X

Hayat, kimseye sizi üzme hakkı tanıyacak kadar uzun değil: Kendini sevmek

Hayat bize ne yaşatırsa yaşatsın içindeki dengeyi gördüğümüzde çok daha farklı gözlüklerle bakmaya başlıyoruz yaşama. Hayatta her şey zıttıyla var. Ölüm olmasa yaşamın, doğumun değeri bilinmez, yokluk olmasa zenginliğin değeri, hastalık olmasa sağlığın kıymeti bilinmezdi. Bu yüzden var varolanlar… Hayatta her varoluşun bir anlamı var. Hayatı sahip olmak amaçlı yaşayanlar bu anlamdan uzaklar. Hayatın tadı bu anlamları hissederek yaşamakta. Anda olarak varolan her şeyin potansiyelini kavramakta.

Gökyüzünün maviliğinden tut, dağın yeşiline, toprağın kokusuna, tüm duyu organlarınızla doğayı içinize çekerek yaşamak, hayatın tüm pozitifliğini de içselleştirmek demek aslında. Bu içsel hal zamanla alışkanlığa dönüşür. Sürekli şikayet ve sitem eden birini düşünün. Nasıl ki o bu duruma bilincini nasıl alıştırmışsa, pozitif kaslarınızı güçlendirerek kendinizi evrenin tüm pozitifliğine alıştırmak da zamanla muhtemel ve aşılası bir durum. Sadece sabır ve bilinçli farkındalık, özsaygınızdaki gerçekçi algınız kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak. Sabredin. İzin verin. Hayat kimseye sizi üzme hakkını tanıyacağınız kadar uzun değil. Kendine değer ver, sev ve kendi değerine sarıl.

Sahi sizden daha değerli ne olabilir ki sizin kendi yaşam yolculuğunuzda?
Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Zor durumlara nasıl dayanabiliriz: Tekamül etmenin içinde gizlediği güç

Uzman Psikolog Gül Er İşlek: Herkese merhaba, Bahçeşehir Üniversitesi'nde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansımı tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezleri,hastaneler,tıp merkezlerinde ve okullarda psikoterapist olarak görev alıp sayısız seminer verdim. Şu anda, Gül Psikolojik Danısmanlık ve Eğitim Merkezini kurarak yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi, Psikodinamik Terapi ekollerini kullanmaktayım. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları, bağımlılıklar, kişilik bozuklukları, dikkat eksikliği ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktayım. Bir Psikologtan Kendine Notlar kitabının yazarıyım.Yazmanın ve okumanın ruhu dinlendirdiğini düşündüğüm için burada sizlerle yazılarımı paylaşıp daha fazla kişiye ulaşmayı temenni ediyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale