X

Her şey zıddıyla var olurken özgürlük nedir?

Tüm duygularını yaşamaya izin verebilen bir insan gerçek anlamda özgürdür.

Hepimizin karamsarlığa, duygusallığa, hüzne kapıldığı günler oluyor mutlaka bu hayatta.

Unutuyor insan o zamanlarda bir güneş olduğunu. Sabahları güneş gibi doğduğunu ve her şeye yeniden başlama şansı olduğunu.

Bazen unutuyor insan milyonlarca olasılığı olduğunu.

Bazen unutuyor insan şükretmeyi. Kaybettiklerine odaklanıp sahip olduklarını unutabiliyor.

Bazen unutuyor insan tek bir yerden destek beklerken ne çok yerden destek aldığını.

Bazen unutuyor insan hatalarına odaklanırken yaptığı iyilikleri.

Bazen unutuyor insan başaramadıklarına odaklanırken başardıklarını görmeyi.

Bazen unutuyor insan başkalarını mutlu etmeye çalışırken kendini sevmeyi.

Bazen unutuyor insan sevilmek ve kabul görmek için çırpınırken ne kadar özel olduğunu.

Bizi huzursuz eden, mutsuz eden tek şey, egosal bilicimizin yarattığı tüm kavramların, ayrımların, tanımların yaşamımızı yönetmesine izin vermemizdir. Eğer yaşanılandan memnun değilsek ve Allah’ın sonsuz ışığını, güzelliğini buraya yansıtmak istiyorsak, burayı bir cennete dönüştürmeyi arzuluyorsak, saklandığımız yerden çıkmalı ve içimizde hapsettiğiniz karanlık yanlarımızla yüzleşmeliyiz. Bastırdığımız her şeyi gün yüzüne çıkarmalıyız. Duygularımızı özgürce yaşamaya izin vermeliyiz. Fakat biz iyi diye nitelendirdiğimiz yönlerimizi özgürce yaşayabiliyorken, hoşlanmadığımız tüm duyguları bastırıyoruz. Peki bu işe yarıyor mu? Öfkelenmeyeceğim derken daha çok öfke oluyorsun, pozitif kalacağım derken daha negatif oluyorsun, yargılamayacağım derken daha çok yargı oluyorsun. Benliğini yitirdiğinin farkında mısın? Biraz rahatla. İnsanı insan yapan duygularıdır unutma. Hayat bir dengeyse ve her şey zıddıyla var olabiliyorsa kendimizi özgürce yaşamak neden bu kadar zor? Bir yanını bastırarak yaşıyorken kendini nasıl tam ve güvende hissedebilirsin?

Özgürlük ne demek?

Yapmak istediğin şeyi yapmak mı? Ben hep öyle olduğunu sanmıştım. Özgür olduğumu zannetmiştim ama ne kadar yanılmışım…

Peki sen ne kadar özgürsün?

Yaptığın şeyi özgürce mi yapıyorsun, yoksa onu sürekli sorguluyor musun? Kendinle uyum içinde misin, yoksa habire değiştirmeye mi çalışıyorsun kendini? Yaptığın şey için kendini suçluyor ya da yargılıyor musun? Yoksa sürekli biri şimdi ne diyecek acaba diye mi düşünüyorsun? Nereye gitsen düşüncelerin seni yalnız bırakmıyor, değil mi? Yoksa onlarla sürekli savaşıyor musun?  İşe yaramıyor değil mi savaşmak? Değiştirmeye çalışmak? Hayatından çıkarmak? Tabii ki hayır.

Şimdi güzel bir şiirle bitirmek istiyorum yazımı:

Bazen zihnim derin bir sessizlik içinde durgun bir nehir, bazen savaş alanı…

Bazen yüreğimde inceden bir sızı, bazen kuşların cıvıltısı, kelebeklerin uçuşması…

Bazen yüzümde sevinç çığlıkları, başarının kokusu, bazen hüznün evi,

Bazen dudaklarımda neşenin dansı, bazen cenaze töreni,

Bazen nefesim okyanustaki bir dalga, yakamoz, yunusların özgün hareketi, bazen endişe evi.

Bazen gözlerim yağmurlu, bazen parlak bir güneşin ışığı…

Özgürlük nedir biliyor musun?

Özgürlük işte bu: Her şey olmak, tüm yargı ve tanımların ötesinde duygularını özgürce yaşamaktır.

 

İlginizi çekebilir: Kendin olmayı seç: Ruhsal gelişimin adımları

Tuba Kaytaş: Türkiye’nin ilk nefes koçlarından olan Tuba Kaytaş, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk nefes eğitimini 2005 yılında Judith Kravitz’ten aldı. Nefesin hayatına ve kendisine yaptığı muazzam değişikliği fark edince deneyimlediği tüm güzellikleri insanlarla paylaşabilmek için yoluna nefes eğitmeni olarak devam etmeye karar verdi. 2009 yılında Ommira Kişisel Gelişim Merkezi’ni kurdu. Bu süreçte yaptığı çalışmaları ve deneyimlediklerini Özgür Kocaeli Gazetesi’nde kişisel gelişim konularında yazılar yazarak paylaştı. Yıllardır içinde bulunduğu nefes seminerlerinin ardından bilgi ve tecrübelerini 2012 yılında yayımlanan ilk kitabı Nefes’le Mucizelere Giden Yol adlı kitabında topladı. Araştırmacı ve yenilikçi bakış açısıyla, nefesle ilgili her konuyla ilgilenerek yoluna devam eden Kaytaş, Nefesimizin düşüncelerimizi etkilediğini fark edince kendi yöntemini geliştirip nefesi duygularla bütünledi. 8 yıllık çalışmaları ve eğitimleri sonucu geliştirdiği Nefs-i Terapi yöntemini aynı isimli kitapla paylaşmaya karar verdi. 3. Kitabı olan Bedenin Şifresi ile okuyucularına bedeni tanımanın ve şifanın yollarını sundu. 4. Kitabı olan 1 ile ilişkilere farklı bakış açısıyla bakabilmeye rehber oldu. Türkiye’nin İlk Transformal Nefes Koçları’ndan olup, daha sonra kendi sistemini kuran Kaytaş, nefesin en doğal halini Bütünsel Nefes’te birleştirdi. Şu anda Nefes Kampları düzenliyor, sorgulanabilir sertifikalı olan Profesyonel Nefes Uygulayıcılık Eğitimleri veriyor ve kendi sitesi olan www.nefesatolyesi.com da yazı yazmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale