X

Hayır deme alışkanlığı edinmek için 4 küçük adım

Bugün kullanmakta en çok zorlandığımız kelimelerin başında gelen HAYIR’ı inceleyeceğiz. Hayır demek neden bu kadar zor? Aslında hayır diyemediğimizde nelerden vazgeçiyoruz? Nasıl daha kolay hayır diyebiliriz?

Bugün konumuz çalıştığım çoğu kişide karşıma çıkan ve hayat kalitesini olumsuz etkileyen “hayır diyememe” alışkanlığı. Aslında çoğu alışkanlık gibi bu da hiç sorgulamadan, otomatik olarak yaptığın, yapmazsan kendin gibi olmayacağını hissettiğin ama biraz sorgulamaya başladığında aslında sana faydadan çok zararı olduğunu görebileceğin ve daha da önemlisi, istediğin ve adım attığında değiştirebileceğin bir davranış kalıbı.

Neden hayır demeli?

Öncelikle ilişkilerini sürdürürken kendinle bağlantını koparmamak için hayır diyebilmen çok önemli. Çünkü hayır demen gereken her soru ya da talebe evet demek, kendi ihtiyaç ve isteklerine hayır demek anlamına geliyor. Öte yandan senden bir istekte bulanan kişiye, yapamayacağın, zamanının olmadığı ya da ilgi ve beceri alanına girmeyen konularda hayır diyemediğinde karşı tarafı hayal kırıklığına uğratma olasılığın da bir hayli fazla.

Hayır diyebilmenin büyük artıları var. Aslında sen ne kadar ilişkine zarar vereceğini ya da karşındaki kişiyi kırabileceğini düşünsen de hayır demek, başkalarının senden ne bekleyebilecekleri konusunda netlik kazanmalarını sağlar ve ilişkilerinde sağlıklı sınırlar belirlemene yardımcı olur. Hayır dediğinde daha dürüst ve kendin olursun, maske takmak zorunda kalmazsın. Uzun vadede kendini kullanılmış hissetmezsin. Kendinle olan ilişkinde kendine saygın ve özgüvenin artar. Öte yandan insanlar artık seni her istediklerini yapacak biri olarak görmekten vazgeçer, sınırların olduğunu fark ederler, sana saygı duyarlar.

“Hayır diyebilen insanların evetleri daha değerli olur!”
İrem Ülgü Orhan

Hayır demek neden zor?

Evet, mantıklı sebepleri düşününce insan hayır diyebilme becerisini hemen kazanmak istiyor, peki ama hayır demek neden bu kadar zor? Çünkü aslında biz çocukluğumuzdan itibaren hayır dememe konusunda eğitildik, hayıra eşlik eden duygularımızı bastırmamız öğretildi, hatta çoğunlukla hayır dediğimizde cezalandırıldık. Çocuklukta pekiştirdiğimiz bu davranışlar beynimizde çok güçlü nöral ağlar oluşmasına sebep oldu ve bugün hala hayır demekte zorlanmamızın sebebi bu çok güçlü ağların bizim alışkanlıklarımız haline gelmesi. Ben de 20’li yaşlarımın ortalarına kadar hayır deme konusunda çok zorluk çekmiş biriyim. Hatta hayır diyememek yüzünden psişik güçler açığa çıkardığım zamanlar oldu. Anlatınca ne demek istediğimi anlayacaksın.

“Hayır” duasına çıkmak 

Ortaokulda okurken annem bana inanılmaz beğendiğim bir kot ceket almıştı. O yaşlarda kızlar için kıyafetler ne kadar önemlidir bilirsin… Ceketi o kadar sevmiştim ki arada odama gidip hala orada mı diye kontrol ederdim. Çok yakın bir arkadaşım bir gün üstümde ceketi gördü ve akşam telefon açıp akşam annesiyle arabayla gelip ceketi ödünç almak istediğini söyledi. Ben tabii ki hayır deme becerim olmadığı için istemeyerek kabul ettim. Ama sonra suratımı asıp, lütfen gelmesinler, ceketimi vermek istemiyorum diye dualar ettim. Saatler geçti, gelen giden olmadı. Ertesi gün arkadaşım telefon etti. Ceketi almaya gelirken arabaları bozulmuş, yolda kalmışlar. Hem şaşırmış, üzülmüş, hem de ceketim bende kaldığı için mutlu olmuştum. Kısacası “Hayır” diyemiyorsanız üzülmeyin, bu sayede benim gibi psişik güçleriniz ortaya çıkar.

Şaka bir yana, bundan çok daha sıkıntılı süreçler ve durumlar yaşayınca ve kendi üzerime eğilmeye başladıkça hayır deme konusunda değişebileceğimi keşfettim ve kendimi bu anlamda son 10 yıldır çok daha iyi hissediyorum. En az diğerleri kadar değerli olduğumu fark ettiğim ve sınırlarımı belirlediğim için ilişkilerimin de çok daha huzurlu hale geldiğini deneyimliyorum.

Hayır deme alışkanlığı edinmek için 4 küçük adım 

Hayır diyememek beynimizde güçlü nöral bağlantıları olan, öğrenilmiş bir alışkanlık ve beyin değişebildiği için bu alışkanlığı değiştirebilir ve hayır diyebilmeyi zamanla bir beceri olarak hayatımıza katabiliriz. İşte şimdi sana hayır diyebilmen için ufak tüyolar vereceğim…

1. Hayır demek isterken sürekli evet dediğin şeylerin listesini yap. Burada genel olarak hayır diyemediklerini düşün. Arkadaşlarının son anda yaptıkları teklifler, sürekli birilerinin yardım taleplerine evet demek, iş yükün çok olduğu halde yapmazsan olacaklardan korktuğun ekstra işler gibi…

2. Listede sürekli evet dediklerinin karşısına, başkalarına hayır diyemezken kendine ne şekilde hayır dediğini yaz. Hayır diyemediğinde kendi dinlenme sürene ya da uykuna mı hayır diyorsun ya da sevdiklerinle, ailenle geçireceğin vakite mi? Bu ilk iki listeyi yapmak sana neler kaybettiğinle ilgili genel bir bilgi verir.

3. Talep ya da teklifle karşılaştığında herhangi bir cevap vermeden önce zaman iste: “Bunu biraz düşünmem için bana cumaya kadar zaman verir misin? Cuma öğleden sana kesin dönüş yapacağım” gibi. Bu madde seni acele karar vermekten kurtarır ve nasıl nezaketle hayır diyebileceğini düşünmen için sana zaman verir.

4. Hayır derken alternatif senaryo geliştir, alternatif bir teklifte bulun. İşte burası hayır diyeceğin nokta. Diyelim arkadaşların seni bir akşam yemeğine davet etti, senin de bütçen ve enerjin bu davet için yeterli değil. “Davet için çok teşekkür ederim, ben de sizi çok özledim ama şu an benim için çok uygun bir zaman değil. 2 hafta içinde tekrar konuşalım mı?” Burada önemli olan öncelikle kişiye senin için değerli olduğunu hissettirip ardından teklifi kabul edemeyeceğini söylemek. Son olarak da yeni, alternatif bir teklif sunmak.

Beyninde yeni nöral ağlar yaratmak deneyim, yani pratik ve tekrar isteyen bir süreçtir. Bu alışkanlığı kazanmak için istikrarlı olman gerekir.

Hayır demeyi alışkanlık haline getirirken bunları unutma;

  • Hayır derken özür dileme ve çok sayıda bahane sıralama.
  • Yalan söyleme, her zaman dürüst ol.
  • Ve en önemlisi öz değerinin başkaları için yaptıklarınla ölçülemeyeceğini aklından çıkarma!

Bu dönemde online bireysel danışmanlık ya da eğitim almak istersen www.iremulgu.com adresimi ziyaret edebilir, bilgi için bilgi@iremulgu.com adresine mail atabilirsin. Pozitif psikoloji pratikleri ve hayat deneyimlerimi paylaştığım Instagram hesabıma, web sitemeInstagram hesabıma,  ve Youtube kanalıma ulaşabilirsin.

Kocaman sevgiler…

İlginizi çekebilir: İlişkileri sağlamlaştıran mutluluk pratiği: Aktif yapıcı karşılama

İrem Ülgü Orhan: Berkeley, North Carolina ve Pennsylvania Üniversitelerinde bulunan Pozitif Psikoloji kürsülerinde, Pozitif Psikoloji alanında eğitimler almış olan İrem Ülgü Orhan, bu eğitimlerini şamanik öğretiler ile besleyerek, doğu batı senteziyle kendi mutluluk atölyelerini tasarlıyor. Bireysel danışmanlık pratiğinde, özellikle kişilerin hedefleri önünde engel oluşturan, farkında olmadıkları düşünce ve davranış kalıplarını fark ettirme ve değişim yaratmaya dayalı kendine has koçluk metodlarını kullanıyor. Amacını "Her geçen gün daha çok kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine yardımcı olmak" olarak özetliyor. İrem kurucusu olduğu HUB Consulting şirketi ile koçluk, eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermenin yanı sıra, İrem Ülgü Orhan adlı Youtube kanalı aracılığıyla kendi alanıyla ilgili video içerikleri paylaşıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale