X

Hamilelik döneminde sağlıklı beslenme: Neyi, ne kadar yemeli?

Hayatın tüm evrelerinde olduğu gibi hamilelik döneminde de sağlıklı beslenmek çok önemlidir. Hayata yeni bir bebek kazandırmak hamilelik dönemini diğer bütün evrelerden biraz daha önemli kılar. Bunun nedeni hamilelik döneminde annenin beslenme tarzının çocuğu yaşam boyu etkileyecek olmasıdır. Hatta araştırmalar hamilelik öncesindeki 3 aylık dönemin bebeğin beyin gelişimine etki ettiğini göstermiştir.

Hamilelik döneminde yeterli ve dengeli beslenebilmek için her besin grubundaki besinler her öğünde miktarına dikkat edilerek tüketilmeli, bununla birlikte besin grubu içerisinde çeşitlilik sağlanmalıdır. Bu dönemde hem annenin sağlığının korunması hem de bebeğin büyüme ve gelişmesinin sağlanması aynı derecede önemlidir.

Anne ve bebek birbirini tamamlayan iki parça gibi düşünülmelidir. Annenin sağlığının bebeği etkilediği gibi bebeğin sağlığı da anneyi etkilemektedir. Yine yapılan araştırmalara göre hamilelik sırasında sağlıklı beslenen kadınların kötü beslenen kadınlara göre erken doğum yapma riski daha düşük bulunmuştur. Bu dönemde düzenli doktor kontrollerinin yanı sıra bir beslenme uzmanı tarafından kendinize özel enerji ve besin öğesi ihtiyaçlarınızı karşılayacak beslenme planı oluşturulması da önemlidir. Hamilelik sırasında anne ve bebek için sağlıklı beslenme planı, 4 ana besin grubunun ve sağlıklı yağların dengeli bir şekilde tüketilmesini içerir.

Süt ve süt ürünleri

Süt ve sütten elde edilen yoğurt, peynir ve kefir gibi ürünler protein ile birlikte kalsiyum, fosfor ve B12 vitamini gibi önemli besin öğelerinin kaynaklarıdır. Bu grupta yer alan besinler bebeğin kaslarının, kemiklerinin, dişlerinin ve kalbinin gelişmesinde rol oynar. Özellikle kalsiyum, bebeğin iskelet sistemi için hayati önem taşır.

Hamilelikte önerilen günlük kalsiyum alım miktarı 1000 ila 1300 miligram arasındadır. 1 bardak sütte yaklaşık 240 mg kalsiyum bulunurken, 1 kase yoğurtta yaklaşık 330 mg kalsiyum bulunur. Yoğurt ve kefirde bulunan probiyotik bakteriler, mantar enfeksiyonları ve hazımsızlığı önler, sindirim sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur. Günde 2-3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketerek günlük kalsiyum gereksiniminizi karşılayabilirsiniz.

Pastörize edilmemiş süt ürünleri ile brie ve camembert gibi peynirler, yüksek düzeyde listeria bakterisini içerebileceği için tüketilmemelidir. Listeria, yeni doğan bebekler için ölümcül olabilecek hastalıklara neden olabilen bir bakteri türüdür.

Meyve ve sebze grubu

Meyve ve sebzeler zengin vitamin ve mineral içeriğinin yanı sıra sindirim sistemi için çok önemli bir role sahip olan lif kaynağıdır. Bu grupta bulunan başlıca besin öğeleri; folik asit, potasyum, A ve C vitaminidir. Bu içerikler ile meyve ve sebze grubu, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı korur. İlaç kullanma engelinin bulunduğu bu dönemde hastalıklara yakalanmamak büyük önem taşımaktadır. Lif içeriği bakımından zengin olması da hamilelerde sıklıkla yaşanan kabızlık probleminin önlenmesini sağlar. Herkes için tavsiye edilen günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze tüketimi hamileler için de geçerliliğini korur. Mevsiminde taze olarak tüketilmesi gereken meyve ve sebzeler, tüketilmeden önce özenle yıkanmalıdır. Sebze yemeği yaparken de vitamin değerinin korunması için aşırı pişirilmemesine dikkat edilmelidir.

Kırmızı et, kümes hayvanları ve balık

Hamilelikte artan demir ihtiyacının karşılanabilmesi için et grubu tüketimi önem kazanmaktadır. En önemli demir kaynağı olan kırmızı et ile beraber C vitamini içeren meyve ve sebzelerin tüketilmesi demirin vücuda kazandırılmasında önemlidir. Et grubundaki besinler vücudun protein ihtiyacının karşılanmasında temel besin grubudur. Hamilelik döneminde hem ihtiyaç kadar tüketilmeli hem de fazla tüketimden kaçınılmalıdır. En değerli protein kaynağı olan yumurta, eğer rahatsızlık vermiyorsa her gün tüketilmelidir.

Tahıl grubu

Vücudun enerji kaynağı olan karbonhidratların bulunduğu temel besin grubu olan tahıllar aynı zamanda lif ve B vitamini kaynağıdır. Hamilelik döneminde günlük enerji ihtiyacı da arttığı için bu besin grubunun dengeli tüketilmesi de önemlidir. Tahıl grubunda bulunan ekmek ve türevi besinler tam tahıllı olarak tüketilmelidir. Beyaz un ve beyaz undan yapılan yiyecekler herhangi bir vitamin ya da lif içermediğinden boş enerji kaynağı olarak görülür. Ekmeklerden tam buğday, çavdar ya da kepekli ekmek başta olmak üzere bulgur ve yulaf bu grubun en sağlıklı alternatifleridir. Nadiren de olsa mısır ve pirinç de besin örüntüsünü çeşitlendirmek için tüketilebilir.

Yağ kaynakları

Yağ denilince aklımıza zeytinyağı, ayçiçek yağı ya da tereyağı gelse de kuru yemişler, zeytin, avokado ve keten tohumu gibi yağlı tohumlar da bu grupta yer alır. Sağlıklı yağlar da vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besin öğeleri olduğu için, miktarını doğru bir şekilde ayarlayarak tüketmek gerekir. Bebeğin özellikle beyin ve sinir sistemi gelişimi için sağlıklı yağ tüketimi önemlidir.

Su tüketimi

Gün içinde yeteri kadar su tüketilmesi besin öğelerinin sindirimini ve emilimini kolaylaştırır, kan dolaşımının daha iyi çalışmasını sağlar. Vitamin, mineral ve hormonların bebeğe daha kolay taşınmasını sağlar. Kilonuza ya da günlük aldığınız kalori miktarına göre su ihtiyacınızı hesaplayabilirsiniz. Günde ortalama 2 litre su tüketmelisiniz. Su tüketimini artırmak gebelikte rastlanabilen hemoroidin ve kabızlığın önlenmesini sağlar, aynı zamanda idrarın mesanede kalma süresinin kısalması idrar yolu enfeksiyonlarını da önler. Yeterli su tüketip tüketmediğinizi idrarınızın renginden anlayabilirsiniz. İdrarın renginin koyulaşması yeterli su tüketmediğinizi gösterir.

İlginizi çekebilir: Kilo verirken aklınızda bulunsun: Fazla kilonuzu taşımak diyet yapmaktan daha zor

İnci Beyza Yürekli: Diyetisyen İnci Beyza Yürekli, İstanbul’da doğdu. Tam burslu olarak girdiği İstanbul Arel Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden 2015 yılında “Yüksek Onur Öğrencisi” olarak mezun oldu. Lisans eğitimi boyunca beslenme bilimleri ile ilgili birçok seminer, kongre ve sempozyuma katıldı. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Diyet Aktif Diyet Danışmanlık Merkezi, Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Büyük Çekmece Devlet Hastanesi, Güngören Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi ve Galatasaray Spor Kulübü’nde stajlarını tamamladı. Çocuk ve adölesanlara yönelik beslenme eğitimleri verdi. Aynı zamanda Pera Medya bünyesinde bulunan bugunbugece.com adlı sitede “Yemek Kültürü” adlı köşesinde yazılar yazdı. Üniversiteden mezun olduktan sonra Bağdat Caddesi ve Nişantaşı’nda özel bir diyet danışmanlık merkezinde çalışmaya başladı. 2016 yılında bomontiada‘da yer alan disiplinler ötesi inovasyon platformu ATÖLYE bünyesinde Alfa Beslenme ve Diyet Danışmanlık Merkezi’ni kurdu. Ayrıca 2014 yılından beri Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda gönüllü olarak faaliyetlerde bulunmaktadır. http://alfabeslenme.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale