X

Hayatımızdaki farklı roller ve özümüz arasındaki mesafe

İnsanın, toplumsal bir varlık olmasının yanı sıra, her toplumda farklı bir varlık olması ilgi çekicidir. Bu bağlamda, herkesin farklı rolleri olduğunu söyleyebiliriz: Anne rolü, çalışan rolü, patron rolü, eş rolü, annesinin oğlu rolü, babasının kızı rolü, sevgili rolü…

Bu rollerin gelişmesinde etkili olan birçok faktör vardır. Öncelikle aile olmak üzere çevresel, fiziksel, psikolojik koşullar bu rollerin gelişiminde etkilidir.

Dolayısıyla toplumun bizden beklentisi de rol gelişimimize yansır. Bu çerçevede rollerimiz ele alındığında, toplumun bizden beklentisi ile gerçek benliğimizin ortalaması olarak düşünülebilir. Günümüz sisteminde bu ortalamanın ne kadar eşit dağılım gösterdiği ise tartışılır. Jung, bu rolleri “persona” kavramı ile açıklamıştır. Buna göre persona, toplumsal maskedir ve kişinin benliğini engellediğinden bahsedilir. Bebeklikte doğallık hakimdir. Daha sonra büyüdükçe insanların ve toplulukların varlığı ile onlara kendimizi kabul ettirmek için roller ediniriz. Toplumun bir yansıması haline geliriz. Bu şekilde aslında her birimizin rengi birbirine yakınlaşır; kendi rengimizi kaybederiz. Hatta farklı rengi olana tepki gösterir hale geliriz ki bu toplumsal anlamda tehlikelidir. Farklı rengi olana saygı duydukça kendi rengimizi de özgürleştirebiliriz.

Kimi zaman bu rollerden bazılarına sabit bir şekilde sıkı sıkı bağlanma ihtiyacı duyulabilir. Örneğin; kadının, anne rolünden sıyrılamaması, iş hayatında ya da özel hayatında ilişkisel zorluklar yaşamasına neden olabilir.

Bütün bunların yanı sıra; insan, toplumsal bir varlık olduğu için bir role girmemek de mümkün değildir. Ancak toplumda bize atfedilen rolleri görmek, toplumsal maskelerin farkında olmak, tümüyle özdeşleşmemek, özümüzü yakalayabilmek ve onları kabul etmek önemli bir süreçtir.

Dolayısıyla ilk önce bu roller arasında sağlıklı geçişleri sağlayabilmek; daha sonra da elimizden geldiğince rollerimizin ardındaki benliğimize yaklaşmayı hedef edinebiliriz.

Uzm. Klinik Psikolog Berfin Bozkurt: Berfin Bozkurt, Fransa Strasbourg Üniversitesi’nde Psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’de Klinik Psikoloji dalında yüksek lisans derecesi almıştır. Fide Danışmanlık Merkezi’nde çocuk, genç ve yetişkinlerle psikoterapi yapmaktadır. Fransa’da travma konusu üzerine yaptığı doktora eğitimini İstanbul’dan yürüterek devam etmektedir. Ayrıca okullara danışmanlık kapsamında eğitim ve seminerler vermektedir. Terapi çalışmalarında bilişsel davranışçı terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), oyun terapisi kullanmaktadır. berfinbozkurt@gmail.com

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale