X

Hayat dersi niteliğinde Star Wars replikleri

Star Wars

Son ayları büyük bir sabırsızlıkla geçirmemize sebep olan Star Wars, tartışmasız sinema tarihinin en ikonik yapımlarından biri. Elbette bu filmi kült kılan, sadece senaryosu ya da devasa prodüksiyon maliyeti değil. İlk filmi 25 Mayıs 1977 yılında yayınlanan efsane serinin 7. filmi The Force Awakens’ı  görmek için 17 Aralık 2015’i bekleyenler arasında, henüz küçücük bir çocukken filmin kopyalarını VHS kasetlerden izleyenlerden tutun da, doğduğu günden beri elinden iPad’ini düşürmeyen Z kuşağına kadar renkli bir kitle var. İşte kuşaklar geçse de ilham vermeye devam eden efsane filmin adeta hayat dersi veren repliklerinden seçtiklerimiz:

Star Wars

(Görsel kaynak: Lucas Film)

“Wars do not make one great” / “Savaşlar hiç kimseyi yüceltmez.”

Belki de tüm insanlığın evrensel bir slogan olarak benimsemesi gereken bu repliği Episode V: The Empire Strikes Back’ten hatırlayanlar vardır. Yoda’nın Luke Skywalker’a söylediği bu söz, aynı zamanda filmin ana temasını oluşturan Klon Savaşları’na da etik bir eleştiri niteliği taşıyor.

“Fear leads to anger, anger leads to hate. And hate leads to suffering” / “Korku öfkeyle, öfke nefretle; nefret ise acı çekmekle sonlanır.”

Yoda’nın, padawan Anakin’e verdiği ilk derslerden birini içeren bu replik, korkunun insanın içindeki nefret duygularını ateşleyerek karanlık tarafa geçmesinin ilk adımı olduğunu öğütlüyor.

Yoda

(Görsel kaynak: Lucas Film)

“Train yourself to let go of everything you fear to lose.” / “ Kaybetmekten korktuğun her şeyi feda edebilmeyi öğrenmelisin.”

Episode III: Revenge of the Sith’te geçen bu replik pek çoğumuzun hafızalarına kazınmıştır. Yoda’nın Anakin’e verdiği bu altın öğüt, kaybetme korkusunun insanı aç gözlü ve hırslı hale getirmesinden yola çıkıyor.

“The ability to speak does not make you intelligent.” / “Konuşabiliyor olman, akıllı biri olduğun anlamına gelmez.”

Episode I: The Phantom Menace’ın en vurucu repliklerinden biri olan bu söz, en sevilen Star Wars karakterlerinden Obi Wan Kenobi’yi eğiten bilge Jedi ustası Qui-Gon Jinn tarafından, Jar Jar Binks’e söylenmişti.

“Now, be brave and don’t look back. Don’t look back.” / “Sadece cesur ol ve asla geçmişe bakma, asla!”

Episode I: The Phantom Menace’ın en duygusal anlarından birinde annesi Shmi Skywalker tarafından oğlu Anakin’e söylediği bu cesaret aşılayan sözler, Anakin Skywalker’ın hayatını değiştirecek kadar güçlü.

Shmi Skywalker ölürken

(Görsel kaynak: Lucas Film)

“Your eyes can deceive you; don’t trust them.” / “Gözlerin seni yanıltabilir, onlara güvenme.”

Obi Wan Kenobi’nin Luke’a verdiği bu ders, hayata dair algılanması gerekenlerin, sadece görüntüden ibaret olmaması gerektiğini ifade ediyor. (Episode IV: A New Hope)

 

Kaynak: inc.com

 

İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Engelleri aşarken engel kabul etmeyen bir savaşçı: Ebru Bulgurcu

Filmüzik: Aralık ayında vizyona girecek filmler ve müzikleri

 Hayatınızı değiştirecek 10 muhteşem film

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale