X

Hep tekrar eden problemleriniz mi var: “Şema” kavramı nedir?

  • Sürekli terk edileceğiniz endişesi mi yaşıyorsunuz?
  • En ufak bir ağrıda ciddi bir hastalığınız olduğunu mu düşünüyorsunuz?
  • İçten içe kusurlu ve eksik olduğunuzu ve insanlar eğer gerçek sizi tanırlarsa sizi sevmeyeceklerini mi düşünüyorsunuz
  • İnsanlar sizi başkaları için çok, kendi için az şey yapan biri olarak mı tanır?
  • Duygularınızı göstermek sizin için zor mudur, insanlar sizi soğuk mu bulur?

Biz bu kalıplara ve daha nicesine “şema” adını veriyoruz. Şema, çocukluktan başlayan ve yaşam boyu sürekli tekrar eden kalıplardır. Ailemiz ya da çevremiz tarafından sevilmemiş, terk edilmiş, ayıplanmış, cezalandırılmışızdır. Yetişkin hayatımızda da bu yaşantıların izlerini “şema” olarak taşırız. Şemalar düşünce, davranış ve ilişki kurma biçimlerimizi etkiler.

Şemalar kendimiz ve dünya hakkında katı inançlarımızdır. Bu inançlar, bizi biz yapar. Dolayısıyla her ne kadar zarar da verseler, şemalardan vazgeçmek adeta kim olduğumuzdan vazgeçmektir, nasıl olduğunu bildiğimiz, inandığımız dünya inancından vazgeçmektir. Şemalar rahat ve tanıdıktır, bize bir kontrol hissi sağlar. Bu yüzden şemalarımıza sıkı sıkı yapışırız, bize zarar da verseler onları bir kısır döngü gibi sürdürürüz. Şemaların değiştirilmesi zordur. Farkındalık kazanarak ve şema terapi alanında uzman bir klinik psikologdan psikoterapi alarak şemalarınızla etkin ve sağlıklı bir biçimde baş edebilirsiniz.

Şemalar nasıl oluşur?

Şemaların oluşmasında mizaç ve çevresel faktörler (aile tutumu, akran tutumları, okul yaşantısı) etkilidir. İnsanların psikolojik ihtiyaçları 4 alana ayrılır: Sevgi-aidiyet, saygı, güven/adalet, haz/sabır. Kişinin bu ihtiyaçlarının karşılanmasında sorun olduğunda bu alanlara ait şemalar gelişir.

  • Örneğin “sevgi/aidiyet” alanındaki ihtiyaçlarda yaşanan sorunlar şu şemaları doğurur: Duygusal yoksunluk, sosyal izolasyon, duyguları bastırma, kusurluluk.
  • “Güven” alanındaki ihtiyaçlarda yaşanan sorunlar; cezalandırıcılık, fedakarlık, dayanıksızlık, karamsarlık, kuşkuculuk, terk edilme şemalarını doğurur.
  • “Saygı” alanındaki ihtiyaçlarda yaşanan sorunlar; bağımlılık, başarısızlık, boyun eğicilik, iç içelik şemalarını doğurur.
  • “Haz/sabır” alanındaki ihtiyaçlarda yaşanan sorunlar; onay arayıcılık, haklılık, yüksek standartlar, yetersiz öz denetim şemalarını doğurur.

Şemalarla başa çıkma biçimleri

Aynı şemaya sahip insanlar birbirinden çok farklı davranabilir. Çünkü şemalarla başa çıkma biçimleri farklıdır. Bu başa çıkma biçimleri, şemalarımızı iyileştirmek/törpülemek yerine problemi kısır döngü şeklinde devam ettirir. Bu yüzden başa çıkma biçimlerimizin farkında olmak önemlidir. Bu biçimler; şema teslimi, şema aşırı telafisi ve şema kaçınması olmak üzere üçe ayrılır.

Bu baş etme biçimlerini bir şema seçerek (terk edilme şeması) onun üzerinden anlatmak istiyorum. Terk edilme şeması, kişinin terk edilmeye karşı yoğun bir kaygı duyması ile karakterizedir. Kişi, iyi giden ilişkilerinin bile biteceğini hisseder, herhangi bir bitiş/terk edilme kişi için dayanılmaz bir acıya sebep olur. Şimdi 3 baş etme biçimine göre, bir insanın terk edilme şeması ile nasıl baş edebileceğini örneklendireceğim.

  • Şema Teslimi: İlişkiyi sürdüremeyecek eşler seçmek (evli, ilişki istemeyen vs). (Kişi burda şemasının kısır döngüsüne girer, başına gelmesinden en çok korktuğu durumlar içinde bulur kendini defalarca.)
  • Şema Telafisi: Yakın ilişkilerden kaçınma. (Kişi, tamamen bir kaçınma halindedir. Terk edilmeyi yaşamamak adına terk edilmesine zemin hazırlayacak her durumdan kaçınır.)
  • Şema Aşırı Telafisi: Eşini uzaklaştıracak kadar yakınlaşma, küçük ayrılıklarda bile aşırı tepki gösterme, terk edileceği endişesiyle eşini kendinden uzaklaştırma. (Kişi kendisini ve diğer insanları şemasının tam tersinin doğru olduğuna inandırarak şemasının üstesinden gelmeye çalışır.)

Şemaları yakından tanımaya devam edeceğiz. Daha fazla paylaşım için Instagram hesabımı da takip edebilirsiniz.

Web sitemi ziyaret etmek için hemen tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Zor kişilik tipleri ve onlarla yaşamayı kolaylaştıracak birkaç ipucu

Cansu Varol: Boğaziçi Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi ekollerini kullanmaktadır. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, panik bozukluk, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale