X

Hindistan aşram deneyimi: Sessizlik, meditasyon ve Samyama ile 8 gün

Hindistan’da Aşram seyahatimden döndüm.Buraya ikinci gidişim ve dürüst olmak gerekirse susmayan bir zihinle olasılıkların arasından süzülerek gittim.

Dünyanın bir ucuna tek başıma giderek yine de bildiğimi okuduğum için şükran doluyum.

Coimbatore’daki Isha Yoga Center’a gittim. Velliangiri Dağlarının eteklerinde şehir hayatının tüm kaosunda uzakta bir alan.Buraya aşram denmesinin nedeni her şeyin gönüllülük esasına bağlı olması ve herhangi bir çıkar ya da beklenti olmadan herkesin elinden gelenin en iyisini yapması ve bu yüzden aşramlarda çoğu şeye ücretsiz ulaşabilirsiniz. Isha Yoga Center’ın kurucusu Sadhguru. Bu aşramın gurusu kendisi aynı zamanda.

 Hindistan’da birçok gurunun, birçok aşramı olduğunu bence zaten biliyorsunuzdur.

Gurunun kelime anlamı, karanlığı yok eden demek ve gurunun görevi aslında tam olarak içimizdeki karanlık hallerle baş edecek  ilhamı vermesidir. Temel anlamda bir öğretmen olarak görebilirsiniz, ama derin anlamda onun çok ötesi.

Buraya gelişimin en temel amacı, Sadhguru ile İleri Seviye Meditasyon Programına (Samyama with Sadhguru) katılmaktı. Program 8 gün sürüyor ve ağır koşulların altında sessizlik içeriyor.

Bu programa katılmak için bitirmeniz gereken programları tamamladıktan sonra bitmeyen ön görüşmelere giriyorsunuz.

Sanırım 5000 kişiydik. Alana girerken değerli eşyalarınızı teslim ediyor ve size verilen numarayı alıp, üstünüze takıyorsunuz. Yani aslında isminizle birlikte modern hayattan kazanadığınız ne kadar etiket varsa onları bırakıyorsunuz.

Program sabahları sanırım 4.30 gibi başlıyordu. Saatimiz olmadığı için saatin kaç olduğunu asla bilemedik ve akşamları sanırım yine 22:00 gibi bitiyordu. 

Sabah erken ve akşam saatleri çok soğuk oluyor, onun dışında ise sıcak. Herhangi bir hastalık durumunda sessizlikte olduğumuz için kendi kendimize durumla baş edebilememiz gerekiyordu. O yüzden bir paket hepimize sağlık kit’i verildi.

Program boyunca 3 öğün vegan yemek yiyorduk. Konuşmadan, sessizlik içinde ve aslında her öğün aynı şeyi yedik. Ayrıca zaten aşramda yemekler elle, sessizlik içinde yenir. Elle yenmesinin nedeni yemeğinin pranasını almak için aslında.

Meditasyon pratiklerimizin süresini 3-4 saat olarak düşünüyorum. İnsani deli edecek şekilde uzundu. Yemek aralarımız ise  1, bazen ise 2  saat gibi zamandı. Aranın bittiğini bize çaldıkları gong’larla anlatıyorlardı.

Uyuduğum  alan ya da gün boyunca yaşadığım koşullar cidden çok zorlayıcıydı. Zaten tüm amaç alıştığımız rahat ortamı bırakıp, eski tetiklenmelerimize aynı tepkileri vermemek üzerine kuruluydu.

Son 3 gün temizlik çantası yaptığım paketi kaybettim. İçinde şampuanım, diş fırcam, diş macunum vs kayboldu. Son 3 gün bu açıdan daha da zorladı. İnsan yardım istemek istiyor ama program zaten konuşursak atılacağımız üzerine kurulu olduğu için ağzımı açamadım.

8 günün sonunda ise eşyalarımızı geri aldık. Ama tahmin edersiniz 5000 katılımcının olduğu programda eşyaları almak ya da vermek baya uzun prosedür içeriyor.

Hayatımın en sert, en çok savuran ama aynı zamanda en  çok daha derinime inen programıydı.

Sadhguru orada bize modern dünyaya taşıyabileceğimiz bir araç göstemesinin yanında bir de bazı şeyleri kalbimizin en derinine işledi.

İlk gidişimde böyle hissetmemiştim ama ikinci gidişimde artık ikinci bir evim var gibi hissediyorum. İngilizce telaffuzlarını ya da adetlerini tam olarak anlamadığım bu ortam nasıl oldu da kalbimi bu kadar açtı belki sayfalar dolusu yazsam yine de tam olarak anlatamam.

Ama şu kadarını söylebilirim ki, orayı sanırım artık kalbimde taşıyorum.

Ve şimdiden çok özledim.

İlginizi çekebilir: Yıl sonu değerlendirmesi: Geçmişten öğrenmek ve yeni yıla güçlü başlamak

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale