X

Hem dost hem düşman: “Frenemy” kavramıyla tanışın

Sevdiğiniz, sizi de sevdiğini düşündüğünüz bir arkadaşınız var. Ancak arkadaşınızın hareketleri size karşı biraz dengesiz. Bazı zamanlar sizi yüceltiyor, her zaman sizi destekleyecekmiş gibi davranıyor, bazı zamanlarda da inceden inceye size laf sokuyor, başarılarınızı küçümsüyor, herhangi bir haksızlığa uğradığınızda da bunu hak edecek bir davranışta bulunduğunuzu ima ediyor.

Dikkat edin, arkadaşınız bir “frenemy” olabilir. Frenemy İngilizce “friend” (arkadaş) ve “enemy” (düşman) kelimelerinin sentezinden oluşmuş bir kelime olup bize dost gibi yaklaşan ancak içten içe bize düşmanlık besleyen kişileri tanımlamak için kullanılmaktadır. İlk olarak 1953 yılında Amerikalı gazeteci Walter Winchell tarafından kullanılan bu terim iki veya daha fazla kişinin aynı anda hem arkadaş hem de düşman rollerini somutlaştırdığı ilişkilere atıfta bulunur. Coyne ve diğerleri (2012) frenemy terimini ilişkisel saldırganlığı tartışmak için bir başlangıç noktası olarak kullanırken, Wójcik ve Flak (2019) terimi zorbalık bağlamında tanımlamış ve bir frenemy’nin zorbalığa maruz kalmış arkadaşını yarı yolda bırakacağını ileri sürmüştür (Akt. Mills ve Mongeau, 2022).

Bu tip bir arkadaşa sahip olup olmadığınızı nasıl anlayabilirsiniz?

  • Bir frenemy’in en belirgin özelliklerinden biri sizinle daimi bir rekabet içinde oluşudur. Arkadaşınız sizi bir rakip gibi görüyorsa,
  • Duygularınıza önem vermiyor, onları küçümseyen tavırlar takınıyorsa,
  • Yaptığı şakalar ağzınızda kötü bir tat bırakıyorsa,
  • Arkanızdan konuşuyorsa,
  • Başarılarınıza sevinmiyorsa,

Arkadaşınız bir frenemy olabilir.

Peki, neden kendimize bu tarz arkadaşlar buluruz? Eğer çocukken bize pek de iyi davranılmayan bir ev ortamında büyüdüysek, şimdi bir yetişkin olarak kendimize “frenemy” kabilesinden bir arkadaş bulmak pek de şaşırtıcı bir gelişme değil aslında. Bir de madalyonun öteki tarafına bakıp şu soruyu soralım: Bir frenemy bu tarz bir ilişkiden ne elde ediyor olabilir? Belki bu kişinin öz güveniyle ilgili sorunları var ve içlerindeki hissettikleri bu güvensizlik yüzünden de, arkadaş gibi davrandıkları, ancak gizli bir şekilde düşmanlık besledikleri kişilerin başarısızlıkları, mutsuzlukları onları mutlu ediyor olabilir. Yine bu kişi duygusal ya da fiziksel olarak istismar edildiği bir çocukluk yüzünden, şimdi bir yetişkin olarak bu tip davranışlar sergiliyor olabilir. Hem frenemy olmanın hem de hayatınızda böyle bir arkadaş bulunmasının birçok nedeni olabilir.

Tabii ki arada bir arkadaşlarımızla tartışabiliriz, onlarla aynı fikirde olmayabiliriz. Ancak son kertede arkadaşlar varlıklarıyla bize mutluluk veren, bizi destekleyen insanlar olmalıdır, öyle değil mi? Eğer bir arkadaşınız yüzünden kendinizi sık sık mutsuz hissediyorsanız, onunla olan arkadaşlığınızı tekrar gözden geçirmenizde fayda var. Travmatik geçen bir çocukluk yüzünden hayatınızda bir frenemy olduğunu düşünüyorsanız kendinize bir iyilik yapın ve bir psikoloğa başvurun. Sizlere hayatınızda her zaman gerçek arkadaşların olduğu günler diliyorum…

Bu arada 2022 yılını “Öz Sevgi Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşacağım. Hadi, hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye… Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız da bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynak
Coyne, S. M., Linder, J. R., Nelson, D. A., & Gentile, D. A. (2012). Frenemies, fraitors, and mean‐em‐aitors: Priming effects of viewing physical and relational aggression in the media on women. Aggressive Behavior, 38(2), 141-149.
Mills, C. B., and Mongeau, P. A. (2022). Frenemies: Acting Like Friends But Feeling Like Enemies. DOI:10.31235/osf.io/jd5ck
Wójcik, M., & Flak, W. (2019). Frenemy: A new addition to the bullying circle. Journal of interpersonal violence, 0886260519880168.

İlginizi çekebilir: Öz sevgi pratiği bilinçli bir tercihtir

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale