nedenle sağlık üzerinde aynı etkileri yoktur. Bu nedenle bir MCT olarak sınıflandırılması tartışmalıdır .

Hindistan cevizi yağı doygunluk hissini artırabilir

Hindistan cevizi yağı doygunluk hissini artırabilir ve iştah düzenlemesini sağlar.

Araştırmalar, hindistan cevizi yağı gibi yağ bakımından zengin yiyeceklerin öğünlere eklenmesinin mide hacmini artırabileceğini ve düşük yağlı öğünlerden daha fazla doygunluk hissine neden olduğunu göstermiştir .

Bazı araştırmalar ayrıca doymuş yağ bakımından zengin yiyeceklerin tüketilmesinin, tekli doymamış yağlar açısından zengin yiyecekleri yemekten daha fazla doygunluğa neden olabileceğini göstermiştir. Bununla birlikte, diğer çalışmalar, doygunluk hissinin yağ asidi seviyelerinden etkilenmediği sonucuna varmıştır .

Sonuç olarak söylemek gerekirse; hindistan cevizi yağı, kilo vermeyi arttırıcı sihirli bir madde değildir ve yağ kaybını teşvik etme potansiyeli hakkında daha fazla araştırma yapılması gerekir ancak doygunluk hissi sağladığı bir gerçektir. Bununla birlikte, kilo kaybını arttırmasa da, dengeli bir beslenmenin parçası olarak tüketilebilecek ve başka amaçlar için kullanılabilecek sağlıklı bir yağdır.

Ayrıca  tüm yağlar gibi, hindistan cevizi yağının kalori bakımından yüksek olduğunu not etmek önemlidir. İstediğiniz kilonuza ulaşmaya çalışırken, kalori alımınızı kontrol altında tutarken, hindistan cevizi yağını yiyeceklerinizin tadını geliştirmek için küçük miktarlarda kullanın.

Genel olarak, fazla kilo vermek için tek bileşenlere güvenmek yerine, bütün, besleyici madde açısından zengin gıdalar tüketerek ve porsiyon kontrolü uygulayarak, diyetinizin genel kalitesine odaklanmak daha faydalı olacaktır.

 

İlginizi çekebilir: Akdeniz’in mis kokulu bitkisi biberiye: Neye faydalıdır, ne kadar tüketmek gerekir?

Hanife Kara: Diyetisyen Hanife Kara, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarıyla mezun oldu. Üniversitede aldığı eğitim süresince birçok kamu ve özel sağlık kuruluşunda uzun dönemli stajlar yaptı. Sağlıklı yaşam ve zihinsel gücün insan vücudu üzerine etkisi kavramları ile yakından ilgili olan Pozitif Diyetisyen; 2018 yılında aldığı eğitim programını başarı ile tamamlayarak, “Yaşam Koçu” unvanını kazanmış ve mesleğine yeni bir boyut katmıştır. Ege Üniversitesi Fitorerapi Yüksek Lisansı ile eğitim hayatı devam etmektedir. Şu an İzmir'de Pozitif Diyetisyen Hanife Kara beslenme ve diyet danışmanlığı merkezinin kurucu diyetisyenidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale