X

Detoks felsefesi ile hayatı doyasıya yaşamak

Son dönemlerde çok popüler olan detoks kelimesinin gerçek anlamını acaba gerçekten biliyor muyuz? İnsanlığın var oluşundan beri ve sonrasında kadim dinlerde, insanın öz benliğiyle buluşup evrenle bir olması için yapılan zihinsel, ruhsal ve bedensel perhiz ve tasavvuf öğretisindeki oruçtan başka bir şey değildir. Maalesef cahil varlıklar olarak biz insanlar detoksun da ramazanın da anlamını saptırdığımızdan gerçek öz benliğiyle buluşanlar nadir oluyor. Yahut kırklı yaşlardan sonra belli sınavlardan geçince hastalık ya da maddi ve manevi kayıplarla evren sizi zoraki detoksa sürüklüyor. Sebebi ise basit; özünüze dönmeniz için… Gerçekte sıkıntı ve problem gözüyle baktığınız şahıs ve olaylar size hizmet ediyor, başkasına değil.

Peki evren sizi zorlamadan nasıl bir detoksa girmeli ve nirvanaya yaklaşmalı? Çözüm basit; oruç ya da detoks sadece belli zaman dilimlerinde ya da sadece sıvı gıdalarla beslenmek değil.

Detoks, farkındalıkla yaklaştığımız her an uygulanabilir. Bektaşi’nin sözünü hatırlayalım: “Eline, beline, diline hakim ol.” Yüzyıllar öncesinden bu zamana kadar değerini devam ettirmiş detoks felsefesi ancak bu kadar az ve öz kelimelerle anlatılır…

Peki hayatımızı nasıl detokslayabiliriz? Öncellikle, kendinize sadece size özel bir zaman dilimi ayırın. Bu kıymetli vakit sizin özel zamanınız olsun ve bu zamanda sessizliğin büyüsüne kendinizi bırakın. Ne bir insan ne de teknoloji sizi rahatsız etsin. Bu anlarda en yüksek olan kaynağa, evrenin gücüne, ilahi ışığa  ve kaynağa bağlanın. Sessiz bir şekilde gözlerinizi kapatarak nefesinize odaklanmanız kafi, bir müddet sonra aynı telefon gibi şarj olduğunuzu hissedeceksiniz. Sonrasında, gün içerisinde olumlu düşüncelere odaklanmanız, şikayeti hayatınızdan sözel ve düşünsel anlamda çıkararak kendi yolunuzda farkındalık ve sevgiyle ilerlemeyi seçmeniz size hiç ummadığınız yolları açacaktır. İyiye odaklanıp, bedeninizi doğal yiyeceklerle yeteri kadar beslemeniz ve sporu da hayatınıza eklemenizle iyi hissedip, hayatınızı doyasıya yaşamaya başlayacaksınız, benden söylemesi….

Keyifli bir yaz geçirmeniz dileğiyle.

 

İlginizi çekebilir: Kontrolü eline alarak hayatın dümenine geç

Arzum Koyuncu: Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu oldu ve üniversite öğrencisi olarak çalışmaya 1997 yılında başladı. Lisanslı gayri menkul değerleme uzmanı olarak orta ve üst düzey yöneticilik yaptı. 2007 yılında geçirmiş olduğu kaza neticesinde, kişisel gelişim konuları, kuantum çekirdek bilinci, regresyon, bioenerji, meditasyon, nefes, nlp, aile dizimi, akaşik kayıt okumalar, tasavvuf, astroloji çeşitli disiplinlerde eğitim ve çalışmalara katıldı, Association for Coaching onaylı yaşam koçu eğitimini aldı. 2009 yılında yaşam koçluğunu icra etmeye başladı, İyileşme sürecine katkıda bulunmuş olan eğitim ve seminerlerdeki bilgileri sentezleyerek 2014 yılında metodik bir çalışma olan Yaşam Kitabını Oku seanslarını oluşturmuştur. Hayat amacı, bu çalışmaları ihtiyacı olan insanlarla paylaşarak onların dönüşüm ve farkındalıklarına sadece aracı olmaktır. Yalnız Değilsin adlı sloganıyla, her insanın zor dönemlerinde farkında olmadan destek aldığını ancak bunun farkına varmaları için, bir takım teknik ve metotları içeren zihin ruh ve beden uyumu adı altında seminer ve workshoplar düzenlemektedir. Kişisel vizyonu, hayatı farkında olarak, iyilikle, doğrulukla, çalışarak, öğrenerek ve herkesi sevmekle, evrenle ve her varlıkla bir bütün olduğumuz bilinci ile cennete dönüştürebileceğimizdir. Bilginin derya deniz, öğrenmenin ise küçük bir yelkenli olduğuna inanan Arzum, her seans ve seminerlerinde danışanlarıyla birlikte sonsuzluğa yelken açmakta, danışanla beraber yeni alanlar keşfetmektedir. Öğrenmenin zevki öğretmekten daha fazla olduğu için halen kişisel gelişim konularında eğitimleri devam etmektedir. İlk kitabı henüz basım aşamasındadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale