X

Herkesin aklındaki o soru: Ya seks monotonlaşırsa?

Çocuklara, hayvanlara taciz ve tecavüz ile ilgili her gün haberin olduğu bir ülkede cinsellik ve seks ile ilgili bir şeyler yazmak gerçekten zor. İnsanın en temel ve keyif veren duygusunun nasıl başka bir şeye dönüştüğünü görmek çok acı. Aslında araştırma sonuçlarına bakılırsa bu tarz şeylerin failleri olan insanların bunu cinsel dürtü nedeniyle değil, başka psikosomatik bozukluklar nedeniyle yaptığı görülüyor.

Cinselliğe geri dönersek zamanında birbirimize dokununca kıvılcımların çaktığı, onla sevişmeyi en ilgi çekici aktiviteye bile tercih ettiğimiz insanla yapılan neden seks monotonlaşıyor ve istek azalıyor hep kafamı kurcalayan bir konu. Burada bahsettiğim; başlarda karşılıklı, tatmin edici ve renkli bir cinsel hayatı varken zamanla uzaklaşan ilişkiler.

Bekarlar evlenmeden önce evlilerin (çiftlerin) her gün seks yaptığını sanırmış oysa uzun süreli ilişkilerde ve özellikle evlilikte seksin sayısının ve yoğunluğunun azalması fıkralara ve karikatürlere sık sık malzeme olan bir konu.

İnsan davranışlarının doğası gereği bilinene, eskiyene ilgili azalıyor ama peki ne oluyor da uzun süreli ilişkilerde seks monoton, hatta istenmez hale geliyor. Benim en sık gördüğüm manzara günlük koşuşturmanın, stresin, birbirine duyulan isteğin önüne geçmesi. Yani istek ve arzu hala yerinde duruyor ama onun önüne ilişkinin en başında geri plana attığımız günlük konular geçiyor.

Maalesef duygu odağı daha yüksek olduğu için kadınlar bu konudan daha fazla muzdarip. Cinsellikte hiçbir şey tek taraflı değil ama bu durumda hala cinselliği daha çok arzu eden tarafın sıranın önündeki engelleri kaldırması lazım. Bunun için baş başa bir yemek, biraz içki, beraber seyredilecek bir film gibi uzun bir öneriler listesi var. Beraber bir küvet keyfi veya aynı şehirde de olsa bir gece evin dışında bir yerde kalma ve belki o gece için yeni alınmış bir çamaşır benim favorilerim. Sabır burada önemli. Zira arzu eden taraf bunları yapsa bile beklenti içinde olup baskı kurabiliyor. Bir de sevişmenin sonrası önemli. Sevişmeden sonra sarılarak ve konuşarak geçirilecek beş on dakika bir sonraki ilişkinin davetiyesi gibi. Çünkü tatmin duygusu, bağlanma ve güveni sağlayan hormonlar bu dakikalarda salgılanıyor. Tüm yükü arzu eden tarafa yıkmak olmaz. Diğer tarafın da bunu bir ödül olarak görmemesi lazım.

Yeniliğin gücünü de bir tarafa atmamak lazım. Cinsellik her monotonlaştığında ilişkiyi bitirmek, partner değiştirmek değil kastım. Yenilik; mekan değişikliği veya yeni iç çamaşırları ile olabileceği gibi yeni pozisyonlar ve yeni oyuncaklarla da olabilir. Ezberlenmiş bir giriş-gelişme-sonuç gibi bir rutin yerine çiftlerin arada sırada birbirlerine farklı ne yapabiliriz diye sormasında ve düşünmesinde fayda var. İlla bunun için para harcamaya gerek yok. Hayali hikayeler kurup o rolleri oynamak, örneğin yatak odasına hep uzun ön sevişmenin olduğu bir ilişkide hikayeye uygun hızlı ve biraz sert bir monotonluğun ilacı olabilir. 

Tabii şunu unutmamakta fayda var: Yatakta olan, konuşulan yatakta kalmalı. İstek ve şehvetle hatta biraz da karşı tarafı ateşlemek için söylenen sözler daha sonra sorgulanırsa, önce büyüsünü sonra da güvenini kaybeder.

Hikayelerimden oluşan “Kadınların bana anlattığı hikayeler – 12 burçtan kadının 12 erotik hikayesi” kitabım ile ilgili güzel haberler var. Bir yayın evi ile anlaştık ve 1-2 aya kadar kitap basılmış olacak. Umarım beğeni ve ilgi görür. Gelişmeleri sizlerle paylaşacağım. Yine bir şiirimsi ile bitirelim.

Tuzlu Tatlı

Limanda palamarları çözülmüş bir gemi gibiydi gamzeli kadın

Gitmek için vazgeçiş, kalmak için işaret bekliyordu.

Sevişmenin terlerinden kalan tuza, gözyaşlarınınki eklendi

Tuza tatlı dil katılınca uzadı kalış, uzasa da biten hazlar gibi

 

Yazdığım hikayelerden oluşan Kadınların Fısıldadığı Hikayeler kitap olarak yayınlandı. Satın almak için tıklayın: Kadınların Fısıldadığı Hikayeler

İlginizi çekebilir: Gizemli ve çekici: İç çamaşırının sırları

Hectorist: Adını İlyada destanındaki Truvalı Hector’dan alan Hectorist, psikolog olacakken finans sektöründe kariyer ve master yapan bir beyaz yakalı. İstanbul’da yaşasa da, daha önceleri hayatının birkaç yılında yurt dışında çalışan ve 2018 başında tekrar yurt dışında çalışmaya başlayan otuzlu yaşların sonunda bir erkek. Meraklı ve araştırmayı seven biri… Cinselliği ise doğal ve öğrenilip, geliştirilebilecek bir alan olarak görüyor. David Deida başta olmak üzere farklı kaynaklardan öğrendiklerini güncel tutmaya çalışıyor. İyi bir cinsel yaşamın, mutlu bir yaşamın ana unsurlarından biri olduğuna inanıyor. Kendi adıyla yayınlanan hikayeler yanında, Hectorist adıyla sosyal medyada farklı kaynaklarda yayınlanan ve yakında kitaplaşacak “Kadınların Bana Fısıldadığı Erotik Hikayeler”in yazarı. Kendi ifadeleri ile “Kendimi bildim bileli, samimi kadın arkadaşlarım, erkek arkadaşlarımdan fazla oldu, çoğu benle en mahrem sırlarını paylaştılar. Hikaye ve şiirimsi şeyler yazarken, neden bana anlatılan erotizmde içeren sırları kurgulayıp anonim olarak yazmayayım dedim ve 12 burçtan kadınların bana fısıldadığı hikâyeler ortaya çıktı. Erotizm ile romantizmi birleştirmek için her hikâyenin içine müzik, sinema ve edebiyattan bir şeyler katmaya çalıştım”

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale