X

Her sabah yeni bir şans: Yeniden başlamayı dener misin?

Bu nefes yeni.
Bu an yeni.
Tam şu an yaşanan hakkında hiçbir fikrin yok ve hiçbir anın benzetme çabana ihtiyacı yok.
Bu an yeni.
Bu nefes yeni.
Her an yeniden başlayabilirsin!

Her zaman yeniden başlayabilirsin. Durum veya şartlar nasıl görünürse görünsün, her sabah doğan güneşin huzurunda yeniden başlayabilirsin.

Her şey dağılabilir, yıkılabilir. Düzeltmeye çalışma, yapıştırmaya çalışma, bırak yıkılsın. Kalbinde bir oda aç, dağılanlar için ve yasını tut. Zarafet ve asaletle yasını tut. İki ayağın yeryüzüne basması gibi sağlam olsun. Mış gibi olmasın. Sahip çık senden çıkan her şeye… Sahip çık yasına, dağınıklığına… Sadece sahip çık! Dimdik durmak zorunda değilsin ama saklanmadan, açık açık beliren her duyguyu, duyumu görerek, yan yana oturarak, şefkatle olabildiğince dağınık olma haline yer açabilirsin.

Yaşam, bazen odanın dağınık olmasına izin verebilmekte saklı. Sürekli düzeltip toplamaya çalışmak yerine bazen dağınık olma haline izin vermek aslında bizi insan yapıyor.

Evet, bazılarımız için hayat hiç kolay değil. Yol, bazılarımız için sert taşlarla çevriliyken, bazılarımız için yeşil doğayla çevrili olabiliyor. İkisi de O’ndan gelen farklı ifadeler ama yaşarken hissi aynı olmuyor. Sanki taşlar başka yerden geliyormuş hissine kapılabiliyoruz. Ama istisnasız tüm yollar öyle görünmese de hepsi okyanusta birleşiyor. Çünkü eninde sonunda tüm akıntılar kendi kaynağıyla birleşmek için bazen taşlardan, bazen yeşil çimenlerden geçerek O’nunla buluşuyor. Tüm yolun niyeti O’na dönmek…

Yaşamak biraz da denizin kenarında kumdan kale yapmaya benziyor. Bazen dalgalar yaptıklarını yıkacak, denizin de işi bu! Ama sen aşkla denizin kenarında kumdan kale yapmaya devam edebilir misin? Denizi suçlamadan yeniden başlayabilir misin?

Her sabah güneş, sana bunu hatırlatmak için yeniden doğacak. Bazı günler kendini kırık hissedeceksin, ayağa kalkacak halin bile olmayacak ama güneş her zaman doğacak, sen ne kadar kendini yorgun hissedersen hisset, her sabah yaşam yeniden başlayacak.
Dün ne olduysa ya da ne olmadıysa bugün onu taşımadan yeniden, şimdiden başlayabilir misin?

Her sabah yaşam bize fısıldıyor: Yeniden başlayabilir misin?

Son birkaç sene hiçbirimiz için kolay olmadı ve sağ olsun hayat özenerek ne yaptıysak yıkıp yıkıp durdu. Düzeltmeye çalıştıkça daha çok dağıldığımız film sahnesini öyle kanıksadık ki başka bir olasılığımız olduğunu unuttuk. Oysa en tehlikeli his kanıksamak. Acıyı, mutsuzluğu, çaresizliği kanıksamak. Çünkü insan kanıksadığında çıkış yolu olduğunu da unutmaya başlıyor.

HER AN YENİ!

Senelerdir yoga pratiği yapsan da her an ilk kez yapıyorsun! Kendi kişisel yoga pratiğimde ne zaman ki “Bu pozdan sonra bunu yapmam lazım” tavrımdan vazgeçtim, bu hal hayatıma da yansıdı. Ve yaşamın “Böyle olacak” ya da “Olmalı” diye işaretlediğim seçeneklerden daha fazla olasılığa sahip olduğunu fark ettim. Çünkü “Biliyorum” dediğim her an aslında yaşamı sınırlamaktan başka bir şey yapmıyorum.

Bu yüzdendir ki evden işe sürekli aynı yoldan gidiyorsan, bu sabah bazı şeyleri farklı yapmak isteyebilirsin. Belki bugün aynı kahveyi içmek istemeyebilirsin. “Ben bunu böyle seviyorum” dediğin her an hatırlat ve sor kendine: Nasıl olsun?

Bu an yeni.
Bu nefes yeni.
Bir şeylere başlamak için pazartesi gününe ihtiyacın yok.
Her an yeni.

İlginizi çekebilir: Meditasyon: Anın saf doğasına merakla yaklaşma sanatı

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale