X

Hayallerinizi gerçekleştirmek için asla geç değil: Bahanelerden kurtulmak için 3 öneri

Hepimizin hayatta yapmak istediği veya sahip olmak istediği şeylerle ilgili hayalleri, düşünceleri var. Birçoğumuz bunları hayal gücümüzle, dileklerimizle sık sık yansıtıyoruz, dile getiriyoruz. Ancak bu dile getirme genellikle bir köşede oturup, pijamalarla hayal kurmak daha sonra da bu hayallerle ilgili bahaneler üretmekle geçiyor. Sebebi ise bunların sadece hayal olması…

  • İnsanlar bana deli der
  • Hayatım alt üst olur
  • Bunun gerçekleşmesi için çok fazla şeyi feda etmem gerekir
  • Çok gencim
  • Çok yaşlıyım
  • Çok işim var
  • Yeterince param yok
  • Yeterince zeki değilim, bu konuda yeterli bilgim yok
  • Henüz hazır değilim

İlginizi çekebilir: İnsanlar neden hayallerinin peşinden gitmez?

Kendimize söylediğimiz bahaneler o kadar çok ki, bu liste böyle uzayıp gidiyor. Her gün hayallerimizi, bir başka sefere erteliyoruz. Elde etmek istediğimiz şeyleri, o çok şanslı olacağımız günlere bırakıyoruz.

Bir şeyleri değiştirmek için doğru zaman olmadığını kendimize söyleyip hayallerimizden vazgeçiyoruz. Bir hayal kurarsınız, beş yıl önce, kafanızın içinde kendinize söylediğiniz bahaneler hemen devreye girer. Zamanla bu bahaneler büyür ve “Artık hayallerimin peşinden gitmek için çok geç” demeye başlarsınız ve bu hayal ölür gider. Geriye ise “Ya öyle yapsaydım” cümleleriyle başlayan pişmanlıklar var.

Oysa hayallerinizin peşinden gitmek için hiçbir zaman geç değil. Hiçbir zaman hiçbir şey için çok fazla veya çok az değilsiniz. Hayalleriniz için çabalamaktan vazgeçmeyin, bunu kendinize hiçbir zaman yapmayın. Ancak bu her zaman sanıldığı kadar kolay olmayabiliyor. İşte hayallerinizin peşinden koşmanızı sağlayacak motivasyonu bulmak için birkaç öneri:

1. Steve Martin’in meşhur önerisine kulak verin: “O kadar iyi olun ki sizi reddedemesinler”

Hayalinizi gerçekleştirmek için eğitimlere katılın, dersler alın, gönüllü olarak çalışın, yazılar yazın ve bunları yayımlayın. Hayallerinizi ve hedeflerinizi bir sonraki aşamaya geçirmek için elinizden gelen her şeyi yaptığınızdan emin olun.

2. Hayalinizi herkese anlatın

Hayalinizi gerçekleştirmeye karar verdiğinizde, başkalarının da bunu bilmesini sağlayın. Böylelikle kendi kendinize başkalarına hesap verebileceğiniz bir mekanizma yaratmış olursunuz ve rotadan çıkmanızı engelleyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Hayatımızdaki en muhteşem sihir: Hayal olanı “tezahür ettirebilme” bilinci

3. Malcom Gladwell’in 10 bin saat kuralını aklınızda tutun

Malcolm Gladwell’in teorisine göre herhangi bir konuda başarılı olabilmeniz için, o alanda 10 bin saat çalışmış olmanız gerekiyor. Bu kısa bir süre değil, 10 bin saatlik çalışma beş yılınızı alabilir. Ancak bir insan ömrü düşünüldüğünde, beş yıl nedir ki? Bir bambu ağacı beş yılda maksimum yüksekliğine ulaşabiliyor. Siz de beş yılda sahip olabileceğiniz en yüksek noktaya ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar:
Lifehack
MindBodyGreen

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale