X

Her şey görecelidir: Gördüğümüz ve gönlümüze koyduğumuza yakından bakalım

Görecelidir, her bir şey görecelidir. Kimilerimize göre, yani “göreceli olarak”, çalışmak zordur. Kimilerimize göre, yani yine göreceli olarak, anne olmak zordur. Kimilerimize göre sorumluluk almak zordur. Bazılarımız için okula gitmek dünyanın en ama en zor şeyidir. Diğer bir grup ise göreceli olarak hayatın bu kadar da zor olmaması gerektiğine inanır değil mi? Bir kısmımıza göre, yani göreceli olarak, yapılacak şeyler oldukça sınırlıdır, hayal ettiklerimize ulaşmak imkansızdır… Bazılarımız için, evet göreceli olarak, hayatımız boyunca yapıp yapabileceklerimiz, yaşayıp görebileceklerimiz de çoktan belirlidir ve o çizgilerin dışına çıkabilmek de “göreceli” olarak imkansızdır!

Ben bugün sizlerle birlikte bu görece kavramına biraz daha yakından bakalım istiyorum. Neden bu kadar fazla görelilik içinde yaşamaktayız? Neden bize oldukça zor gelen bazı kavramlar, örneğin bir şehirden bir şehire taşınmak, örneğin düzenli maaşı olan bir işte çalışmıyor olmak, örneğin hayatımızın bir yılında amacımızın yalnızca dünyayı gezmek olması gibi; bu olasılıkların ve yolların hepsi göreceli olarak bizler için neden bu kadar zordur?

Aslında bunu daha iyi anlamak için bizim eksenimize, bizim algı dünyamıza inmemiz gerekiyor. Bu görelilik kuramının anlatımına değinmemizi gerektiriyor. Çok basit anlamda bir çarşaf düşünelim, bu çarşafa eğer ağır bir top atacak olursanız gerili çarşaf içe doğru çökmeye başlar ve topun ağırlığı dolayısıyla iyice çöker. Fakat aynı top daha hafif olsaydı yapacağı çökme etkisi, yani çarşafın düzlüğü üzerindeki etkisi, çok daha az olacaktı ve hatta ikinci bir topu attığımızda bile dengenin sağlanması mümkün olabilecekti. Halbuki bu durum ağır top için olası değildi. Çünkü kendi ağırlığı ile öyle bir çöküş yaratmış olacaktı ki, ne atarsak atalım o çukurun (çarşaf üzerinde oluşan çökmenin) içine düşecekti.

İşte düşüncelerimiz de aynen böyle işler. Bazılarımız için konu o kadar ağırdır ki sonra gelen güzel şeyler bile adeta bir çukurda birikir gibi “zor” olanlar hanesinde birikmeye devam eder. Ve bazılarımız içinse hayatta ne olursa olsun, hangi zorluk gelirse gelsin bu düzlemde ancak minimum etki yaratır, çökme gibi bir durum söz konusu değildir. Verilen ağırlık enkaz yaratmadığı için her ne olursa olsun denge korunmaya devam eder… Hayat dert olmaz ve bugün yaşananlar zamanla dengeli bir şekilde algılanarak, hayata heyecanla bakılır halimize kolaylıkla dönülebilir!

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız sizin evreninizde yaşanan çökmelere, neye ne ağırlık verdiğinize, hayatınızda size gelenleri nasıl yorumladığınıza bir kez daha bakmanızı dilerim. Daha farklı ne olabilirdi? Sizin zor diye hayıflandıklarınız gerçekten bu kadar zor mudur? Sizin çekinceleriniz gerçekten risk midir? Sizin olasılıksız gördükleriniz, gerçekten bu derece olasılıksız mıdır? Her bir şeyin ağırlığı, ancak sizin belirlediğiniz kadar!

İlginizi çekebilir: Bakış açınızı değiştirin: Zordan kolaya giden yolu keşfetmek

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale