X

Hashimoto diyeti: Nasıl beslenmeli, hangi takviyeler alınmalı?

Hashimoto hastalığı olarak da bilinen Hashimoto tiroidi en sık görülen tiroid hastalıklarından biridir. Hashimoto tiroidi, bağışıklık sisteminin bir parçası olarak lenfositler yoluyla tiroid dokusunu etkileyen otoimmün bir hastalıktır. Daha çok 30-50 yaş arasındaki kadınlarda görülmekte olup, erkeklerde görülme sıklığı daha azdır.

Hashimoto hastalığı otoimmün sistemi etkilediğinden, çeşitli semptomlarla ilişkilidir. Kilo alımı, aşırı yorgunluk, zayıf konsantrasyon, kuru cilt, zayıflamış saçlar, kırılgan tırnaklar, kabızlık, boyun ağrısı veya tiroid hassasiyeti, depresyon ve anksiyete, adet düzensizlikleri, uykusuzluk gibi birçok belirtisi olabilir.

İlaçla tedavi edilse de, semptomları yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Araştırmalar, beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin ilaç tedavisine ek olarak semptomları önemli ölçüde iyileştirebileceğini göstermektedir.

Beslenme ve yaşam tarzı Hashimoto’yu nasıl etkiler?

Kolesterol, obezite ve diyabet gibi hastalıkların riskini azaltmada beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri anahtar ise Hashimoto hastalığı olan kişilerde de otoimmün koşulları azaltmak için beslenme ve yaşam tarzı etkili olabilir.

Araştırmalar, bazı yiyecekleri kesmenin, takviyeleri almanın ve yaşam tarzı değişiklikleri yapmanın semptomları ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini göstermektedir.

Ayrıca, bu değişiklikler iltihaplanmayı azaltmaya, yüksek tiroid antikorlarının neden olduğu tiroid hasarını yavaşlatmaya veya önlemeye ve vücut ağırlığını, kan şekerini ve kolesterol seviyelerini yönetmeye yardımcı olabilir.

Glutensiz Beslenme

Gluten bağırsaklarda hasara yol açarak, iltihapları arttırır ve doğrudan bağışıklık sisteminin tiroide saldırmasına neden olabilir. Bazı araştırmalar glutensiz diyetlerin Hashimoto hastalığı olanlar fayda sağlayabileceğini göstermektedir. Örneğin Hashimoto hastalığı olan 34 kadında 6 aylık bir çalışmada, glutensiz bir diyetin, bir kontrol grubuna kıyasla tiroid fonksiyonunu ve D vitamini seviyelerini iyileştirirken tiroid antikor seviyelerini düşürdüğü gözlenmiş.

Anti-inflamatuar gıdalar

İnflamasyon Hashimoto hastalığının arkasındaki en önemli etken olabilir. Bu nedenle, meyve ve sebzeler açısından zengin bir anti-inflamatuar beslenme düzeni semptomları önemli ölçüde azaltabilir.

Hashimoto hastalığı olan 218 kadında yapılan bir çalışma, kronik inflamasyona neden olan oksidatif stres belirteçlerin, meyve ve sebzeleri daha sık yiyenlerde daha düşük olduğuna dair sonuçlanmış.

Sebzeler, meyveler, zencefil, zerdeçal gibi baharatlar ve yağlı balıklar, güçlü anti-inflamatuar özelliklere sahip yiyeceklere sadece bazı örneklerdir.

Destek olabilecek takviyeler

Bazı takviyeler, inflamasyonu ve tiroid antikorlarını azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, bu duruma sahip olanların bazı besin maddelerinden eksik olma olasılığı daha yüksektir, bu nedenle takviye gerekli olabilir.

Selenyum

Çalışmalar, günde 200 mcg selenyum almanın antitiroid peroksidaz (TPO) antikorlarını azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Çinko

Çinko tiroid fonksiyonu için gereklidir. Araştırmalar, tek başına veya selenyum ile birlikte kullanıldığında, günde 30 mg alınmasının hipotiroidizmi olan kişilerde tiroid fonksiyonunu iyileştirebileceğini göstermektedir.

Kurkumin

Hayvan ve insan çalışmaları, bu güçlü anti-inflamatuar ve antioksidan bileşiğin tiroidi koruyabileceğini göstermiştir. Ayrıca, genel olarak otoimmün hastalıkların tedavisinde yardımcı olabilir.

D vitamini

Hashimoto hastalığı olan kişilerin D vitamini yönünden daha düşük seviyelere sahip olduğu gösterilmiştir. D vitamini seviyelerini takip ederek takviyelerini almaları önemlidir.

B vitaminleri kompleksi

Hashimoto hastalığı olanlarda B12 vitamini düşük olma eğilimindedir. B12 vitaminin de olduğu B kompleks vitamini almak, B12 ve diğer önemli B vitaminlerinin seviyelerini artırabilir.

Magnezyum

Bu mineralin düşük seviyeleri, Hashimoto hastalığı ve daha yüksek tiroid antikorları riski ile ilişkili olabilir. Doktora danışarak takviye konusunda yönlendirme alınmalıdır.

Demir

Hashimoto hastalığı olan kişilerin anemi geliştirme olasılığı daha yüksektir. Eksikliği düzeltmek için demir takviyeleri gerekebilir.

Balık yağı, alfa-lipoik asit ve N-asetil sistein gibi diğer takviyeler de Hashimoto hastalığı olanlara destek olabilir.

İyot ihtiyacını artıran ve tiroid bezine zarar veren yüksek miktarda guatrojenlerden (brokoli, brüksel lahanası, lahana, karnabahar, turp, şalgam, soya ürünleri, ıspanak, hardal) kaçının.

Otoimmün yanıtı potansiyel olarak tetikleyen gıdalardan kaçının.

Hashimoto hastalığı medikal tedavi gerektiren bir hastalıktır, uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi ve teşhisi konulup, ilaç ve takviyeler konusunda doktor tarafından yönlendirilmelidir. Beslenmede dikkat edilecek özel besinler ve/veya eliminasyon diyetleri ise bir beslenme uzmanı tarafından takip edilmelidir.

İlginizi çekebilir: Dengeli beslenmenin olmazsa olmazı çinko: Çinkodan zengin 10 besin

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale