X

Hayatınızı değiştirmek için günde 60 saniyeye güvenin

Dailymail’in haberine göre, Galler Prensi Charles’a bahçesindeki bitkilere nasıl baktığı sorulduğunda, “Onlarla konuşuyorum, bu çok önemli.” diye yanıt vermiş. Peki bitkilerin hayatını değiştirebilen kelimeler, insan beynine nasıl etki ediyor?

Anda kalmanın olumlu etkilerini ele almak adına, hayatınızı değiştirmek için birkaç öneriyi sizler için derledim.

Beynin karanlık tarafını tanımak

İç konuşma, beynin frontal lobunda gerçekleşir. Beynin sol tarafı iyimserdir, problem çözme ve karar verme görevleriyle ilgilenir. Sağ taraf ise, daha dolaylı işlerle ilgilenirken, zaman zaman korkularımıza ve şüphelerimize odaklanabilir.

Bardağın dolu tarafına odaklanma sebepleri

Nörobilimciler ve beyin iletişimi araştırmacılarına göre, kelimeler beyne hasar verebiliyor. Negatif kelimeler, beynimizde strese sebebiyet veren hormonların salgılanmasına neden oluyor. Bu da, tehlike çanlarını çalarak beynin mantık yürütme ve problem çözme bölümlerini etkiliyor.

Kötü haber: Sizi sizden daha çok etkileyebilecek biri bulunmadığından, en çok zarar veren kelimeler yine kendi içinizden geliyor.

İyi haber: Bu durumu değiştirmek ve birkaç küçük adımda hayatınızı yeniden yaratmak sizin elinizde!

Bardağın dolu tarafına odaklanmak için 60 saniye

Kendinizi birkaç basit adımda rahatlatmak ve böylelikle anında olumlu bir bakış açısı kazanmak için;

• Bulunduğunuz yerde, 60 saniye süreyle koşun.

• Gözlerinizi kapatın ve başınızı 60 saniye sürecek şekilde, yavaşça 360 derece çevirin.

• Yapabilecek gibi hissetmiyor olsanız da, 10 kere esneyin. İlk birkaç esnemeden sonra vücudunuz gerçek esnemelere dönecektir.

• Parmak uçlarınızla kolunuza ya da elinize nazik vuruşlar yapın.

Bu egzersizler, beyindeki negatif duygu bölgesini etkileyerek stresi düşürüyor. Bulunduğunuz ana odaklanarak dikkatinizi yaptığınız aktiviteye vermek, bu etkiyi yaratıyor.

Kelimelerin iyileştirici gücünden faydalanın

Beyninizdeki kötümser ses sustuğunda, pozitif olmanız için gerekli ortam hazırlanmış olur. Sakin ruh halinizle, pozitif olmak çok daha kolay hale gelir. Bunu pekiştirmek amacıyla, bilgeliğinizin sesi olan iç güdünüze sorun: Derininizde, en çok odaklandığınız değeriniz nedir? Aklınıza ilk gelen cevabı yazın. Bu “bütünlük” ya da “huzur” olabilir. Her sabah, bir dakikalığına bu kelimeye odaklanarak aklınızı serbest bırakın.

Pozitif akışa izin verin

Pozitifliğin akışta olmasını sağlamak için, güne yayarak kısa rahatlama araları verin. Her saat başı, 10 saniye ara vermek şeklinde bir düzen yaratabilirsiniz. Bu egzersizler, konsantrasyonunuzu da arttıracaktır. Değeriniz olarak seçtiğiniz kelimenizi bir karta yazıp yanınızda taşımak ise, bir diğer alternatif.

Beyniniz de forma girer

Daha iyimser bir insan olmak için bu egzersizleri yapmak, daha sağlıklı ve fit olmak için antrenman yapmaya benzer. Her sabah bu egzersizleri yapacak olursanız, 8 hafta sonunda beyninizdeki negatif aktivitenin azaldığını hissedebilirsiniz.

Kaynak

Fast Company

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale