X

Her şey ilk günkü gibi gitmediğinde diyetinizi sabote eden ne?

Diyete başladığınız ilk günlerde genellikle motivasyon yüksektir ve her şey yolunda gider. Bu yüksek motivasyon bazen birkaç gün bazen ise birkaç hafta sürer. Sonra küçük sabotajlarla karşılaşmaya başlarsınız.

Sabote edici düşünceler, düşünmeyi uyaran bir durumla veya bir tetikle karşı karşıya geldiğinizde ortaya çıkar. Sizi tetikleyen durumlar birkaç şekilde ortaya çıkabilir.

Çevresel tetikleyiciler aslında en çok karşılaştığımız durumlardır. En çok sevdiğiniz yiyeceği karşınızda görmek, birileri yerken onları izlemek, kokusunu duymak diyeti sabote etmenin çevresel tetikleyicilerindendir. Açlık, susama, veya aşerme (yemek için yoğun dürtüler) gibi biyolojik tetikleyicileri de eminim tecrübe etmişsinizdir.

Aynı zamanda akli tetikleyiciler vardır: Yiyeceği düşünmek, yiyecek açıklaması okumak, zevk alarak yediğiniz bir şeyi (ya da yemediğiniz ve mahrum kalmış hissettiniz bir durumu) aklınıza getirmek veya gelecekte yemek yediğinizi hayal etmek.

Bunların yanı sıra duygusal tetikleyiciler vardır. Bunlar; öfke, üzüntü, kaygı, duygulardır. Kendinizi teselli etmek ya da dikkatinizi dağıtmak için yersiniz. Açlıkla karışan birçok farklı duygu var. Kimi zaman mutsuz olduğunuz için kimi zaman çok heyecanlı olduğunuz için acıkmış hissedebilir ve aç olmasanız da kendinizi bir şeyler yiyorken bulabilirsiniz.

Son olarak, sosyal tetikler vardır. Örnekler arasında, yemenize ısrar eden kişiler ya da diğer herkes gibi yemek istediğiniz durumlar vardır.

Eğer sabote edici düşüncelerinize ve yararsız yeme biçimlerinize yol açan şeyi tanımlayabilirseniz, onlara maruz kalmanızı en aza indirebilir ve onlara verdiğiniz yanıtınızı değiştirebilirsiniz. İşte birkaç öneri:

  • Yeme ortamınızı değiştirin.
  • Gerçekten aç mıyım sorusunu kendinize sorun.
  • Yemekle alakalı düşünce tarzınızı değiştirin.
  • Çevrenizdeki kişilere uymak yerine onları kendinize uydurmaya çalışın.
  • Duygularınızla daha verimli bir şekilde başa çıkmaya çalışın.
  • Sağlıklı beslenmeyi diğer insanları memnun etmekten ve anlık arzunuzu gerçekleştirmekten daha büyük bir öncelik haline getirin.

 

İlginizi çekebilir: Kilonuz etkilenmesin: Akşam yemekten sonra neler yenir?

Dilara Koçak: 1990 yılında beslenme ve diyet mesleğine gönül veren Koçak, Hacettepe Üniversitesi, “Beslenme ve Diyetetik” mezunudur. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman ünvanını almıştır. Hâlâ Mezura Kliniğinde bireysel ve kurumsal beslenme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale