X

Hangi pilates size göre: Mat, reformer, özel ders veya grup dersi?

Bir pilates eğitmeni olarak pilatese başlamak isteyenlerden şu soruları sıklıkla duyuyorum:

  • Mat pilates mi, yoksa reformer pilates mi daha etkili?
  • Özel ders mi almalıyım, yoksa grup dersine mi katılmalıyım?

Bu 2 soru üzerinden giderek bu konuyla ilgili kafanızdaki soru işaretlerini biraz da olsa netleştirmeye çalışacağım…

Daha önce hiç pilates yapmadıysanız öncelikle öğrenmeniz gereken şey, pilatesin amacının ne olduğudur. Bu egzersiz sistemi ile hedeflenen acaba sizin hedeflerinizle uyumlu mu? Bu soruya yanıt verdikten sonra sizin için hangi tür pilatesin ve hangi ders çeşidinin daha iyi olduğuna karar vermeniz kolaylaşacaktır.

İlk sorumuzla başlayalım: Mat pilates mi, reformer pilates mi?

Pilatesin yaratıcısı Joseph Pilates bu işe ilk başladığında mat üzerinde dersler veriyormuş, zaman içerisinde daha çok kişiye ders vermeye başlamış ve bu da bir ekipman ihtiyacı doğurmuş. Bu durumda da ortaya reformer ve benzeri pilates aletleri çıkmaya başlamış.

Günümüz teknolojisini ele aldığımızda birçok markanın oldukça kaliteli pilates aletleri (reformer, chair, cadillac vs.) ve pilates matları ürettiklerini biliyoruz.

Bu durumda bizim için hangisi daha iyi, daha efektif?

2 çeşit pilates de, yani mat ve aletli pilates de, aynı hareket ilkeleri doğrultusunda yapılıyor. Bu durum göz önüne alındığında aslında ikisinde de hedeflenen aynı, yani tüm vücudu çalıştırmak, esnekliği artırmak, postürü düzenlemek.

Reformer veya diğer pilates aletlerinde yaylar sayesinde direnci artırma şansımız var. Bir hareketin efektifliğini artırmak istersek direnci artırabiliriz veya düşürebiliriz. Evet, bu da hareketten harekete değişen bir durum, ağırlığı artırmak demek her zaman hareketi zorlaştırmak demek değil.

Direnç konusunda mat pilatese baktığımızda burada da faydalanabileceğimiz küçük ekipmanlar bulunuyor. Yani aslında reformer üzerinde bir hareketi zorlaştırırken, mat pilates üzerinde de zorlaştırmak mümkün. Günümüzde mat pilates derslerinde dersin seviyesini ciddi anlamda artırdığımız çember, bant ve top gibi ekipmanları sıklıkla kullanıyoruz.

Pilates yaparken hizalanma en önemli kural, eğer ki doğru şekilde hizalanmadıysanız ister aletli pilates yapın ister mat pilates yapın o hareketten gereken verimi alamayacaksınız… Acı ama gerçek bu.

Hizalanmayı doğru şekilde öğrendikten sonra aletli pilates mi, mat pilates mi yaptığınızın bir önemi neredeyse olmayacak.

Gelelim diğer sorumuza…

Özel ders mi, yoksa grup dersi mi?

Bu, kişinin tercihine kalmış gibi görünse de aslında her zaman öyle değil. Öncelikle kişinin bir hastalığının olup olmadığı bu konuda çok önemli. Unutmayın ki postürel bozukluklar bir hastalık değildir. Yani bel fıtığınız varsa hastasınız, ancak belde artmış bir kavis varsa hasta olmayabilirsiniz. Bir hastalığı netleştirmenin en kolay yolu bir doktora danışmak… Evet, biz pilates eğitmenleri doktor olmadığımız için size bu konuda teşhis koyamayız, sizin de üye olarak bu beklentide olmamanız gerektiğini bilmeniz bize destek olur.

Öncelikle omurganızla/kemiklerinizle ilgili doktorunuz tarafından belirtilen bir hastalığınız varsa özel pilates dersi almanızı öneririm. Bu durumda eğitmenin sizinle birebir ilgilenme fırsatı olacak ve derste uygulanan hareketler de tamamen sizin hastalığınıza yönelik olacaktır. Yine hastalık konusunda bir konuya daha değinmek faydalı olabilir, burada bahsettiğimiz hastalık her zaman omurga/kemik vs. ile ilgili olmayabilir. Diyelim ki vertigonuz var, bu durumda da özel ders almanız sizin için daha güvenli olabilir. Bu tip hastalıklarda da grup derslerine katılmak için doktorunuzdan izin almanız iyi olacaktır.

Sağlıklı bir bireyden yola çıkarak yazımı bitirmek istiyorum. Fiziksel sağlık durumu yerinde olan bir bireyin pilates hareket ilkelerini öğrenebilmesi için öncelikle bir eğitmen ile birebir çalışması gerekir. Bu ister mat ister reformer ile olabilir. Daha sonrasında pilates egzersiz hayatına tercihine göre devam edebilir.

Son olarak şunu da eklemek isterim: Tüm egzersiz çeşitlerinde olduğu gibi pilateste de en önemli durumlardan biri süreklilik. Yani 10 ders pilates yapıp mucize beklememelisiniz. Bir egzersizi düzenli olarak uygulamaya başladığınızda faydasını görebilirsiniz, diğer türlüsü ancak o egzersizle tanışmak anlamına gelir.

İlginizi çekebilir: Pilatese başlamak için 4 neden: Pilatesin faydalarını keşfedin

Bilge Aydogan: Fiziksel ve kişisel gelişime olan merakım beni koçluk ve pilates ile buluşturdu. Kadir Has Üniversitesi'nde Profesyonel Koçluk ve NLP Koçluğu eğitimlerini tamamladıktan sonra Studio Pilates bünyesinde Pilates Eğitmenliği eğitimi aldım. Kendimi "fiziksel ve kişisel gelişimin birlikte olduğuna inan, sağlıklı yaşama gönül vermiş, dijitalden kopamayan bir şehirli" olarak tanımlıyorum. Şuan ister bedensel ister bireysel olarak potansiyelini keşfetmek isteyenlere koçluk ve/veya pilates seansları uyguluyorum. Programlar hakkında detaylı bilgi almak veya sana en iyi halini keşfetme yolculuğunda eşlik etmemi istiyorsan aydoganbilge@gmail.com'dan bana ulaşabilirsin. Sevgiyle kalman dileğiyle!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale