X

Haiku tarzı üretkenlik artırma önerileri

Üretkenlikle ilgili öneriler arasında belki de en ilginçleri, Japon Edebiyatı’nda bir şiir biçimi olan Haiku ile ilgili olanlar. Hatta bu konu pek çok mecrada “Haiku Tarzı Üretkenlik” olarak incelenir durumda. Bir edebi yazım türüyle üretkenliğin ne ilgisi olabilir? Buyurun yazımıza…

Öncelikle Haiku ile ilgili kısaca bilgi verip, konuyu bir bağlama oturtalım. Haiku şiiri üç dize ve genellikle ilk ve son dizeleri beş, orta dizesi yedi olmak üzere toplam 17 heceden oluşan, son derece sınırlı bir şiir türü. Haiku, şairleri için oldukça kısıtlayıcı bir yazım olanağı sunsa da, dizelerin birbirleriyle kafiyeli olmak zorunda olmayışı bir nebze rahatlık sağlıyor. Haiku 9. yüzyıldaki ilk örneklerinden bu yana son derece popüler olmuş, hatta “usta işi” şiir olarak ün salmış.

Haiku şiirinde dikkat çeken şey, az sözcük ile çok şey anlatmanın zorluğu ile, verilen güçlü mesajlar. Elinde sadece 17 hece olan şairin söylemek istediklerini bu hecelere sığdırması elbette zor, ancak ortaya çıkan mesaj işin zorluğu derecesinde güçlü ve çarpıcı oluyor.

İsrafa mahal vermeyen Haiku şiiri, hayatımızı sadeleştirirken önemli olanı kaybetmeme konusunda bize çok şey öğretiyor. Haiku’nun üretkenliğe sağladığı katkı, aşağıdaki maddelerle özetlenebilir:

Zaman verimliliği

Bir iş ya da ödevi yapmak için elinizde bir hafta olsa, muhtemelen son günün son saatlerinde başına otururdunuz. En azından, genel insan davranışı bu şekildedir. Oysa size iki saat verilse, o iki saatte işi sonlandırmak için elinizden geleni yapardınız. Gerçek yaşamda da zaman kısıtı, örneğin bir takvime bağlı olarak ilerlemek için kendimizi teşvik etmek, üretkenliği artırıyor.

Eşyalarda sadeleşme

Her mevsim için sadece belli bir sayıda kıyafetiniz olmasına karar verseniz hem dolabınızdaki fazlalıklardan kurtulur, hem de gerçekten ihtiyacınız olan şeyleri almaya odaklanabilirdiniz. Mekan ve nesne kısıtlamaları gerçekten ihtiyacınız olan kıyafetleri ve gerçekten okuyacağınız kitapları almanızda etkili olabilir.

İş yükü

Yeni proje ve sorumluluklara açık olmak iyidir, ancak ya sınırlarınızı çok zorluyor ve sonuçta, çok iyi yapabileceğiniz işleri bile zamansızlıktan ötürü yarım yamalak teslim edebiliyorsanız? Özellikle de kendi başına çalışanların dikkat etmesi gereken iş yükü konusu performansınızı tahmin ettiğinizden de çok düşürüyor olabilir. Kendinize ve elinizdeki zamana karşı adil olun.

İnsan kalabalığı

Görüştüğümüz herkesin sosyal ihtiyaçlarımızı aynı şekilde karşılamadığı muhakkak. Aile, arkadaşlar, sevgili, işten tanıdıklar, arkadaşların arkadaşları derken, sosyal medyanın da yardımıyla çevremizdeki insan çemberi büyük bir hızla genişliyor. Bu durumda Haiku’nun sadeleşme yöntemini uygulayıp, gerçekten derin ve anlamlı bir ilişki kurmak istediğimiz insanlara yatırım yapmak hem kişisel gelişimimize, hem de mutluluğumuza katkı sağlar.

Yazar Leo Babauta, Haiku tarzı üretkenliğin önemli savunucu ve uygulayıcılarından olup, özellikle iş hayatı için şu önerilerde bulunuyor:

  • Dikkat dağıtan etkenlerden olabildiğince uzaklaşmak
  • Bir işi yapmak için gereken süreyi önceden, gerçekçi şekilde belirlemek
  • Multitasking yapmamak

 

 

İlginizi çekebilir: Üretkenlik konusunda muhtemelen daha önce duymadığınız stratejiler

Kaynaklar:
Zen Habits
Literary Devices

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale