X

Her şeyi kontrol altında tutmak istemenizin nedeni korkularınızın üzerini örtmek mi?

Kendinizi kontrollü bir insan olarak mı değerlendiriyorsunuz? Siz mi korkularınızı yönetiyorsunuz yoksa korkularınız mı sizi? Dışarıda korkularının onları durduramayacağını ve hayatlarını etkilemeyeceğini söyleyen birçok kişi bulunuyor. Hayatlarındaki her şeyi kontrol eden insanlar korkularını da yönetebileceklerini düşünüyorlar. Bu insanlar efektif bir şekilde korkularını yönetebildiklerini düşünseler de, aslında her şeyi kontrol etmeye çalışma adı altında korkularını maskeliyorlar.

İnsanlar her şeyi kontrol etme adı altında aslında korkularını maskeliyorlar.

Söz konusu korku olduğunda 2 farklı tür insan bulunmaktadır. Bu insanları, korktukları başlarına geldiğinde verdikleri korku dolu tepkilerden ayırt edebilirsiniz. Her şeyi kontrol etmeye çalışan insanlar kontrolünü kaybettikleri anda adeta çıldırırlar, oysa diğer insanlar sadece gülümseyip sakin kalmaya çalışırlar; çünkü onlarda başka türde bir güven duygusu vardır: Her ne olursa olsun, ister kontrolü dahilinde ister dışında, her şeyin yoluna gireceğine emin olma duygusu!

Bir şeyden korktuğunuzda veya kontrol altına almaya çalıştığınızda, bu davranış birçok formda kendini gösterebilir ve aslında öyle olmasa da siz, içinde bulunduğunuz durumu iyi yönettiğinizi sanırsınız. Oysa hayal ettiğiniz sonuç veya arzuladığınız kazanım zarar verici olabilir.

Kendi iyiliğiniz için mi çok kontrollüsünüz?

Her şeyi kontrol etmeye çalışan davranış şeklinin yıkıcı etkilerini görmek neden bu davranışa önem verdiğinizi farkına varmanıza yardımcı olur. Her şeyi kontrol altında tutmanın kökeninde korku vardır. Buna ister bilinmezliğin korkusu diyin, isterseniz de başarısızlığın, hüsranın korkusu. Hayatınızdaki her şeyi yönetmeye çalışırsınız; çünkü hayatlarınızda her zaman kesinlik ve kendinizi güvende hissetme arayışındasınızdır.

Spontane ve kesinliği olmayan bir yaşam korkutucu bir konsept olarak görünmektedir. Kontrol etmenin cazibesi aslında bir illüzyondur, kontrol etmek için uğraşmak sizi sonsuz bir hüsran ve hayal kırıklığına sürükleyecektir.

Hayatınızın kontrolünün ellerinizin arasından kayıp gittiği anlar hep olacaktır. O yüzden her şeyi kontrol altında tutmak faydasız bir çabadır.

Çok kontrollü mü yoksa çok organize mi?

Kendinizi kandırmayın! Her ne kadar birbirine yakın kavramlarmış gibi görünseler de, organize ve tüm olasılıklara karşı tedbirli olmakla her şeyi kontrol altında tutmaya çalışmak arasında fark vardır. Düzenli ve organize olmak üretkenliği, verimliliği ve doğru aksiyonları beraberinde getirirken, kontrol etmeye çalışmanın olumsuz etkileri vardır. O yüzden sürekli olarak aksiyonlarınızın hangi tarafta olduğuna dikkat edin.

İlgili yazı: Başkalarının hayatlarını kontrol etmeyi bırakmanıza yardımcı olacak 5 öneri

Korku ve kontrol döngüsü

Kontrol altında tutma davranışı sizi giderek daha kontrollü bir birey haline getirecektir.

Kontrol altında tutma davranışı korkunun bir sonucudur ve bu davranış size aradığınız şeyi vermez, hatta daha ötesinde korkularınızı artırıp umutsuzca daha çok kontrol etme isteği ortaya çıkarır. Bu da daha kontrollü davranışlar sergilemenize neden olur. Bu kısır döngü küçük detaylar üzerinde obsesyona neden olur ve ne elde etmeye çalıştığınıza odaklanırken yani küçük resme bakarken, gerçekten elde etmeniz gereken, ihtiyacınız olan şeyi yani büyük resmi kaçırırsınız.

Bir başka deyişle, odağınızı yanlış hedefe yönlendirmenize ve değerli kaynaklarınızı boşa harcamanıza neden olur. Bundan dolayı, korku genellikle o korkuyla ilgili kehanetlerinizin başınıza gelmesiyle sonuçlanır.

Gerçekten neden korkuyorsunuz?

Her sonucunu kontrol etme isteği duyduğunuz deneyiminizi fark ettiğinizde, kendinize gerçekten tam olarak neden korktuğunuzu sorun. Örneğin; gerçekten mükemmeliyetçi bir insan olmak mı istiyorsunuz yoksa hata yapmaktan mı korkuyorsunuz? Veya zorluğu kabul etmekten, değişim yaratmaktan ya da risk almaktan mı korkuyorsunuz? Sosyal hayatınızın her yönünü kontrol etmeye çalışıyor musunuz?  Her zaman kontrol etme isteğinizin nereye doğru gittiğini gözlemleyin ve hangi noktada olmasını istediğinizi düşünün. Bu noktada şu adımları atabilirsiniz:

Kendi düşüncelerinizi ve aksiyonlarınızı değerlendirin ve kendinizi karşı dürüst olup şu soruyu sorun: gerçekten aşırı kontrol ettiğinizi düşünüyor musunuz?

1. Eğer cevabınız evet ise, kendinize bunun asıl nedenini sorun. Asla bilmiyorum demeyin, çünkü bu doğru bir yanıt değildir.

2. Korkularınızı tanımlayın ve üstesinden gelmek için plan yapın, korkularınızı maskelemeyin

Kontrolünüzde olmayan şeyleri kontrol etmekten vazgeçmek size yeni ve heyecan verici olasılıkların, fırsatların, deneyimlerin ve en önemlisi daha iyi sonuçların kapısını açacaktır. Yazar Doe Zantamata’nın dediği gibi: ‘Ne olacak diye düşünüp hiçbir şey yapmamanın yarattığı korkuya izin vermeyin’.

Kaynak:

lifehack.org

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale