X

Hayal okul mu yoksa hayalet okul mu?

Çocuklar okula girerken neden ağlıyor ya da gerginleşiyor? Onların girerken değil de çıkarken ağlayacakları bir okul olabilir mi? Ya da tatil geldiği zaman üzülen çocuklar? Çocuklarla yaptığım bazı görüşmelerde genelde sorarım… Nasıl bir okul istiyorsun? Hep oyun olsun, ağaçlar olsun tırmanalım, uzay gemisi olsun, deniz altında, uçakta olsun, kediler, köpekler, papağanlar olsun, müzik aletleri…

Çocukların gittiği için değil, ayrıldığı için ağlayacakları bir okul hayal edin…

Cevaplardan anlaşıldığı gibi özgür bir okul istiyorlar. Sınırların olmadığı, öğrencilerin öğretmenlere değil de öğretmenlerin çocuklara ayak uydurduğu, kuralları kendilerinin koyduğu, kendilerin düşüp kendi başlarına kalktığı, okulların çevresinde uzun parmaklıkların olmadığı, ağaçların yer aldığı okullar istiyorlar.

Çocuklar yaratıcılıklarını destekleyen ve eğlenceli mekan tasarımları istiyor.

Hayal denilen kavram tamamen özgür olmaktan beslenir. Çocukların beşiklerini alırken, düşmesin diye kenarları parmaklıklı olanları tercih ederiz ya da bir oyun parkına koyabiliriz, sınırları çok kısa olan… Kısacası engellere alıştırırız. Böylelikle de hayallerini engelleyebiliriz. Ne yazık ki hayal kurmanın yaşı erkenden bitiyor. 30 yaş üstü kişilere sorduğumuzda birçoğu hiç hayal kurmadıklarını söylerler. Hayal kurabilmenin bir yolu da okullardan geçiyor. Ama bu okulların biraz farklı olması gerekir. Engellemenin, gereksiz kuralların, anlamsız beton yapıların olmadığı okullar…

Okulların biraz farklı olması gerekir. Engellemenin, gereksiz kuralların, anlamsız beton yapıların olmadığı okullar…

Çatısı olmayan, çocukların istedikleri zaman dersten çıkabildiği, birçok etkinliği stadyum havasında izleyebildiği… Sesin, bağırmanın, çığlık atmanın serbest olduğu, tüm sınıfların içerisinde kocaman tırmanabilecekleri ağaçların olduğu… Birazcık tehlikenin, risk almanın, düşmenin, yaralanmanın, kendi kendine problemi çözebilmenin olduğu…

Yeni örnekler böyle okulların mümkün olabileceğini gözler önüne seriyor.

Çocukları eğitmek yerine, doğal bırakmanın, koştukları, denetlenmedikleri, dünyayı oyunla öğrenebilecekleri bir okul… Biraz suyun içerisinde, belki bir deniz altında, biraz da bir uçağın içerisinde, kokpitin tüm düğmelerini karıştırabileceği… Ya da okulun dışı gibi içerisinde sadece balığın değil, yılanın, akrebin zürafanın olduğu okullar…

Çocuklar böyle okullarda oyun ile öğrenmek istiyor.

Belki de okulun binalarından başlayan içerisinde tüm müzik aletlerinin olduğu, çalındığı bir okul… Gerçekleştirenler var… Biraz kaybolmuş olsa da hayal gücü elimizde, bunun sınırı yok. Fikirlerimiz hayalet olmadan, sadece hayal etmeliyiz…

Eğitim alanlarının doğayla iç içe olması da önem taşıyor.

 

İlginizi çekebilir: Küçük yaşta başlayan ve ömür boyu süren bir alışkanlık: Akıllı emzikler

Psikolog Burak Arkan: Lisans eğitimini Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünde tamamlayan Burak ARKAN,  Aile Danışmanlığı üzerine yaptığı Yüksek Lisans Programını ise Ankara Üniversite'sinde bitirdi. Halen Gelişimsel Sosyal Psikoloji konusunda Yüksek Lisans Programında akademik hayatını sürdürmektedir. Birçok terapi ekollerinde çalışmalara katılan ARKAN, eğitim hayatı boyunca, Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde psikiyatri klinik ve polikliniklerde, anaokulları, rehabilitasyon merkezlerinde ilk çalışmalarını gerçekleştirmiştir. İş yaşantısı boyunca resmi ve özel kurumlarda görev alan ARKAN, çalışmalarını İstanbul’da çocuk, ergen ve yetişkinlerle sürdürmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale