X

Hem çocuklar hem yetişkinler için nefes teknikleri

Yogayı hayatına dahil etmiş birçok kişinin bildiği bir gerçek var: Yoga sadece matta kalmıyor, her an hayatın içinde… Yoganın en sevdiğim süper gücü bu diyebilirim.

Bugün yoganın bu süper gücünden faydalanmak için kullanabileceğiniz pratik çalışmaları göstereceğim size. Bu çalışmaların güzelliği farklı fiziksel ve duygusal durumlarda rahatlıkla uygulayabilecek olmanız.

Gelelim detaylara…

1. Nefesle canlanma zamanı

Sabahları yataktan nasıl kalkıyorsunuz? Özellikle mevsim geçişleri veya hafta sonu değişen uyku düzeni sonrasında haftaya başlarken enerjiniz düşük bir şekilde güne merhaba diyor olabilirsiniz. Birazdan anlatacağım çalışmayı özellikle sabah saatlerinde derslerden önce uygulanmanız sonucunda güne enerji dolu bir şekilde başlama imkanı bulabilirsiniz. Ya da gün içinde herhangi bir sebeple enerjinizin düştüğünü mü hissediyorsunuz? Enerjinizi yükseltmek için eğlenceli bir nefes çalışması geliyor.

Nasıl yapalım: Fil nefesi / Oduncu nefesi

Ayaklarınızı omuz genişliğinde açın, kollarınızı yukarı uzatarak ellerinizi birleştirin ve kollarınızın filin hortumu olduğunu hayal edin. Burnunuzdan derin bir nefes alın. Aşağı eğildiğinizde hortumunuzdaki suyu püskürtür gibi ağızdan tüm nefesi boşaltın. Nefesi boşalttıktan sonra nasıl hissettiğinizi düşünün. Bu çalışmayı çocuklarla birlikte uyguluyorsanız onlara nasıl hissettiklerini sorabilirsiniz.

2. Nefesle odaklanma ve konsantrasyon zamanı 

“Çağımızın güncelliğini kaybetmeyen sorunu nedir?” desem ne cevap verirdiniz? Çevremizdeki sonsuz uyaran sonucunda gelişime açık hale gelen odaklanma ve konsantrasyon becerimiz… Kesinlikle doğru cevap. O zaman hadi gelin bu nefes çalışması ile yavaşlayalım ve bu sayede odaklanma ve konsantrasyon becerilerimiz üzerine çalışalım.

Nasıl yapalım? Şekillerle nefes çalışması

Eğrileri ve geometrik şekilleri nefes hızını ayarlamak için kullanabiliriz. Örneğin bir üçgen kullanabiliriz. Önce boş bir kağıda orta boy bir üçgen çizin. En üst tepe kenarından başlayarak nefes alın, nefesinizi boşaltırken bir sonraki kenara doğru ilerleyin. Tekrar bu noktada nefes alın ve 3. kenara doğru ilerlerken yeniden nefesinizi boşaltın. Tepe noktasına olan yolculuğumuz için son bir nefes. Peki bu çalışmayı sadece üçgenle mi yapabiliriz? Ya da sadece geometrik şekillerle mi? Çocukların yaratıcılığını artırmak için çizimleri/şekilleri onların hayal gücüne bırakabilirsiniz. Bu çalışmada önemli olan nefes aldıktan sonra uzun bir sürede nefes vermek, bunu da bir araca odaklanarak yapmaktır.

3. Nefes ile anda kalmak

“Tam şu anda bu yazıyı okurken ne kadar benimlesiniz?” diye sorsam cevabınız ne olurdu? Bol sorulu bir yazı oldu farkındayım ama sorularımın bir amacı var. Siz de farkında mısınız? Tam bu anın, olduğunuz, içerisinde bulunduğunuz anın ne kadar farkındasınız? Çoğunlukla bir şeyler okurken ya izlerken düşünce sarmalları arasında kayboluyorsanız her gün bu çalışmayı kendinize hediye edebilirsiniz.

Nasıl yapalım? Nefesimin farkındayım

Sırtüstü yere uzanın. Tüm bedeninizin yerle temasını hissedin. Dış etmenlerden etkilenmemek için kendiniz için rahat bir ortam yaratın. Mat üzerinde sizi 5 dakika boyunca kimsenin rahatsız edemeyeceği bir ortam olsun. Burada artık bırakın tüm beden üzerinde bulunduğu zeminle temas halinde uzansın… Kollar, bacaklar, başınız…

Önce bir eliniz kalbinizde, bir eliniz karnınızda olacak şekilde derin bir nefes alın ve daha uzun sürede vermeye çalışın, kendi nefes ritminizde. Gözlerinizi dilerseniz kapayabilirsiniz, böylece içe dönmenizi kolaylaştırabilirsiniz. Ve şimdi karnınızın hareketlerini fark edin, nefesin ritmiyle birlikte yükselen ve alçalan ritmini. Birkaç nefes boyunca bu şekilde devam edin.

İkinci aşamada bu kez ellerinizi bedeninizin iki yanına yerleştirin ve yeniden derin bir nefes alın ve daha uzun sürede vermeye çalışın. Yine kendinizi zorlamadan, yine kendi nefes ritminizi kullanarak yapabilirsiniz. Burada da fark edin hareketleri. Sizin nefes ritminiz eşliğinde neler oluyor?

Son aşamada eller, kollar serbest. Sadece derin nefesler alın ve verin. Şimdi düşünceler geliyorsa aklınıza, onları gözlemleyin dışarıdan, yargılamadan. Sadece gelsinler ve geçsinler. Siz izleyen ve gözleyen olun.

Ve artık dizlerinizi kendinize çekin, sarılın ve sırta küçük bir masaj yaptıktan sonra bedenin bir yanından yavaş yavaş uyanışa geçin. Kendinize kocaman bir teşekkür edin.

Ben de sizlere benimle birlikte yazının sonuna kadar devam ettiğiniz için teşekkür ederim. Dilerim uygulamaları hayatınıza dahil eder ve ihtiyacınız olan anlarda kalbinizden çıkarıp uygularsınız.

Anlatmış olduğum 3 çalışmanın detaylarını da Minikyogees YouTube kanalından izleyebilirsiniz. Videolara aynı isimlerle ulaşabilirsiniz.

Sevgiler…

Çocuk yogası derslerini deneyimlemek ve dersler konusunda detaylı bilgi edinmek için @minikyogees Instagram ve YouTube hesaplarını@minikyogees Instagram  takip edebilir www.minikyogees.com web sitesini ziyaret edebilir ve her türlü sorunuz için bana bu kanallardan ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Okula uyumu kolaylaştıracak yoga ve meditasyon egzersizleri

Günce Dere: Çocukların herhangi bir madde olmadan sadece kendi zihin ve bedenleri ile kalabildikleri tek branş Çocuk Yogası'dır. İşte bu nedenle yurt dışında hemen her anaokulunda olan ‘’Çocuk Yogası’’ derslerinin Türkiye’de de yaygın hale gelmesini kendine hedef edinmiş bir Çocuk Yogası eğitmeniyim. Türkiye'nin Yoga Alliance onaylı Tek Çocuk Yogası Okulu Etkin İnsan Gelişim Enstitüsü Çocuk Yogası Eğitmenliği Uluslararası Sertifika Programları 2-7 yaş (1.modül) ve 7-15 yaş (2.modül) tamamladıktan sonra Yoga Alliance onaylı Çocuk Yogası eğitmeni olmaya hak kazanarak, aktif bir şekilde çocuk yogası dersleri vermekteyim. Hafta sonu derslerimi Ataşehir'de bulunan Satyayogastüdyo’da, gönüllü eğitmen olarak 8-15 yaş aralığındaki minik yogiler ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Dila Kurt Eğitim Evi'nde çalışmaktayım. Ek olarak, özel dersler ve etkinlikler kapsamında yeni minik yogiler ile tanışıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale