X

Hayatınızın kontrolü yalnızca sizdedir: Kötü deneyimlerin etkisini azaltacak öneriler

Hepimizin zaman zaman geçmişten gelen travmaları sebebiyle aklına takılan, yüreğini acıtan hatıraları olabilir. Ama yaptığımız en büyük hata olan her ne ise geçmişte kalmış o hatıranın sizi üzmesine izin vermektir. Bugün biraz içimize attığımız acı hatıraların, hüzünlerin hayatımızı ele geçirmesine nasıl engel oluruz hakkında yazmak istedim.

Bazılarımızın çocukluktan kalma acı deneyimleri, bazılarımızın gençlik yıllarındaki kötü tecrübeleri, bazılarımızın ise hayatın herhangi bir evresinde yaşadığı travmalar biz farkında olmasak da hayatımıza farklı açılardan etki ediyor olabilir. Örneğin, annesi ile şiddetli geçimsizlik yaşamış ya da büyüme evresinde kendi haline bırakılmış, sevildiğini hissetmemiş bir çocuk düşünün. Eğer büyüdüğünde farkında bir birey olarak kendini geliştirmeyi başaramamışsa, kendine acıması, yetersiz hissetmesi kaçınılmazdır ve yeterli özgüveni kazanması beklenemez. İlişkilerinde şüpheci olur ve güven duygusunu hissetmesi çok zor olur. Sonuç itibariyle toplumdan uzaklaşarak, asosyal bir şekilde hayatını sürdürmeye çalışır. Bir diğer ihtimal ise daha ileri boyutlu olarak daha agresif bir tutum ile istediğini elde etmeye çalışır ama bu da ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yürütmesine engel olur. Her şeyin temeli aile ile başlar. Bu sebepledir ki çocuklarımızı yetiştirirken onun ne hissettiği ile ilgili mümkün olduğunca çok empati kurmalı ve iletişim halinde sorunlarımızı çözmeye gayret etmeliyiz.

Peki ama diğer taraftan yaşanılan bu kötü deneyimlerin, hatıraların hayatımıza negatif şekilde etki etmemesi için nasıl bir yol izlemeliyiz?

  • En başta yaşadığımız kötü deneyim, içimizdeki sızı her ne ise ilk önce onunla yüzleşmeliyiz! En zoru yaşadıklarımızla yüzleşebilmektir.
  • Sonrasında ise yaşadığımız bu kötü deneyimlerin şu anda değil, geçmişte kaldığının farkında olmalıyız. Geçmiş adı üstünde geçmiştir! Ve her şey gelip geçecektir!
  • Her ne kadar canınızı yakan bir deneyim yaşamış olursanız olun, bu kötü aile deneyimi, aşk acısı, evlat acısı, akran zorbalığı, yalnızlık, hastalık, parasızlık, dışlanmışlık, hor görülme her ne ise olanı olduğu gibi kabul edip, affetmelisiniz! Affetmek %100 haklı olduğunuz bir haksızlık, adaletsizlik karşısında bile, olanı olduğu gibi, yaşandığı şekliyle akışa bırakmak sizi sırtınızdaki yükten özgürleştirecektir. Nefret, kin gibi negatif duygular yalnızca size ağırlık yapar. Siz nefret edip, kendinize yük yaparken, karşı taraf sizin farkınıza bile varmadan hayatına devam ediyor olacaktır. Yüklerinizden kurtulmalısınız!
  • Yaşadığınız her şey sizi olacaklara hazırlayan birer imtihan ve tecrübedir. Sizi en iyi versiyonunuza dönüştürmeye hazırlayan, sizi siz yapmaya, büyütmeye çalışan tecrübelerinizdir.
  • Yaşadığımız şu ana, bugüne odaklanarak, hayatımızın kaptanının sadece kendimiz olduğunun bilincine varmalıyız! Biz nereye istersek gemi o rotada ilerlemek zorundadır! İstemediğiniz hiçbir yöne gitmek zorunda değilsiniz!
  • Hayatınızın kontrolü yalnızca sizdedir.
  • İyi ve kötü en başından beri hayatta iç içedir. Her ne kadar kötü deneyimler yaşamış olursanız olun, hayatta iyi şeylerinde olduğunun farkında olmalısınız!
  • Hayatınızda sahip olduğunuz her şey için şükretmelisiniz! Şükretmek belki bazı şeyleri sihirli bir şekilde yok etmez ama size hem farklı bir açıdan bakabilmeyi sağlar, hem de içinizde pozitif duyguların oluşmasını ve bazı şeyleri kabul edebilmenin vermiş olduğu rahatlık ile hayatınızda bütünlük hissetmenizi sağlar.
  • Hayatınızda olmasını istediğiniz temel şeyleri belirleyin! Sağlık, sevgi, iş, aşk, evlilik, çocuk, seyahat, bekarlık, arkadaşlar, para, başarı, güç her ne istiyorsanız ilk önce hepsini elde edebilecek gücünüzün, motivasyonunuzun içinizde bir yerlerde olduğunun farkına varın! Sonra istemek tabii ki yetmez! Hedeflediğiniz her ne ise kendinizi ona açmalısınız ve azimle emek vermelisiniz! Emek vermeden hiçbir şey elde edemeyiz. Her şey çaba ile doğru orantılıdır.
  • Son olarak, her şeyde ne kadar olumluya odaklanırsanız yaşam enerjiniz olumlu olan şeyleri size doğru çekecektir. Çekim yasası yaşamın görünmeyen ama en temel kuralıdır! Düşünceleriniz ve hisleriniz hayatınıza yön verir!

Hayat iyisiyle kötüsüyle bizler için var. Her şeyi olduğu gibi olduğu şekliyle kabul edebildiğimiz noktada hayat gerçekten her şeyiyle çok güzel…

İlginizi çekebilir: Hayatınızın kahramanı sizsiniz: Kariyer yolculuğunda kendinize sahip çıkın

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale