X

Anti-age yoga: Yoga ve mindfulness ile gençleşin

Hayatın ritmine kapılıp bazen kendimizi ve sağlığımızı bir kenara bırakıyoruz. Zamanla vücudumuz deforme olmaya başladığı için de hastalıklarımız başlıyor ve o aşamada harekete geçiyoruz. Halbuki günde 15-20 dakika ayırarak bile çok daha mutlu, sağlıklı ve genç olabiliriz.

Hücre vücudun temel taşıdır, hücre dokuları, dokular kasları, kaslar da organları, organlar da vücudumuzu oluşturur. Hücreler otomatik olarak çalışır ve birbirlerine sinyal yollayarak iletişim kurarlar. Bu nedenlerden dolayı hücreleri yenilemek, sağlıklı tutmak, temizlemek ve birbirlerine iyi sinyaller yollamalarını sağlamak önemlidir. Bu program yoga ve mindfulnesstan yararlanarak hücresel boyutta temizlik yapmayı ve mevcut sistemlerimizi sağlıklı ve genç tutmayı amaçlar. Aynı zamanda sağlıklı sinyaller vermeye yardımcı olur.

3 ayda yepyeni ve daha genç bir cilde ve vücuda sahip ol!

Program her hafta bir konuya odaklanıyor. Haftanın konusuyla ilgili, kişinin fiziksel durumuna özel hazırlanmış, yoga, meditasyon ve nefes çalışmalarından oluşuyor. Odaklanılan konuya uygun beslenme ve detoks tavsiyelerini de içeriyor. Haftalık konular ve program da şu şekilde…

Hepimizin fiziksel yapısı farklı olduğu için birebir çalışmayı daha uygun buluyorum, bunun için programı bireysel hazırladım. Aynı zamanda kışın tekrar karantina beklendiği için online program hazırlamayı tercih ettim. Küçük gruplar veya yüz yüze program için de ayrıca iletişimde kalabiliriz. Ayrıntılı bilgi ve üyelik için yogaantiage@gmail.com ‘dan bana her zaman ulaşabilirsiniz. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Bahar Çolak: Bahar Çolak; Zen felsefesinin derinliğini modern biyomekanik ve longevity odağıyla sentezleyen ZenFit Journey metodolojisinin kurucusudur. Bilim, sanat ve felsefeyi bir yaşam mimarisi olarak kurgulayan bir Sağlık İçin Egzersiz Antrenörü, Wellness Filozofu ve sistem tasarımcısı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Yeditepe Üniversitesi Sanat Yönetimi bölümünden mezun olan Bahar Çolak, çocukluk yıllarından itibaren spor ve sanatı bir yaşam disiplini olarak birlikte geliştirdi. Basketbol ve badminton gibi dinamik branşların yanı sıra; oyunculuk, piyano ve gitar ile şekillenen bu çok yönlü geçmiş, bugün sunduğu bütüncül sistemin hem fiziksel hem de estetik temelini oluşturur. Üniversite yıllarında müzik sektörü ve sergi küratörlüğü ile başlayan profesyonel yolculuğu, yoga disipliniyle tanışmasıyla yeni bir yön kazandı. Yoga eğitmenlik programının ardından Yin, Çocuk ve Hamile Yogası ile Mindfulness alanlarında uzmanlaştı. Ancak bu pratiği yalnızca spiritüel bir alan olarak değil, bilimsel ve rasyonel bir zeminde yeniden yapılandırma ihtiyacı, yönünü belirleyen temel kırılma noktası oldu. Bu yaklaşım onu New York University’de (NYU) Yoga ve Fizyoloji eğitimi almaya yönlendirdi. 2018 yılından bu yana hareketi bir performans çıktısı olarak değil, nöromüsküler regülasyon ve yaşam organizasyonu sistemi olarak ele almaktadır. Bu süreçte bilgisini: Düzeltici egzersiz, sağlık için egzersiz (medikal egzersiz), pilates temelli hareket sistemleri ile derinleştirdi. Bu akademik ve uygulamalı altyapı, güvenlik, hizalanma ve fonksiyonel bütünlüğü merkeze alan yaklaşımının temelini oluşturur. Hareket pratiğinin odağında Zen felsefesi yer alır. Ancak burada Zen, spiritüel bir çerçeveden ziyade sadelik, dikkat ve sinir sistemi regülasyonu prensibi olarak ele alınır. Eğitmenlik yaklaşımında güç, esneklik ve mobiliteyi; longevity ve anti-aging protokolleriyle birleştirir. Bu sistem wellness’ı yalnızca egzersiz değil, bir biyo-bütüncül yaşam mimarisi olarak ele alır: hareket paternleri, sinir sistemi regülasyonu, uyku ve stres yönetimi, günlük yaşam ergonomisi, çevresel ve davranışsal düzen ZenFit Journey, Bahar Çolak’ın 2018’de temellerini attığı bu çok katmanlı deneyimlerin rafine bir sonucudur. Bu metodoloji: bilginin teoriden deneyime evrilmesini, gereksiz katmanların ayıklanmasını, beden üzerinden öğrenmeyi merkeze alır. ZenFit Journey, hareketi yalnızca fiziksel bir eylem değil, sinir sistemi üzerinden yaşamı organize eden bilimsel bir farkındalık pratiği olarak ele alır. Beden değiştiğinde, algı değişir. Algı değiştiğinde yaşam yeniden organize olur.​
İlgili Makale